eroldolu1919@hotmail.com
1960 Köyceğiz doğumlu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler-Gazetecilik Bölümü mezunu. 24 Mart 1979 tarihinden bu yana gazetecilik yapmakta. Muğla Devrim Gazetesi ve Fethiye Gazetesi’nde muhabirlik, Köşe Yazarlığı ve ayrıca Fethiye Gazetesi’nde Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı. Sürekli Basın Kartı sahibi.
Acısı ile tatlısı ile 2024-2025 futbol sezonu da Galatasaray’ın şampiyonluğu ile sona erdi. Futbol sezonunun başlamasıyla beraber Türkiye’de spor ortamında da futbol kulüplerinin taraftarlarının takımlarına karşı destekleri de yine statlara yansıdı. Bu sezon özellikle Galatasaray ile Fenerbahçe futbol takımları son aylarda kıyasıya bir mücadele içerisine girdiler. Fenerbahçe bu futbol sezonunda bazı maçlarını kaybetmesi üzerine son üç haftada şampiyonluktan koptu. Bundan dolayı Fenerbahçe Türkiye’nin gündemine oturdu. Hafta sonları futbol programlarına Fenerbahçe yönetimi tartışıldı. Ben de bazen dost sohbetlerinde arkadaşlarımıza ‘Fenerbahçe’yi Türkiye’nin ekonomisinde en varlıklı isimler yönetime geldiler ve bu yöneticiler dünyanın en iyi futbolcularını ve dünyanın en iyi teknik direktörlerini getiriyorlar. Ama Fenerbahçeniye başarısız oluyor’ diye soruyordum. Kulüplerin taraftarları takımlarını desteklemek için kendilerinin yemek paralarından kısıtlama yapıp çoğu zaman deplasmanlara giderek takımlarını destekliyorlar. Bu onların en doğal haklarıdır. Ama Fenerbahçe takımı da başarılı olmak zorundadır. Futbol takımlarının taraftarları olarak, destekledikleri takımların başarılı olmalarının heyecanını yaşamalarında en büyük dilekleridir.
Televizyonlar ve Futbol Programları Spor Kültürünü Seyirciye Vermiyor Spor, insanların hafta sonları takip ettikleri önemli bir sosyal etkinliktir. TRTSPOR Kanalı da dâhil ulusal kanallarımızda her hafta sonu futbol programları yapılıyor. Futbol programları diyorum, çünkü başka bir spor dalı ile ilgili herhangi bir yorum yapılmıyor. Bunları böyle yazıyorum diye benim futbola karşı olduğum anlaşılmasın. Ben de yıllardır Göztepe kulübünün taraftarı olarak futbolu takip ediyorum. 1970’li yılların sonlarına doğru 4 yıllık Muğla Teknik Lisesi’nde öğrenciydik. O yıllarda sadece televizyon olarak TRT Kanalı vardı. Yanlış hatırlamıyorsam, Pazar ve Pazartesi akşamları TRT Televizyonunda futbol da dâhil tüm spor branşlarında haftanın spor faaliyetleriyle ilgili haberlere ve yorumlara yer verilir ve programlar bir spor kültürü olarak anlatılırdı. Ama son yıllarda her televizyon kanallarında sadece Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ı temsilen birer konuşmacı geliyorlar ve sanki Türkiye’de sadece futbol ve futbolda da sadece Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş takımları var, başka bir konuşma yapılmıyor. Şunu da söyleyeyim. Bir de bu üç takımın rakipleri konuşuluyor. Yapılan futbol programlarında spor kültürü adına çok az konuşmalar yapılıyor.
Yıllar önce özel televizyonların olmadığı dönemlerde gazetelerin spor sayfalarında baktığımız zaman hem haberlerde olsun, hem de köşe yazılarında spor kültürü adına önemli yazılar oluyordu. Futbolda da spor kültürüne ihtiyacımız var. Öyle anlar oluyor saatlerce Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın bir futbolcusunun gereksiz yere bir harekâtı ve topa vuruşu anlatılıyor. Özellikle 1990’lara kadar futbolcularımız da spor kültürüyle kendilerini yetiştiriyorlardı. Türkiye’de futbolun kültürünü alan ve 24 Ağustos 2012’de vefat eden Galatasaray’ın milli futbolcusu Metin Kurt ve Teknik Direktör Yılmaz Vural’ın futbol bilgilerine ben itibar ederim. Yılmaz Vural’ı zaman, zaman programlarda izliyorum. Gerçekten Türkiye’de ve Dünya’da futbol bilimsel yöntemlerle anlatıyorlar. Bu arada Yılmaz Vural bizdeki Spor Bilimleri’nin karşılığı olan Spor Akademisini bitirmiştir. Bu yazıyı okuyup da Yılmaz Vural’ı tanıyanlar var ise Almanya’ya spor eğitimini nasıl aldığını sorsunlar. Kendisi bu yazıyı yazmadan yaklaşık bir ay önce bir televizyon kanalında anlatmıştı. Kısaca Yılmaz Vural Türkiye’de faaliyet gösteren bir Spor Akademisini bitiriyor ama Almanya Türkiye’de Spor Akademilerinin denkliğini kabul etmiyor ve o da yeni baştan Almanya’da tekrar Spor Akademisine kayıt olup, tekrar okuyor.
1960 Köyceğiz doğumlu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler-Gazetecilik Bölümü mezunu. 24 Mart 1979 tarihinden bu yana gazetecilik yapmakta. Muğla Devrim Gazetesi ve Fethiye Gazetesi’nde muhabirlik, Köşe Yazarlığı ve ayrıca Fethiye Gazetesi’nde Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı. Sürekli Basın Kartı sahibi.