rcengiz1965@gmail.com01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı.Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.
Futbol Federasyonu’nun davetli kafilesi yine gündemde yer buldu. Her turnuvada gelenek haline getirilen davetli listesinde kimlerin hangi gerekçe ile olduğu, nasıl ve neye göre belirlendiği, bu kişilerin hangi harcamaları Federasyon tarafından karşılandı ve bu kafileler için toplam ne kadar ödendiği tartışma konusu yapılıyor.
TFF, tarafından EURO 2024 için Almanya’ya davetli giden 613 kişinin tercih nedeni ve görev tanımını yapamıyoruz.
Ben tartışmaya gerek duymuyorum!
Bardağın dolu tarafına bakıyor, bu özel seçilmiş liyakatli insanların turnuvadaki gözlemlerini ülke futboluna katkı için bizlerle paylaşması gerektiğini düşünüyorum.
Bazen “dile kolay gelmeyen bir söz akla daha kolay gelebilir.”
Tarihi eserlerin önünde çektiğiniz fotoğrafları göstermeyin, gece eğlencelerini anlatmayın. Bizler, TRT canlı yayınında reji elemanlarından duyduk!
Dikkatli ve dengeli değil, dalgalı futbol oynağımızı da gördük!
Her tehlikeli pozisyon ürettiğimizde spikerin “Tarih yazacağız” naraları atmasına gerek yoktu. Zaten yaptığımız her şeyi “tarih yazıyor!”
Basın toplantılarında, cevabı bir gün lazım olur diye sorulan soruları anladık.
Saha içinde olgunlaşmamış futbol anlayışımız saha dışında gelişmemiş futbol kültürümüz olduğunu anladık.
Futbol duygu oyunu değil akıl oyunudur. Üst düzey takımlara karşı “duygusal” değil “akıllı” maçı oynamak gerektiğini anladık.
Tekrarında düşünülecek zamanda “Ne gerek vardı?” denilecek bir gol sevinç gösterisi sonrası Melih Demiral’a verilen cezanın, UEFA’da güçsüzlüğümüzü açığa çıkardığını anladık.
Sonuç olarak, “neyi yapmamız” gerektiğinden çok “neyi yapmamamız” gerekeni öğrendiğimiz bir turnuva olduğunu anladık.
Bizlere; bizde olanları değil, olmayanları anlatın lütfen!
Deneyimlerinize göre onların yaptığı bizim yapamadığımız iyi şeyleri anlatın. Örneğin, üst düzey bir futbol organizasyonda bilim, teknoloji ve sanatın kültürle nasıl bütünleştirildiğini anlatın.
Uluslararası büyük bir organizasyonda başarıyı belirleyen faktörlerden amaç, hedef, fikir, ideal iş birliği ve etiğin nasıl sağlandığı ve büyük bir disiplinle uygulandığını anlatın.
Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur tribünlerden şelale gibi yağmur suyu akarken, sahada en ufak bir su birikintisinin olmaması ve çimlerin bozulmamasının arka planındaki stadyumların altyapı kalitesini anlatın.
Avrupalının gözünde futbol ne anlama geliyor, onu anlatın.
Üst düzey takımlarla oynarken hangi ihtiyaçlarımızın açığa çıktığını anlatın.
Futbol anlayışındaki yenilikleri anlatın.
Bilinçli taraftarın oyun kalitesine nasıl etki ettiğini anlatın.
Anlatın ki,
Uluslararası organizasyonlarının ülke ekonomisine katkısını, futbola sağlanan mali desteğin nasıl doğru ve verimli kullanıldığını, kurumsal yapıya politik desteğin katkısını, nüfusun gönüllülük çerçevesinde turnuvaya nasıl katkı sağladığını, farklı taraftar gruplarının aynı meydanda nasıl eğlendiğini, yetenek belirleme ve geliştirmenin nasıl olduğunu öğrenelim.
Ülke futbolunun sorunlarının sizin de sorununuz olduğunu anlayalım.
Mantıksal bir zeminde, Federasyonun davetli kafilesinde olması gereken doğru ve liyakatli kişilerin sizler olduğunuzu anlayalım.
Anlayalım ki,
Ülke futbolunun değişim ve gelişimine sizin de katkınız olsun.
Futbolun gelişmesi, nitelikli futbolcu yetişmesi ve ülke futbolunun kalkınması için üreten insanlar, kendilerini kötü hissetmesinler.
Zihniyet değişsin, insanlar üretici olmadan tüketici olmasınlar.
Sizi sevenler, iş arkadaşlarınız, komşularınız ve futbolseverler sizlere saygı duysun.
Hayatınız, bir de böylesine gösterdiğiniz olumlu çabalarla değerlensin. Sizin için “Beleşçi” yaftası yapıştırılmasın.
01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.
Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.
Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.
“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.
TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı.
Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.