bahrivreskala@gmail.comİstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir KulüplerBirliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmirŞube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim VakfıKurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, SualtıYüzme Federasyonları e. Üyesi.
Günümüzde 8 milyar 160 milyona sahip dünyamızda, 208 ülkede 270 milyondan fazla futbolcu tarafından oynanmaktadır. Futbol, 3.5 milyardan fazla taraftarı ile en çok izlenen, dünyadaki en popüler spor dalıdır. Futbol sadece sahada oynanan bir oyun değil, her gün gelişen, neredeyse herkesi etkileyen, ilgilendiren büyük bir endüstridir. Ayrıca spor olarak bakmak da yeterli değildir. Zira yaşanan, yaratılan mücadele ve rekabet ortamında futbola ekonomik değerleri açısından da bakılmalıdır. Futbol takımına veya takımlarına ve bulundukları şehirlere baktığımızda; TV gelirleri, yayın hakları, reklam ve sponsor gelirleri, kombine, karşılaşma başı bilet gelirleri ile birlikte kulübe oldukça iyi gelirler gelmektedir. Ama yanında karşılaşmanın oynandığı şehrin ekonomisine de çok büyük katkısı olmaktadır. Öyle ki; ülkemizde futbolda “üç büyükler” olarak adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray’ın deplasmana gittikleri şehirlerde karşılaşma günü çok büyük bir ticari hareketlilik yaşanır.
İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü görevim sırasında, ismi geçen kulüplerin normal fikstür dışında TFF – Türkiye Futbol Federasyonu yetkili kurulu tarafından verilen yabancı sahada oynama cezasının İzmir’e verilmesi için zamanın TFF Başkanı Şenes Erzik Başkan’dan ricada bulunuyordum. Önemli karşılaşmaların oynandığı şehirlere ekonomik açıdan katkısı, etkisi çoktur. O kadar ki; UEFA’nın organize ettiği Avrupa Kupası finali veya Şampiyonlar Ligi finalinin olduğu şehirlerin belirlenmesine, organizasyonun şehirlerine verilmesini bütün Avrupa ülkeleri talep ediyorlar, mücadele ediyorlar, lobi çalışmaları yapıyorlar.
Peki bir futbol karşılaşması neden bu kadar önemseniyor? Bu sorunun cevabı çok basit. Çok az bir zaman için de olsa karşılaşmaya hava ve kara yoluyla gelen binlerce futbolseverin ulaşım, konaklama, gıda harcamalarına; alışveriş, müze ve benzer ziyaretler için oldukça yüklü harcamalar yapıyorlar. Öyle ki; tüm dünyanın takip ettiği ve FIFA tarafından 4 yılda bir düzenlenen Dünya Kupası, UEFA tarafından düzenlenen ve yine 4 yılda bir düzenlenen Avrupa Futbol Şampiyonası’nın takvim olarak 2 yıl ara ile art arda organizasyonların birbirini kesmeden planlanıyor olması, şampiyonaların heyecanını sıcak tutmak ve şehirlere ekonomik kazanımlar sağlamak amacıyla bu şekilde yapılmaktadır.
Burada amaç, organizasyonları çok iyi ağırlayarak programlarla birbirlerini engellemeden seyircinin dikkatini tek bir noktaya çekmeyi başarmaktır. Her iki organizasyon da çok iyi başarıyor. Bu durum da futbolun doğru veya dolaylı olarak şehirlere sağladığı maddi-manevi katkıları ve etkileridir. Futbol Endüstrisi, milyar dolarlık yayın hakları, sponsorluk anlaşmaları, devasa transfer bütçeleri ve küresel taraftar kitlesiyle çok sayıda paydaşı ve çok fazla değişkeni olan, dünyanın en büyük, en kapsayıcı ve en kolektif organizasyonlarından biridir. Futbol, yalnızca bir spor dalı olmanın çok ötesinde, siyasetten kültüre, kent kimliklerinden ekonomik kalkınmaya kadar birçok alanda derin toplumsal etkiler yaratır. Bu da bizlere futbolun diğer yüzünü, şehir ekonomisine katkısını gösterir.
Dünyada tanınan futbol yazarı Simon Kuper’in ünlü deyimi ile, “Futbol, asla yalnızca futbol değildir.”
Yapılan araştırmalarda, dünyaca ünlü turizm ve spor örgütleri, dünya turizm gelirinin yüzde 32’sinin spor turizminden kaynaklandığını belirtmişlerdir. Son yıllarda turizmle ilişkisi gittikçe artan spor karşılaşmaları, ülkemiz turizmine çok önemli katkılar sağlamıştır. Uluslararası spor organizasyonlarının sayısı ve bu organizasyonlara katılan sporcu sayısı her geçen gün artarken, diğer yandan da profesyonel sporcuların antrenman ve eğitim gibi faaliyetleri için yaptıkları seyahatler de büyük bir hızla gelişen, olağanüstü fırsatlarla dolu bir pazarı turizm ve seyahat ürünü sunucularının önüne getirmektedir.
1985 yılında İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü görevim sırasında Danimarka’nın Vejle kentinde 1891 yılında kurulmuş bir futbol kulübü olan Vejle Boldklub yöneticilerinden biri benden Şubat ayında ülkemizde ılıman iklime sahip bir şehrimizde kamp yapmak istediklerini iletti. Ben de Şubat ayında oldukça iyi iklime sahip Antalya’yı önerdim, kabul ettiler. Antalya ile görüşüp bağlantıyı sağladım. Danimarka’nın birinci liginde mücadele eden Vejle Boldklub futbol takımı Şubat ayında Antalya’ya gelerek uzun süre kamp yaptılar. Bu başlangıç, diğer spor kulüplerinin de her yıl artarak gelmesine sebep oldu.
Bu nedenle Antalya, yabancıların tercih ettikleri önemli bir spor şehridir. Bu da Antalya’nın Avrupa’daki birçok futbol takımı tarafından tercih edilme sebebi oldu. Özellikle Antalya’nın bu alandaki atılımı ile bu pazardaki gelişmeleri, ülkemiz adına çok olumlu oldu. Avrupa’nın birçok büyük futbol takımının Antalya’yı antrenman kampı olarak tercih etmeye başlamaları çok önemlidir. Bu tarihlerde 70 takımın tercih ettiği Antalya’ya bugün dünyanın her bölgesinden kulüpler gelmekte; özellikle devre arasında Antalya’ya kamp için gelen takım sayısı 1.100’den fazla olduğu, bu takımların sadece otellere bıraktıkları döviz miktarının ise tahminlerin üzerinde oldukça yüksek olduğu ifade edilmektedir. Antalya, futbol turizminden, yeni antrenman sahalarının katkısıyla 2.000’in üzerinde takımın Antalya’da kamp yapması beklenmektedir. 2024 yılında 17 milyon 278 bin 103 kişinin geldiği Antalya, tarihinin en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşarak rekor kırdı. Bu sayı içinde kamp yapan sporcuların sayısı da oldukça fazladır.
Unutulmamalıdır ki; “Futbol kulübü, bulunduğu şehrin ve ülkemizin temsilcisidir. Futbol bir şehri, şehir bir kulübü anlatır.”