Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
42,5291
EURO
49,5628
ALTIN
5.744,63
BIST
11.007,37
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
19°C
İstanbul
19°C
Çok Bulutlu
Pazar Yağmurlu
15°C
Pazartesi Çok Bulutlu
11°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
12°C

Bahri VRESKALA

bahrivreskala@gmail.com İstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir Kulüpler Birliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmir Şube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim Vakfı Kurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, Sualtı Yüzme Federasyonları e. Üyesi.

Deprem Kader Değildir!

29.06.2025
480
A+
A-

Deprem, yer kabuğunun en üst katmanında yer alan tabakalarda meydana gelen hareketlenmeler sonucu ortaya çıkan doğal bir yer hareketidir. Yer kabuğu, dünya yüzeyinin en dış katmanıdır ve milyarlarca yıl boyunca sürekli olarak hareket halindedir. Bu hareketlenmeler sonucu oluşan kırıklar, fay hatları olarak adlandırılır.
Bilindiği üzere dünyada en yoğun depremlerin yaşandığı üç ana deprem kuşağı vardır.

  1. Pasifik Deprem Kuşağı: Bu kuşakta yeryüzündeki depremlerin yüzde 81’i gerçekleşir. Bu bölge Şili’den kuzeye doğru Güney Amerika kıyıları, Orta Amerika, Meksika, ABD’nin batı kıyıları ve Alaska’nın güneyinden Aleutian Adaları, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, Güney Pasifik adaları ve Yeni Zelanda’yı içine alır.
  2. Alp-Himalaya Deprem Kuşağı: Bu kuşakta yeryüzündeki depremlerin yüzde 17’si gerçekleşir. Endonezya’dan başlayarak Himalayalar ve Akdeniz’den Atlas Okyanusu’na ulaşır.
  3. Atlantik Bölgesi Kuşağı: Bu kuşak Atlas Okyanusu sırtı boyunca uzanır. Alp-Himalaya kıvrım kuşağında bulunan Anadolu’nun büyük bir bölümü birinci ve ikinci derece deprem kuşağında yer alır.

Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırmalar Merkezine (USGS) göre, dünyada her yıl yaklaşık 500 bin deprem meydana gelmektedir. Deprem bilimcileri, dünyadaki sarsıntıların sadece yüzde 20’sinin insanlar tarafından hissedildiğini ve her yıl yaklaşık şiddetli 100 depremin çok büyük hasara yol açtığını belirtiyorlar. Dünyada son yüzyılda yaşanan yıkıcı depremlerde yüz binlerce kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi evsiz kaldı. Çok büyük maddi kayıplara sebep oldu. Öyle ki; 2023 yılında yaşanan Hatay-Kahramanmaraş depreminde 53 bin 537 vatandaşımızı kaybettik. Ayrıca ülkemiz 153.9 milyar ABD doları zarara uğradı. Deprem bilimcilerine göre de büyük depremler dünyanın eksenini kaydırabilir ve bir günün uzunluğu değişebilir. Bilim insanları, 2004’te meydana gelen 9,1 büyüklüğündeki Sumatra depreminin, günün uzunluğunu 6,8 mikrosaniye kısalttığını düşünüyorlar.

Peki, nasıl oluyor da gelişen teknolojiye rağmen günümüzde yaşanan şiddetli depremlerde bazı ülkelerde maddi zarar ve insan kayıpları olmazken, bazılarında ise çok fazla insan hayatını kaybetmekte ve maddi zarara uğramaktadırlar? Bu olayı, dünyada en çok depremin yaşandığı Pasifik Deprem Kuşağı’nda bulunan Japonya ile Atlantik Bölgesi Kuşağı’nda bulunan ülkemizde yaşanan depremleri karşılaştırdığımızda; dünyada 6 ve üzeri şiddetindeki her beş büyük depremden birinin meydana geldiği Japonya’da bir inşaat şirketinde zemin etüdü ve inşaat ile ilgili şartnamelerin ve afet yönetmeliklerinin aynı olduğunu görüyoruz. Ancak inşaat sırasındaki denetimlerin farklı olması, iki ülkede yaşanan aynı şiddetteki depremde farklı sonuçlar doğuruyor. Şöyle ki; Japonya’nın aksine ülkemizde yapı üretiminin, inşaatının müteahhidin inisiyatifine bırakıldığında, denetim mekanizmalarında tavizler verildiğinde farklılıklar ortaya çıkmaktadır.

Japonya’da depreme dayanıklı inşaatlar…
Japonya kanunlarına göre içinde insanların yaşayacağı bir binanın projelendirilmesi ve deprem performansının belirlenmesi için gereken hesaplamaları sadece kençikuşi adı verilen mimarlar yapabiliyor. İnşaat mühendisleri ise yollar, tüneller, barajlar gibi büyük altyapı projelerinde hesaplamalar yapsa da kençikuşilerin orada da sözü geçiyor; ilk başta onların şartnamesine bakılıyor. Bina sahibinin belirlediği inşaatı yapacak olanlar da bu hesaplamalara ve “İnşaat Standartları Kanunu”na harfiyen uymak zorunda. İnşaatın başlamasıyla birlikte yapı denetiminden sorumlu kişiler hiçbir şekilde müsamaha göstermeden aralıklarla yapının şartname ve standartlara uygun yapıldığını denetlemek zorundadırlar. Nitekim geçen yıl Leopalace21 adlı Japon inşaat şirketi, iki oda arasındaki duvarın ses ve yangın geçirmez özelliklerinin standartlara uygun olmadığının ortaya çıkması üzerine özür dileyip, tüm ülkede inşa ettiği 40 bine yakın apartman dairesinin tümünü tetkik kararı almıştı. Dikkat edilirse binanın zayıflığı ile değil, iki oda arasındaki ses ve yangın geçirmez özelliği bile konu ediliyor. Bu tür hesaplamalar Japonya’da da Türkiye’de de aynı şekilde yapılıyor. Japonya’da şartnameler ve yönetmelikler, geçirilen ve beklenenin üzerinde bir ivmeyle karşılaşılan her yeni depremle beraber yenileniyor. Japonya’da 2011’de meydana gelen ve Fukuşima nükleer santrali kazasına neden olan 9.0 şiddetindeki deprem ve bunun neden olduğu 13 metrelik tsunami sonrasında bina inşaat yönetmelikleri bu defa bu şiddetteki bir depreme dayanacak şekilde yeniden güncellendi. Özet olarak Japonya ve bu kuşakta bulunan ülkeler işi şansa bırakmıyor, gerekli şartlar neyi gerektiriyorsa onu uyguluyorlar.

Türkiye’de depreme dayanıklı inşaatlar…
Japonya’da inşaatlarda yapılan deprem uygulamaları ülkemizde de aynı şekilde yapılıyor. Mühendislik hesaplamalarına göre yapılan ve doğru uygulanan şartlarda binaların yıkılmaması gerekiyor. 30 Ekim 2020 tarihinde İzmir’de yaşanan 6.6 şiddetindeki deprem, beklenenin altında bir ivmeyle geldiği için çözümü olan bir depremdi. Ancak ülkemizde Japonya’daki gibi şartnameler ve yönetmelikler, geçirilen ve beklenenin üzerinde bir ivmeyle karşılaşılan her yeni depremle beraber yenilenmediği ve uygulamada eksiklikler olduğu için maalesef çok yıkıcı oldu. Maddi zararın yanında 117 vatandaşımız da hayatını kaybetti. Maalesef 1. ve 2. deprem kuşağında bulunan ülkemizde yaşadığımız depremlerden ders almayan ilgililer ve sorumlular var. Japonya’daki gibi deprem şartnameleri ülkemizde de olmasına rağmen, inşaatları yenilenen şartnamelere ve “İnşaat Standartları Kanunu”na göre yapmayan müteahhitlerin ve de ciddi denetim yapmayan ilgili sorumlular yüzünden depremlerde çok büyük kayıplar yaşanmaktadır. Geçen hafta Antalya’da 7 katlı bir apartmanın taşıyıcı kolonu patladı. Büyük bir gürültü duyan apartman sakinleri binayı terk ederken, olay yerine gelen ekiplerin yaptığı inceleme sonucu kolonun ciddi yapısal hasar aldığı belirlendi. Yazı ekindeki resimlerden de anlaşılacağı üzere, bu durum bizlere bu apartman inşaatından sorumlu olan müteahhidin ve denetleme sorumlularının görevlerini ciddi yapmadıklarının göstergesidir.
Televizyon haberlerinde, 30 Ekim 2020 İzmir depremini izleyen bir Japon deprem bilimcisi, yıkılan binaların görüntülerini görünce şaşırdığını söylüyor ve arkadaşına: “Türkiye’de afet yönetmeliği var mı? Binalara, inşaat sektöründe kullanılan bir demir parçası olan donatı konuluyor mu?” gibi sorular sorma ihtiyacını hissetmiş. Bu soru bile bizler için çok üzücü bir durum. Unutulmamalıdır ki; güvenlik ve insan hayatından tasarruf olmaz. Deprem, Türkiye’nin gerçeğidir. Bizler, yetkililer, sorumlular tedbirli olmak zorundayız. Hatırlanacağı üzere “deprem dede” olarak anılan, rahmetli Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’nın “Deprem öldürmez, bina öldürür.” sözleri asla unutulmamalıdır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.