Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri deneme bonusu deneme bonusu uluslararası nakliyat

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
32,8334
EURO
35,6189
ALTIN
2.533,05
BIST
10.991,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
27°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Pazar Açık
32°C

Prof. Dr. Seyhan HASIRCI

dr.hasirci@t-online.de TMOK Üyesi ve Fair Play Komisyonu üyesi olan Prof. Dr. Seyhan Hasırcı, Koblenz Landau Üniversitesi Spor Bilimleri Enstitüsünde ders verdi. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi, 2003 ten beri Almanya Olimpik Spor Birliği bünyesinde bulunan Türkiye masası danışmanı olarak görevini sürdürmekte. UEFA Taraftar experi olan Hasırcı, 2014 Yılından itibaren Spor Psikoloğu olarak çalışmalar yapmakta. Prof. Dr. Hasırcı’nın Spor Psikolojisi alanında birçok kitap ve makaleleri bulunmakta. 

EURO2024 ve Futbol Taraftarlık Anlayışımız

09.07.2024
0
A+
A-

2024 Avrupa Futbol Şampiyonası henüz sona ermeden ülkemiz maalesef yarı finali göremeden çeyrek finalde Hollanda’ya yenilerek evine döndü. Gerçi kimler dönmedi ki; Futbolun beşiği olan Almanya, Portekiz ve özellikle son yıllarda yıldızlaşan İsviçre ile Avusturya’da evlerine döndüler.

Ancak burada benim üzerinde durmaya çalıştığım iki önemli konu var. Bunlardan Birincisi  sevgili kardeşim Tayfun Hasırcı’nın da üzerine basarak belirttiği ve nüfusları bizden çok daha az olan, hatta İstanbul şehrimizden daha az nüfusa sahip olan ülkelerle yarışamıyor olmamızdır! Kuşkusuz okullarımızda uygulanan Beden Eğitimi ders saatinin aza indirilmesi ve hatta tamamen kaldırılmasına seyirci kalınması. Bu ders saatinin azaltılması Türk sporunun gelişmesine ket vurulmasıdır. Bu durumu görmezden gelerek, büyük bir çoğunluğu avrupada yetişmiş ve orada top koşturan sporculardan oluşan bir milli takımı izlemeye giden sporu yönetenleri hayretler içerisinde izliyorum?

Daha da acısı; bu dışarıda yetişmiş yetenekli sporculara “bizim çocuklar” diyerek sahip çıkmamız da oldukça garip! Bizim çocuklarımız 85 milyon içerisinde her türlü gelişimden mahrum bırakılan çocuklarımızdır ve bunların iyi sporcu olmaları için yeterli bir eğitim olanağının sağlanmamasıdır. Bu 85 milyon içerisinden bizim çocuklarımızı eğitecek, çalıştırabilecek antrenör bulunamıyor mu da, sıradan bir İtalyan antrenörüne teslim oluyoruz? Ayrıca bugüne kadar hangi Türk antrenörüne 800.000 liralık Rolex marka saat hediye edildi?

İkinci Konu ise; üzerinde yıllarca çalıştığım ve ısrarla ülkemizde uygulanmasının gerekli olduğuna inandığım “Taraftar projeleri”ne ilişkin düşüncemdir.  Özellikle Futbol sporunda taraftar projeleri; Taraftarlar, kulüpler ve toplum üzerinde oldukça olumlu etkileri olan, özellikle futbol Dünya ve Avrupa şampiyonalarında taraftarlara destek veren yol gösteren şiddet ve ırkçılıktan kaçınmalarına neden olan, oldukça etkili çalışmalar yapan bir kurumdur ve bu alanda oldukça önemli bir rol oynadığını söyleyebilirim. (Şayet Taraftar Kültürüne sahip iseniz)

2008 öncesi FSI (Uluslararası Futbol Taraftarları Birliği) ve daha sonra da FSE (Benim de kuruluşunda yer aldığım Avrupa Futbol Taraftarları Birliği) bu şampiyonalarda oldukça verimli katkılar koyan kurumlardır. Bu bağlamda doğal olarak FIFA, UEFA ve Avrupa Konseyi bu kurumlara destek verir.

FSE 2008 yılından itibaren her yıl Avrupa’nın farklı bir ülkesinde düzenli olarak kongrelerini yaparak hem kurumu geliştirmek, hem de şiddetsiz temiz bir futbola hizmet etmek için elinden gelen çabayı vermiştir. Bu kurum nelerle uğraşır ve biz ülke olarak neler yaptık? İşte öncelikle bu kurumların önem ve öncelik verdiği hususlara değinmek ve ardından neleri yapamadık tartışmak istiyorum.

Futbolda Taraftar Projeleri;

  1. Taraftar kültürünü teşvik eder: Taraftar projeleri, pozitif ve canlı bir taraftar kültürünün desteklenmesine yardımcı olur. Taraftarlara kulübe olan tutkularını yaşayabilecekleri ve desteklerini organize edebilecekleri bir platform sunarlar.
  2. Sporda şiddetin önlenmesine destek verir: Birçok taraftar projesi futbol ortamında şiddeti önlemeyi amaçlamaktadır. Eğitim çalışmaları, diyalog ve sosyal programlar yoluyla şiddet içeren davranışların azaltılmasına yönelik girişimlerde bulunulmak zorundadır.
  3. Sosyal Uyuma (entegrasyona) katkı koyar: Futbol ve taraftar projeleri sosyal entegrasyon fırsatı sunar. Farklı kültür, yaş, cinsiyet din, dil gruplarından ve sosyal sınıflardan insanları bir araya getirerek ve topluluk duygusunu teşvik ederek geliştirir.
  4. Bağlılık ve gönüllülüğü arttırır: Taraftar projeleri, taraftarlara gönüllü olma fırsatı sunar. Bunun sosyal uyumu güçlendirmek için kişisel refah üzerinde olumlu etkiler yaratır ve sosyal uyumu güçlendirebilir.
  5. Eğitim ve aydınlanma ile ilgilenir: Pek çok taraftar projesinin aynı zamanda eğitim misyonu da vardır. Ayrımcılıkla mücadele, adil oyun ve sosyal sorumluluk gibi konularda atölye çalışmaları ve etkinlikler düzenler.
  6. Kulübü destekler: Aktif taraftar projeleri, taraftarlar ile kulüp arasındaki bağı güçlendirir. Stadyumdaki atmosfere katkıda bulunur ve ister gönüllü çalışmalarla ister yaratıcı projelerle kulübe çeşitli alanlarda destek vermeyi amaçlar.
  7. Siyasi ve sosyal uygunluk konusunda öncülük yapar: Taraftar projeleri aynı zamanda ırkçılığa, homofobiye ve diğer ayrımcılık biçimlerine karşı kampanya yürüterek siyasi bir boyuta da sahiptir. Toplumsal tartışmalarda önemli bir misyonu yüklenir. Genel anlamda taraftar projeleri, futbolun sportif yönünün çok ötesinde olmasına rağmen futbolun önemli bir parçası olarak işlev yüklenir. Olumlu bir taraftar kültürünü teşvik eder, şiddetin önlenmesine katkıda bulunur ve önemli bir rol oynarlar.

Gelin şimdi de 2024 Avrupa Futbol Şampiyonasında taraftarlarımızın ve taraftar projelerini yönetenlerin neler yaptıklarına bir göz atalım; Almanya sokaklarında Adeta Osmanlı imparatorluğunun milli takımını destekler gibi mehter marşı eşliğinde ilahiler okuyarak taraftarı sokaklarda dolaştırdık, şeriatı içselleştiren söylem ve bayraklarla Dortmund, Hamburg, Laipsizig ve Berlin sokaklarında gezdirildik, işin daha acı verici tarafı, Almanya’da onlarca Türk spor kulübü varken bu kurumlardan yardım almayıp DİTİP gib saygın bir din kurumundan taraftar koordinasyon merkezine hiç bir bilgisi olmayan onlarca gencimizi görevlendirip bunların sokaklarda taraftarlara destek vermeleri yerine, adeta normal bir taraftar gibi slogan attırdık ve bu çocuklarımıza hiç bir  maça girebilmelerini sağlayamadık.

Bunlar sokak çalışmalarında yaşadığımız olumsuzluklardı, peki stadlarda neler yapmamalıydık? Rakip takım ve ülkenin ulusal marşı çalınırken ıslıklamamalıydık, küfürlü tezahürat yapmamalı ve rakip takımın sahaya çıkışında ağza alınmayacak küfürler edilmemeliydi. Tüm bu yazdıklarımı canlı yaşamış birisi olarak burukluğunu hissediyorum. Bu durum üzerinde önemle durmamız gereken bir konudur ve oldukça düşündürücüdür! Ayrıca TFF’mizin Taraftar Koordinasyon Merkezi için Türkiye’den onlarca insanı buraya bu işi yapmak üzere getirmiş olması ve hiç bir arkadaşımızın bu konuda yeterli bir bilgiye sahip olmaması bir başka soru işaretidir!

Saygılarımla

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.