1955 yılında Ankara’da doğdu. Atletizm sporuyla 1968’de tanıştı. Çekiç atma branşında 20 yıl spor yaptı. 1988 yılında antrenörlüğe başladı. Türkiye şampiyonları, dünya ve Avrupa madalyalı, olimpiyat madalyalı sporcular yetiştirdi.
Atletizm Federasyonu’nun antrenörlük kurslarında atma branşı eğiticisi olarak dersler vermektedir. Yaşamına Ankara’da devam ettirmektedir.
Türkiye Fair Play Büyük Ödülü sahibi Artun Talay, ayrıca Dünya Fair Play Şeref Diploması Ödülüne layık görülmüştür.
İtalya’da «Verdi’nin evi» olarak adlandırılan yaşlı müzisyenlerin kaldığı bir huzurevi bulunmaktadır. Burada emekliliğini yasayan İtalyan müzisyenleri, kendilerine destek olan genç müzisyenler ile birlikte müzik yaparak yaşamlarını sürdürmektedirler!
Atletizm camiamızın değerli mensuplarından biri olan Sayın Zafer Tuna’nın paylaştığı bu konu ile ilgili bir videosunu izleyince daha önceden de hayranlıkla izlediğim gelişmiş ülkelerde olan sporculara yönelik spor huzurevlerini anımsadım ve sordum: «Niye Türkiye’de sporculara ve atletizme yönelik huzur evleri olmasın?»
Bildiğiniz gibi spor huzurevleri bir sosyal güvenlik örneğidir. Diğer bir değişle yüzümüz güldüren sporcularımızın yaşlandıklarında ortada kalmayacaklarının da bir göstergesi olabilecek bir güvence yeridir.
Gelişmiş ülkelerde spor huzurevleri sporcu kamp merkezlerine ve çok sporcunun spor yaptığı tesisleri yakınına yapılmaktadır. Bu biçimde yaşlı sporcuların deneyimlerinden genç sporcular yararlanabilmekte, hem de yaşlanmış sporcular kendilerine daha çok ilgi gösterilmesini yaşamaktadırlar.
Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi neden bizim ülkemizde de spor huzurevleri olmasın?
Bu konuda özelikle spor geçmişimizde, yardımseverliği ile de öne çıkmış spor insanlarının adı ile de bu huzurevleri kurulabilir. Bu ünlü sporculardan birsi de «Yaşar Doğu»’dur. Bilindiği gibi Yaşar Doğu köylerden bulduğu genç yetenleri Ankara’da İsmet Paşa’daki evinde misafir etmiş ve barındırmıştır. Onun sayesinde çok sayıda dünya ve olimpiyat şampiyonu güreşçi bu evden çıkmıştır. Bu açıdan da ülkemizde bizde spor huzurevlerini örneğin «Yaşar Doğunun Evi» adıyla hizmete sokabiliriz. Bu konuda çok sayıda eski sporcunun adı da kullanılabilir.
Bu spora yönelik sosyal güvenlik düşüncemizin diğer bir boyutu, öğrencilere yapılan desteklerdir. Yakın zamanda başlanılan vakıf üniversitelerinin sporcu öğrencilere burs vermesi de böylesine bir destektir. YÖK’e bağlı tüm üniversiteler spor bursu vermeye başlayınca ailelerin, çocuklarının dershaneye gitmelerinden çok spora gitmeleri destekleyecekleri de açıktır.
Bu açıdan da tesislerimize her zamankinden daha çok ihtiyacımız bulunmaktadır. Ankara’da yapılan yeni stadyum inşaatı ile birlikte yapılacak atletizm sahasına ve diğer olimpik spor tesislerine her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır.
Sizlerin ve spor teşkilatının gereken önemi vereceğine inanıcı ile görüşlerimi bilgilerinize sunarım.
Bu videoyu zafer tuna paylaşmıştı.. Artun Talay’la birlikte keyifle izledik. Artun Talay’ın yazdığı bu anlamlı yazıya destek olsun diye -Zafer Tuna’nın ve bizlere önemli bir duyarlılığı anımsattığı- videoyu da konu bütünlüğü açısından eklemeyi de uygun buldum.. Böylesine önemli bir konu için hem Artun Talay’a hem de Zafer Tuna’ya teşekkürlerimi sunuyorum.
1955 yılında Ankara’da doğdu. Atletizm sporuyla 1968’de tanıştı. Çekiç atma branşında 20 yıl spor yaptı. 1988 yılında antrenörlüğe başladı. Türkiye şampiyonları, dünya ve Avrupa madalyalı, olimpiyat madalyalı sporcular yetiştirdi.
Atletizm Federasyonu’nun antrenörlük kurslarında atma branşı eğiticisi olarak dersler vermektedir. Yaşamına Ankara’da devam ettirmektedir.
Türkiye Fair Play Büyük Ödülü sahibi Artun Talay, ayrıca Dünya Fair Play Şeref Diploması Ödülüne layık görülmüştür.