1955 yılında Ankara’da doğdu. Atletizm sporuyla 1968’de tanıştı. Çekiç atma branşında 20 yıl spor yaptı. 1988 yılında antrenörlüğe başladı. Türkiye şampiyonları, dünya ve Avrupa madalyalı, olimpiyat madalyalı sporcular yetiştirdi.
Atletizm Federasyonu’nun antrenörlük kurslarında atma branşı eğiticisi olarak dersler vermektedir. Yaşamına Ankara’da devam ettirmektedir.
Türkiye Fair Play Büyük Ödülü sahibi Artun Talay, ayrıca Dünya Fair Play Şeref Diploması Ödülüne layık görülmüştür.
Sayın Halis Yunus Ersöz, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı
TRT 2’de geçenlerde «iki gün bir gece» adlı bir film gösterildi. Film atletizm ve olimpik spor dallarının durumunun çok iyi anlatıyordu.
Filmin konusu söyle idi: Bir iş yerinde kadın işçi Sandro işyerindeki haksız uygulamalara dayanamaz ve eleleştirir.. Ustabaşı bunu hemen patrona yetiştirir. Patron çok kızar ve işten atılmak için uygulanan yasa gereği işçilerin atılmayı çoğunlukla onaylaması gerektiğinden işçiler arasında oylama yapılmasını ister.
Oylamada pusularında işçilerin karar vereceği iki seçenek bulunmaktadır. Sandro atılsın, ya da Sandro işten atılmasın!
Patron ustabaşı aracılığı ile Sandro atılırsa normal işten çıkartma tazminatı olan 1.000 avroyu işcilere dağıtacağını söyler. Oylama iki gün sonra yapılacaktır. Sandro ilk gün evleri dolaşır. Kimi evlerdeki işçiler elektrik parasını ödeyemeyecek durumda, kimi geçinmek için ikinci bir işte çalışmak zorundadır. Kimisi de işe yeni girmiştir. Yine de bu insanlar kendilerine yapılan haksızlıklara karşı savunan Sandro’yu destekleyeceklerini söylerler.
Buna karşın Sandro’yu istemeyenler de vardır. Sandro ikinci gün bir eve gittiğinde işçinin eşi onu kapıdan uzaklaştırır ve Sandro’yu içeri almaz, “atılırsa atılsın bize para lazım” der! Başka bir eve gittiğinde iki kardeş işçi kendisini karşılar. Küçük kardeş işçi Sandro’yu destekleyeceğini söyleyince diğer işçi “bize para lazım” diyerek kardeşini ve Sandro’yu tartaklar.
Ümidi kırılan Sandro evine döner. Ümitsizlikten bir kutu hap içerek yaşamına son vermeye kalkar, kocası fark ederek hastaneye kaldırılır ve Sandro bitkin ve ümitsiz bir biçimde evde oylamayı bekler.
İki gün sonra yapılan oylama şaşırtıcı biçimde beraberlikle biter, 8 işçi “Sandro atılmasın”, 8 işçi “Sandro atılsın” der. Sandro bu sonuç karşısında dolabını toplamaya giderken patronu çağırır, “iki günde 8 oy alabildiğini gördüm. Bu çok güzel. 1 senin ne kadar etkili olduğunu gösteriyor, sen kal ben onların içinden birini çıkartayım” der.
Sandro ise “herkesin zor durumda olduğunu görüyorum, kimsenin çıkarılmasını istemiyorum, herkes yaşamak için başkasının hakkını yemeden çalışmalı. Bunun için de yeni bir iş arayacağım” der ve iş yerinden ayrılır.
Ne yazık ki atletizm işçi Sandro, Olimpik sporcularımız da diğer işçiler gibi birbirine düşürülmüş bir konumdadır.
Sahası ve antrenman yapacak yeri olmayan atletler ve olimpiyat sporcuları, ne yazık ki yersizlik ve çalışma ortamının olmamasından dolayı birbirinin yerine göz dikmekte ve diğer sporcuların yok olmasına göz yummak durumunda kalmaktadır.
Olimpiyatlarda madalya getiren olimpik spor dallarının ve atletizmin isçi Sandro ve diğer işçiler durumunda bırakılmaması için gereken önlemleri alacağınızı düşünerek durumumuzu saygılarımla bilgilerinize sunarım,
1955 yılında Ankara’da doğdu. Atletizm sporuyla 1968’de tanıştı. Çekiç atma branşında 20 yıl spor yaptı. 1988 yılında antrenörlüğe başladı. Türkiye şampiyonları, dünya ve Avrupa madalyalı, olimpiyat madalyalı sporcular yetiştirdi.
Atletizm Federasyonu’nun antrenörlük kurslarında atma branşı eğiticisi olarak dersler vermektedir. Yaşamına Ankara’da devam ettirmektedir.
Türkiye Fair Play Büyük Ödülü sahibi Artun Talay, ayrıca Dünya Fair Play Şeref Diploması Ödülüne layık görülmüştür.