bahrivreskala@gmail.comİstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir KulüplerBirliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmirŞube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim VakfıKurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, SualtıYüzme Federasyonları e. Üyesi.
Yapılan arkeolojik kazılarda elde edilen bilgilere göre, günümüzden 4 bin yıl önce orta Asya’da yaşayan Atalarımız Türklerin atı binek hayvanı olarak kullandıkları anlaşılmıştır. At üzerinde düzgün, dengeli ve sağlıklı oturmanın, ata binmenin ise ilk olarak Kafkasya’da yaşayan Kafkas kökenli İskitler’in olduğu bilinmektedir. Tahmini olarak MÖ 8. ve 7.yüz yıllarda, Çin’in batı sınırlarına yakın sahalarda yaşamış ve doğuda Çin Seddi’nden, batıda Tuna nehrine kadar uzanan geniş sahaya dağılarak yerleşmişlerdir. MS 2. yüzyıla kadar hakimiyetlerini devam ettiren İskitler, atları Yunanistan’a getirmişler. Hem arkeolojik kazılarda hem de tarihi bilgilerde İskitlerin bünyesinde bir çok kavmin bulunduğu, en önemlisi ve ana grubu temsil edenlerin Türk kökenli oldukları anlaşılmıştır. Binicilik sporunun ilk izlerine, tarihte ilk Türk devleti olarak bilinen ve Çin’de yaşamış olan Chou “Çu” sülalesinin hâkimiyeti döneminde rastlanmaktadır. Yapılan kazılarda Avrasya Bozkırlarından gelen eski göçebelerin ata binen ilk insanlar olabileceği ifade edilmektedir. Bu dönemde önceleri çıplak atın sırtına binilir ya da atın sırtına bir kilim ve battaniye atılarak oturulurdu. Ancak binicilikte asıl gelişme, 5. yüzyılda eyerin bulunmasından sonra gerçekleşmiştir. Binicilik, çok eski bir spor dalıdır. Başlarda ulaşım ve yük taşıma amacıyla kullanılan atlar, zamanla askeri amaçlar ve sportif etkinlikler için de tercih edilmiştir. Antik Çağ’da, özellikle Yunanistan ve Roma İmparatorluğu dönemlerinde, at yarışları ve atlı savaş oyunları popüler hale gelmiş, Hipodromlar kurulmuş ve bu spor dalları sosyal etkinliklerin önemli bir parçası haline gelmiştir. Orta Çağ’da ise şövalyelerin dövüş tekniklerini geliştirmek ve eğlenmek için düzenlenen turnuvalar biniciliğin yarışma boyutunu daha da ileriye taşımıştır. Özetle binicilik, bunu yapanların çeşitli ortamlarda ve tarzlarda güvenli bir şekilde ata binmelerini sağlayan bir spor dalıdır.
Ata sporumuz olarak kabul edilen binicilik, ata binme, atı kontrol etme becerisidir. İki canlının birlikte spor yapma sanatıdır. At ile birlikte yapılan bir çalışma sanatı olarak da değerlendirilmektedir. Bu spor dalında binici, atın üzerinde dengede durarak ve onu yönlendirerek çeşitli komutlar vermektedir. Bu durum, atı kullanma sanatıdır. Bu sanatta istenilenin, at ile birlikte tam zamanında ve tam yerinde sakin ve en uygun bir şekilde yerine getirilmesidir. Binicilik çok ucuz bir spor dalı değildir. Ancak çok ucuz olmamakla birlikte bu sporu yapmak isteyenler için, üye oldukları veya olacakları kulüplerdeki atlara binebilir binicilik sporunun heyecanını yaşayabilirler. Bu spor dalına her yaşta başlanabileceği gibi, spor otoritelerince genellikle 7 yaş ve üzeri çocukların bu spora başlayabilecekleri, ancak ideal başlama yaşının 11 olduğu kabul edilmektedir.
Zaman içinde gelişime sağlayan binicilik sporu, ilk defa 1900 yılında Paris’te gerçekleştirilen Olimpiyat oyunlarında yer almıştır. Devamında günümüze kadar yapılan diğer Olimpiyat Oyunlarında ve şampiyonalarda da yer almıştır. Ülkemizde ise Osmanlı Devleti döneminde özellikle askeri alanda çok önemli bir yer tutmuştur. Cumhuriyetimizin ilanı ile de daha sivil bir anlayışla resmi yarışlar düzenlenmeye başlanmıştır. Biniciliğin modern anlamda spor olarak kabul edilmesi ise 19. yüzyılda gerçekleşti. At yarışları bu dönemde ciddi bir profesyonelleşmeye büründü. Devamında dünya genelinde popüler bir seyirci sporu oldu. Atlara olan bu özel ilgi, atlı jimnastik ve at üstünde yapılan akrobasi gibi yeni disiplinlerin de doğmasına vesile oldu.
Türkiye Binicilik Federasyonu; ülkemizde binicilik sporunun yönetiminden sorumlu federasyondur. Cumhuriyetimizin ilanı ile 1923 yılında kurulan Türkiye Binicilik Federasyonu Avrupa Binicilik Federasyonu (EEF) ve Uluslararası Binicilik Federasyonu (FEI) (1932) üyesidir. Ülkemizde ilk binicilik okulu “Binicilik ve Tatbikat Okulu” adıyla Mahmut Şevket Paşa tarafından 1911 yılında açıldı. 1933 yılında İstanbul Taksim Stadı’nda ilk milli binicilik karşılaşması yılında yapıldı. 1930’lu yıllarda İstanbul’da kurulan Veliefendi Hipodromu ile birlikte at yarışları halka açık etkinlikler olarak düzenlenir oldu. Günümüzde Türkiye’de binicilik sporu, jokey eğitimi, engel atlama ve dressage gibi farklı branşlarda gelişmeye devam etmektedir.
1932 yılından itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri Süvari Daire Başkanlığı tarafından yürütülen Binicilik Federasyonu Başkanlığı’na 1958 yılında Nejat Eczacıbaşı seçildi. Başkan olarak Federasyonun ilk sivil başkanı oldu. Türkiye Binicilik Federasyonu 2005 yılında özerk bir Federasyon yapısına kavuşmuştur.
İzmir Atlıspor İhtisas Kulübü…
1960’lı yılların başından itibaren İzmir’in Buca İlçesinde faaliyet gösteren İzmir Atlı Spor İhtisas Kulübü ile ilgili önemli bir anıdan bahsetmek istiyorum. Şöyleki; 1990’lı yıllarda İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü görevim sırasında o günkü İzmirAtlı Spor İhtisas Kulübü Başkanı olan İbrahim Yüncü Bey bir ziyaretinde, İzmir binicilik camiasının uzun yıllar özlemi olan Kapalı Manej ihtiyacından bahsetti ve Kapalı Manejin İzmir’e kazandırılmasını istedi. Yatırım programında olmayan bu istek için o günkü Spor Bakanı İsmet Özarslan’dan özel izin alındı ve yapımına başlandı. Bu iş için ihale yapılmadı, usulüne uygun teklif alınarak satın alma yolu ile yapıldı. Ancak bu işlemde devlet ile birlikte kulüpteki binicilik sporu sevdalıları da yapıma ortak oldu. Öyle ki çok büyük maliyet gerektiren bu iş, son derece düşük bir maliyetle gerçekleştirildi. Ve “devlet-millet el ele” anlayışı ile binicilik sporumuzun çok büyük özlemi ve ihtiyacı olan Kapalı Manej İzmir’e kazandırıldı. Bu vesile ile o günkü kulüp Başkanı Sayın İbrahim Yüncü’ye şahsım ve binicilik camiamız adına bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Her şeyi devletten beklemek olmaz.