Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler
İSTANBUL (TSA)-Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Y. Koç, Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde düzenlenen Yüksek Divan Kurulu Toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. “Bizim hikayemiz haram değil, alın teri” diyen Ali Koç’un açıklamalarından önemli pasajlar şöyle:
“BELİRLEDİĞİMİZ HEDEFLERE SAĞLAM ADIMLARLA İLERLİYORUZ!”
“Kıymetli Yüksek Divan Kurulumuz, Yönetim Kurulu Üyesi arkadaşlarım, değerli basın mensupları ve ekranları başında bizleri takip eden değerli Fenerbahçeliler, hepinizi sevgi ve saygı ile şahsım ve Yönetim Kurulum adına selamlıyorum.
Son toplantıdan bu yana yaşananları şube kaptanlarımız sizlerle paylaştılar. Her alanda da Allah’a şükürler olsun iyi gidiyoruz. Sezon öncesi belirlediğimiz Avrupa hedeflerine de sağlam adımlarla ilerliyoruz. Kadın basketbolunun olağanüstü başarısı anlatıldı. Onları bir kez daha huzurlarınızda tebrik etmek istiyorum. Hep endişe ediyordum, bir yerde 50 küsur serilik galibiyet serisi bir yerde bitecek inşallah Final-Four’da önemli bir finalde bitmez diyordum o da çok şükür ligde beklenmedik birkaç mağlubiyet aldık o da takımımızı silkeledi, onlardan da geçen seneki başarıyı bekliyoruz.
Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımımız, EuroLeague puan tablosunda 2’inci sırada, tam bir takım havası veriyor, müthiş bir mücadele gösteriyor, çok iyi defans yapıyor ama yeri geldi 7 maçın 6’sını arka arkaya büyük farklarla kaybetti, bir nebze olsun inancımız sarsıldı. Bizler hakaretler yedik, şahsım adına onu da söyleyeyim. Ancak bugün geldiğimiz noktada emin adımlarla Final-Four’a gidiyoruz. İnşallah hem şans yanımızda olur hem de sakatlıklar önümüze geçmez. Onlara da inancımız tam.
Kadın voleybolcularımız, bu sene en çok istediklerimizden bir tanesi Final-Four’u kazanmak. Final-Four biliyorsunuz burada büyük bir ihtimal bizim salonumuzda yapılacak. Hem Final-Four’a kalmak hem de bu kupayı kazanmak en büyük arzumuz. En son 2011 yılında bu kupayı kazanmıştık. Onların da yolları açık olsun, inancımız tam.
En son iki gün önce futbol takımımız Belçika temsilcisi Anderlecht’i 3-0 mağlup etti. Hocamızın dediği gibi, henüz ilk devre tamamlandı. Ciddiyeti elden bırakmadan rövanşta Avrupa’nın son 16 takımı arasına adımızı yazdırmak istiyoruz.
Avrupa Ligi’nde Türk kulüpleri arasında 45 galibiyetle en fazla galibiyet alan kulüp biziz. Her şeyden önemlisi, son dört yıldır Avrupa’da istikrarlı bir takıma dönüştük. Geçen yıl Konferans Ligi’nde çok hayıflandığımız bir çeyrek final eşleşmesi yaşamıştık. Şimdi bir üst kupada son 16’ya kalma çabamızın heyecanı içindeyiz.
“SON 5 YILDA AVRUPA’DA ÜLKE PUANIN ÜÇTE BİRİ FENERBAHÇE’DEN”
Biliyorsunuz ülke puanı sıralamasında Avrupa’da ilk 10’da olmak önemli. Şu anda 10’uncu sıradayız. Son beş yıl içinde yirmileri gördük ama baktığınız zaman son 5 yıl içerisinde ülke puanın üçte biri Fenerbahçe’den gelmiştir. Onun için mutluyuz ve gururluyuz. Biz kısacası hangi kulvarda olursak olalım tarihimiz boyunca ülke sporuna hizmet etmeye, ülke bayrağını en yüksekte tutmak için var gücümüzle çabaladık, örnek olmak için pozisyon aldık. Aynı şekilde bu sezon da elimizden gelenin en iyisini yapacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Türk halkının ve taraftarlarımızın kıvanç duyduğu Avrupa’daki yürüyüşümüz devam etmektedir, aynı zamanda Süper Lig için de itici bir güç olacaktır. Allah onların yolunu açık etsin, şans yanımızda olsun.
“İYİ BİR TRANSFER SEZONU GEÇİRDİK”
Futbola bakarsak düşündüğüm, Yönetim Kurulu olarak düşüncemiz iyi bir transfer sezonu geçirdik. Takımımızın başında değeri her geçen gün daha iyi anlaşılan, dünyanın saygı duyduğu Jose Mourinho var. Yeri geldi değersizleştirildi, yeri geldi tenkit edildi. Neden? Çünkü cesurca gerçekleri ifade ettiği için. Kendisi ülkemize alıştıkça, ülke futbol dinamiklerini daha iyi anladıkça ki hızlıca öğreniyor. Oyuncularımız da onun sistemine daha da ayak uydurdukça göreceksiniz daha büyük başarılar gelecektir. Ben, burada kendisi ile devam etme fikrine kesinlikle katılıyorum. Artık biraz sabretmemiz lazım. Arkadaşlarıma ve kendisine de ifade ettim. İşini yap, burada bir hoca değişikliği söz konusu değil. Sonuçları ne olursa olsun olmamalı da. Yönetim gider hoca kalır mesajını kendisine verdik. İnşallah o da ona olan inancımızı büyük başarılarla verir. Bu sezon çevirmesini bekliyoruz, önümüzdeki sezon çevireceğinden hiçbir şüphemiz olmadığını da ifade etmek istiyorum.
Transfer bir süreçtir. Birkaç transfer döneminde hayalinizdeki takımı kurarsınız. Sezon başında güçlü ve karakterli kadromuza iyi transferler yapmıştık. Kış transfer döneminde de eksiklerimizi giderecek, ancak daha da önemlisi taraftarımıza verdiğimiz kaliteli kadro sözünü doğrulayacak isimler aldık.
Dikkat ederseniz Erol Bey’in finans konularında da ifade ettiği gibi biz yapınca konuşuruz. Yapacağız, edeceğiz, bekliyoruz, yok. Biz, sessiz sedasız doğru bildiğimiz yolda hedeflere kitlenerek yaparız, yaptığımız zamanda konuşuruz. Aynen bu transfer penceresinde olduğu gibi. Kısacası hedeflediğimiz her pozisyon için ya birinci ya da ikinci önceliğimizi transfer edebildik. Şükürler olsun. Şükürler olsun ki kapı-kapı dolaşıp, birçok ismi kamuoyuna pazarlayıp bambaşka isimleri transfer etmek zorunda kalmadık. Bunun için bu imkânları camiamıza sağladıkları için Yönetim Kurulumuza çok teşekkür ediyorum.
Evet, transfer konusunda Fenerbahçe istikrarlı bir yolda gidiyor. Son yıllarda Real Madrid, Brighton, Manchester United, Bayern Münih, Lazio, Hoffenheim, Braga, Amerika’da Columbus gibi kulüplere güzel transferler yaptık. Artık Fenerbahçe futbolcuların gözünde Avrupa’nın ilk 5 ligine sıçrayabilme tahtası olarak görülebilmektedir. Bu da transferlerde elimizi güçlendiriyor, rekabet gücümüzü artırıyor. Fenerbahçe her geçen gün bu anlamda daha da cazibe merkezi haline geliyor.
Hem tecrübeli isimlere yöneliyoruz hem de genç potansiyellere yatırım yapıyoruz. Bunu da dengeli bir şekilde yapmaya özen gösteriyoruz. Ne yaptık bu dönem Talisca’yı aldık. Talisca uzun zamandır istediğimiz futbolcuydu. Hatta hayalimiz ocak başı Türkiye’ye getirip onu birazcık daha takıma alıştırmak hatta gerekiyorsa onun için özel maçlar yapmaktı. Fakat anlaştık, Arap kulübünde yönetim değişikliğine gidildi. Dolayısıyla bütün süreç baştan aşağı yeniden başladı. Talisca’yı transfer ettikten sonra malum kulüp de bu işi bozmak için araya girdi, 2 Milyon Euro fazla para teklif ettiler, bir sürü inkâr ettikleri gibi etmedim demesinler. Ancak hem Talisca hem de menajeri verdikleri sözde durdular. Uzun süre beklemelerine, yönetim değişikliğine ve 93. dakikada rakibimizin sürece dâhil olup çok daha yüksek teklifler vermesine rağmen itibar etmediler. Hem Talisca’ya hem de menajerine bu dik duruşları için bir kez daha teşekkür ediyorum. İnşallah ona yaptığımız yatırımın karşılığını sahada alacağız.
Tecrübeli bir stoper istiyorduk, Diego Carlos’u aldık. Premier Lig tecrübesi var, bütün Şampiyonlar Ligi maçlarında oynadı. Sportif Direktörümüz Mario Branco’nun döneminde Avrupa’ya getirilen bir oyuncuydu, karakterini çok çok iyi tanıyordu. İstikrarlı performans, büyük bir karakter almak istedik ve bu futbolcuya yöneldik. Son dakika pürüzler yaşandı ama o da dik durdu ve Fenerbahçeyi tercih etti.
Skriniar… Buna özel bir parantez açmak istiyorum. Herhalde Fenerbahçe Skriniar’ı transfer edene kadar ‘Fenerbahçe Skriniar’ı transfer edecek’ haberleri duymamışsınızdır. Transfer döneminde Skriniar’ın hangi kulübe gideceği gazetelerde çarşaf-çarşaf haber yapıldı.
“SKRİNİAR’I AZİZ BAŞKAN ÖNERDİ”
Hatta Sn. Aziz Yıldırım ile yediğimiz yemekte, Şekip Bey de bahsetti. Tekrarlama zamanı geldi. Başkan o zaman ‘Özellikle Skriniar’i kaçırmayın, muhakkak transfer edin’ demişti. Inter’in kaptanı, PSG’ye transfer olmuştu. Orada hoca ile görüş ayrılığından dolayı bizim için fırsat doğdu ama Skriniar başından beri ‘Türkiye’den önce diğer alternatiflerimi değerlendirmek istiyorum’ dedi. ‘Türkiye’ye gelirsem Fenerbahçe’den başka kulübe gelmem’ dedi. Bu şekilde 3 hafta opsiyonlarını değerlendirdi. Sonuçta Türkiye’ye gelmeyi tercih etti ve Türkiye’de tercih ettiği takıma verdiği sözü tuttu. Biz sadece çok iyi çok büyük futbolcuyu değil, büyük bir karakter ve büyük bir lider transfer ettik. İnanın bu işi bozmak için malum yer ‘ilgilenmedik vs.vs’ demelerine rağmen dibine kadar ilgilendiler ama biz tereyağından kıl çeker gibi transferi yaptık. İnşallah o da uzun zaman Fenerbahçe’ye hizmet eder. Ayağı alıştı, kulübün atmosferinden çok etkilendi. İstanbul’dan etkilenmemek mümkün değil. Fenerbahçe Stadı ve taraftarlarından etkilenmemek mümkün değil. İnşallah önümüzdeki sezon da bizlerle olur.
Mimovic, geleceğe yatırımdır. Ferdi etkisi yapacak futbolcudur. 14 yabancı oyuncu varken niye aldınız diye düşünebilirsiniz. Çünkü bu fırsatı kaçırmak istemedik. Maximin’in Napoli’ye gitmesi söz konusuydu. Son dakika olmadı ve iyiki de olmadı. Ona ihtiyacımız var. Mimovic Zenit’e 6 aylığına gitti. Zenit’in 100. yılında şampiyonluk yarışında olmayı çok istedi. Göreceksiniz önümüzdeki sezon ondan çok fayda sağlayacağız.
Güzel-sağlıklı ve bir nebze pahalı ama gelecek sezon ve bu sezon açısından çok önemli transferler yaptığımızı görüyorum. Bir kez daha Yönetim Kurulu’na teşekkür ediyorum. Bana, Acun Bey’e, Mario’ya, Okan Özkan’a, Mourinho’ya bu cesareti ve cephaneliği verdikleri için.
“İŞ FENERBAHÇE-GALATASARAY İŞİNE DÖNDÜ”
Yarıda kalan bir Adana Demirspor maçı var. Bizi hiç ilgilendirmeyen. Genç yöneticimiz tweet atmış da Fenerbahçe hazırlıklıymış da… Bakın o gece hocasından futbolcusundan yöneticisine kadar, aynı replikleri söyleyip militan medya mensuplarına bunu söyletiyorlar. Ne olmuş atmışsa Hulusi Bey. Siz bizim maçlar oynanırken bizim hakkımızda tweetler attınız. Maçlar biter bitmez tweetler attınız. Sizin kadar hazırlıklı bir iletişim yapısı görmedim. Ama işi döndürdüler. Gündem değiştirmede o kadar muhteşemler ki. Sahtekâr, hırsız futbolcuları konuşulacağına –demin de bu kürsüden ifade edildiği gibi- iş Fenerbahçe-Galatasaray işine döndü, yok efendim biz kurgulamışız. Kamuoyu ne yazık ki uyanık değil.
Geçen gün bir yarışmada son ölen Sovyet Lideri diye bir soru sormuşlar, yarışmacı cevaplayamamış, ‘Kraliçe Elizabeth mi acaba’ demiş ama ‘orada da takılıyorum.’ demiş. Seyirciye sormuşlar, seyircinin %56’sı ‘Kraliçe Elizabeth’ demiş. Böyle bir toplum varken bunlar tutuyor. Biz de tutmaması için mücadele veriyoruz.
“ÇOCUKLARIMIZIN SPORA OLAN SEVGİSİNİ KORUMALIYIZ”
En komiği ortamı geren lafları edenler de kendileri, itidal çağrısı yapanlar da. Ancak bizi kavgacı gibi gösterme çabalarına toplumda artık kimse itibar etmiyor. Basın toplantısında da ifade ettiğim gibi artık insanlar görüyorlar, konuşuyorlar, tepki veriyorlar. Tabii bunların tahribat gücü o kadar yüksek ki, bir TFF kurulunda çalışıyorsanız veya kamuda bir bürokrat, memursanız ve bizlerle ilgili işlerle uğraşıyorsanız, karaborsa, bahis, SPK konuları, gayrimenkul konuları… Korkuyorlar. Bunların tahribat gücünden o kadar korkuluyor ki. İnsanların manevra alanları kalmıyor. O şekilde istediklerini sadece sahada değil, pek çok yerde alıyorlar. Biz bunun mücadelesini veriyoruz.
Fenerbahçe huzuru bozan değil, Türk toplumunu uçuruma götüren terör örgütüne, sarı duvarı örerek göğsünü siper eden kulüptür. Bunu unutmayın. Neden? Çünkü sizin çocuklarınız için de yaptık bunu.
Orada genç – yaşlı, kadın – erkek her bir çubuklu sevdalısına ülkemiz adına minnet duymanız gerekirken, bizlerin çocukları ağlarken, utanırken, biz bu savaşı sadece bizim çocuklarımız için değil, bu ülkenin çocukları için verdik. Bunu unutmayın. Siz bundan fayda sağlamış olabilirsiniz ama biz aynaya baktığımız zaman ne olduğumuzu biliyoruz. Kısacası burada bekâ problemi vardır.
Biz hep saha içinde kalmaya özen gösteriyoruz. Sadece futbolda değil, her alanda özen gösteriyoruz. Futbolda yaşananları bir Fenerbahçe-Galatasaray kavgasına çekip bizi Anadolu kulüpleriyle karşı karşıya getirmek isteyenleri gülerek, aynı zamanda üzülerek izliyoruz. Fenerbahçe’nin ne olduğu bellidir.
Ben Kulüpler Birliği Başkanlığı yaparken, oradaki kulüp başkanı arkadaşlar benim duruşumu bilirler. Herkes için bütünsel bakış. Biz bu konularda alınmayız ama sizin yeni algı operasyonunuz Fenerbahçe’yi Anadolu kulüpleriyle de karşı karşıya getirmek.
“MHK’NIN BİZİ KOLLADIĞI İFTİRASINI ATIYORLAR”
Bu sene yine bildik algılar içindeyiz. Kendi oy verdikleri TFF başkanının bizi kolladığını iddia ediyorlar. Sadece dört maç sayacağım; Eyüpspor, Beşiktaş, Trabzonspor ve Göztepe. Bu maçlarda hakemler gerektiği gibi maçları yönetselerdi, kartları, penaltıları adaletli şekilde verselerdi bugün kimin lider olduğu ortadadır. Dolayısıyla federasyonun ve MHK’nın bizi kolladığı iftirasını atıyorlar. Her sene olduğu gibi. Her sene biz şampiyonuz sezon başında biliyorsunuz.
Ve her fırsatta medyadaki iş birlikçileriyle aynı soruyu soruyorlar: “MHK’yi neden istifaya davet etmiyorsunuz?” Görevde bulunduğumuz 7 senede 5 federasyon başkanı ve yönetim kurulu değişti. Aynı dönemde 9 kere MHK değişti. Ancak tüm bunlara rağmen futbolun içinde adaletin sağlanması konusunda ne yazık ki mesafe alınamadı. Kayda değer bir gelişme sağlanamadı.
Dolayısıyla burada mesele TFF’nin istifası, MHK’nın istifası değil. Biz Türk futbolunun gerçek anlamda kurtuluşunun kurulan yapının yerine herkes için adaleti getirecek sistemde olduğunu düşünüyoruz ve bunun için bir mücadele veriyoruz. Bir federasyonu, MHK’yi istifaya çağırırsak bilin ki hareketlerimiz, söylemlerimiz ve davranış şekillerimiz bir gram sapmaz. Yalandan istifaya çağırıp ondan sonra istifaya çağırdığınız ve ‘tarihin en kötü kurulu ve başkanı’ dediğiniz insanların görevine devam edebilmeleri için entrikalara girmeyiz. Sizin gibi tükürdüğümüzü yalamayız.
Olay TFF’nin, MHK’nin istifası değil. Türk futbolunun gerçek anlamda kurtuluşunun, kurulan yapının yerine herkes için adaleti getirecek bir sistemde olduğunu görüyoruz. Bunun başarılabilmesi için ne gerekiyor? Önce sorun olduğunu kabul etmemiz. Türk futbolunda sorun olduğunu istisnasız herkes kabul ediyor. Herkes bu işin böyle gitmeyeceğini kabullenmiş vaziyette. Sonra sorunun kaynağını tespit etmek lazım. Bu konuda maalesef değişik görüşler var. Biz onu tek bir kelimeyle özetliyoruz, ‘Yapı’ diyoruz. Son olarak da cesaretli ve iradeli bir şekilde ki bugünkü federasyon bunu yapmaya çalışıyor, kuvvetli bir iradeyle Türk futbolunun yeniden inşası gerekiyor.
“TÜRK FUTBOLUNA ADALET GELDİĞİ ZAMAN, HERKES KAZANACAK”
Biz bunun için aynı illegal bahis işinde olduğu gibi gerekirse de tek başımıza mücadele etmeye devam edeceğiz. Şunu da söylemek istiyorum. Türk futboluna adalet geldiği zaman sadece Fenerbahçe değil herkes kazanacak. Türk futbolu kazanacak. Avrupa’da daha başarılı olacağız. Daha cazip bir lig olacağız. Milletçe birlik ve beraberliğimiz futboldan gördüğü zararı artık görmeyecek. En önemlisi başta saf çocuklarımız olmak üzere tüm kamuoyu ve milyonlar, Türk futboluna olan güvenini tekrar tesis edecek. Bu olduğu zaman ülkenin marka değeri artacak. Bu durumda ekonomi düzelecek, transfer daha kolay olacak, vsvs. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Türk futboluna adalet geldiği zaman Fenerbahçe mi kaybedecek? Bunu söylemek bile aptallığın daniskası. Bizim ne mücadele içinde olduğumuzu sesi çıkmayanlar da biliyorlar. Sizden ve milyonlardan tek ricam bu mücadelede bizi yalnız bırakmayın. Skorlara göre hareket etmeyin.”