Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
42,6945
EURO
50,1592
ALTIN
5.898,49
BIST
11.311,31
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
12°C
İstanbul
12°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
11°C
Salı Parçalı Bulutlu
13°C
Çarşamba Açık
13°C
Perşembe Açık
13°C

Bahri VRESKALA

bahrivreskala@gmail.com İstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir Kulüpler Birliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmir Şube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim Vakfı Kurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, Sualtı Yüzme Federasyonları e. Üyesi.

Kaya Balığı ve Ege’nin İncisi İzmir

27.07.2025
459
A+
A-

İzmir’in tarihi: Arkeolojik kazılardan öğrendiğimize göre, İzmir’in kuruluşu günümüzden 8 bin yıl öncesine kadar gitmektedir. Kuruluş tarihi ve sahip olduğu özellikleri ile İzmir bilinmeye ve tanınmaya değer önemli şehirlerden biridir. Yeşilova Höyüğü’nde Ege Üniversitesi’nce yürütülen kazılarda İzmir’de ilk yerleşimin 8 bin yıl önce gerçekleştiğine ilişkin buluntular ortaya çıkarıldı. M.Ö. 800’lü yıllarda ise İzmir diğer yerleşim yerlerinden farklı olarak şehir özelliği olan bir görünüme kavuşmuştu. İlk yerleşim yeri olarak da bugünkü Bayraklı semtinde gerçekleşmişti. İlk çağlarda, Ege Bölgesinde dünyanın en erken ızgara planlı şehri unvanına sahipti. Sokakların birbirini dik kestiği, düzgün geometrik bir planlamaya sahipti. Bulunduğu yer olarak deniz ticaretine elverişli bir özelliğe sahip olması nedeniyle herkesin dikkatini çeken bir şehirdi. Ancak özel konumu yüzünden devamlı saldırılara uğruyordu. Saldırılar sonucunda da şehir olma özelliklerini kaybediyordu ve tekrar ilk köy haline geliyordu. Devamında da yeniden kurularak planlı şehir haline kavuşuyordu. Daha sonraki yıllarda yeniden yapılanmada bugünkü Kadife Kale’nin bulunduğu tepenin yamaçlarında yerleşmeler oldu ve yine dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak tarihteki yerini aldı. İzmir birçok uygarlıklar şehri oldu. Öyle ki, Roma dünyasının en güzel şehirlerinden birisi olarak anıldı. Bizans İmparatorluğu’nun dinsel merkezlerinden birisi ve onun başkenti seviyesinde yeri olan bir şehir olarak kabul edildi. Daha sonra dönemin dünya devleti olan Osmanlı İmparatorluğu’nun bir kıyı şehri oldu. Küçük bir kasabayken dönemin koşulları ve bulunduğu yerin sağladığı imkânlar sonucu, Akdeniz dünyasının en önemli liman kentleri arasında yer aldı. XVII. yüzyıldan itibaren Osmanlı İmparatorluğu’nun dünyaya açılan kapısı olma özelliğini kazandı. Günümüzde İzmir olarak kullandığımız isim, Smyrna kelimesinin İzmir’e dönüşmüş şeklidir. Smyrna kelimesinin Smira, Lesmira, Zmirra, İsmira, Samorna veya Smurna olduğu da iddia edilmektedir. Günümüzde İzmir olarak kullanılmaktadır.

Günümüzde İzmir: 1950’li yıllara kadar tarihten gelen güzelliklerini koruyan Ege’nin incisi İzmir, maalesef yanlış yönetimler sonucunda büyümüş ama eski güzelliklerini kaybetmiş bir şehir olarak karşımıza çıkmıştır. İzmir’i yönetenlerin geleceğe dönük uzun vadeli projeler yerine kısa vadeli günü kurtarma projelerine öncelik vermeleri bana göre çok büyük bir hatadır. Halbuki günümüzde birçok gelişmiş ülkede şehirlerin tarihi olduğu gibi korunmuş, günün koşullarına göre tarih korunarak yeni yerleşim bölgeleri sağlanmış ve modern şehirler kurulmuştur. Şehirleri yönetenlerin geleceğe dönük uzun vadeli projeleri tercih ederek planlamalarını geleceğe göre yapmaları önemlidir ve kesin olarak şarttır.

Kaya Balığı: Çocukluğu Alsancak Kordon’da geçen ve 69 yıldır İzmir’de yaşayan, eski güzel günleri gören ve yaşayan bir İzmirli olarak kendimi şanslı hissediyorum. 1950’li yıllarda Gündoğdu Meydanı’nda pırıl pırıl olan körfezde olta ile balık avlıyordum. Çok da balık vardı. Ancak zaman zaman oltama “kaya balığı” takılıyordu. Ben de bundan hiç memnun olmuyordum ve tuttuğum kaya balığını denize geri atıyordum. Ancak öğrendim ki, benim beğenmediğim kaya balığı temiz suda yaşayan balıkmış. Devamında çocukluğumda Alsancak’ta Kordon’da denize girip yüzüyordum. Ama günümüzde bunların hepsi hayal oldu. Uzun yıllar körfezdeki kötü kokular yüzünden hepimiz, İzmir’de yaşayanlar olarak rahatsız oluyorduk. Bazı yerel sorumlu yöneticiler seçim vaatlerinde “mavi körfez, yeşil İzmir” sloganını kullanıyorlardı. Bazıları da şu tarihte “İzmir körfezinde girip yüzeceğiz”, “Karşıyaka Bostanlı–Üçkuyular arasında denizde köprü ile ulaşım” ve hayatımızı kolaylaştıracak, İzmir’i güzelleştirecek, ulaşım ve benzer geleceğe dönük uzun vadeli projeler ile ilgili açıklamalar yapıyorlardı. Açıklamaların hepsi güzel ve doğru. Hepsi olabilen ve olması gereken konular, vaatler; ama ne yazık ki hiçbiri olmadı, olamadı. Öyle ki; geçen aylarda İzmir körfezinin pisliği görsel ve yazılı basında uzun günler haber olmuştu. Bu durum, cennet ülkemizin “Batı’ya açılan ilkler şehri İzmir” için çok acı bir durumdur.

İzmir’de Ulaşım: 1950’li yıllarda Karşıyaka’dan Üçkuyular’a kadar sahil boyunca iki katlı cumbalı evler vardı. İzmir’imizin imbatı harikaydı. Peki günümüzde söz ettiğim sahil boyunca iki katlı cumbalı evler var mı? Hayır maalesef yok. İleriyi göremeyen yönetimlerin yanlış projeleri yüzünden sahil boyunca iki katlı cumbalı evler yerine 10 katlı “Çin Seddi” gibi İzmir’imizin imbatını, rüzgârını kesen bitişik nizam apartmanlar yapıldı. Bana göre yapılan çok yanlış bir şehir planlamasıdır, çok yazık. Bu tür yanlış projeler yüzünden hem İzmir’in tarihi yok edildi hem de ulaşımda sıkıntılar yaşanmasına sebep oldu. Öyle ki; özellikle sabah ve akşam üzerleri özel araçla bir yere gitmek çok uzun sürede oluyor.

100 km’lik tramvay hattı: 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığımda başkan seçilebilseydim, ulaşımla ilgili; Karşıyaka Sasalı–Yüksek Teknoloji ve devamında Çeşme’ye uzanan ve sahilden giden 100 km’lik tramvay projem hayata geçirilecekti. Söz konusu proje ABD’de (Amerika’da) çok uzun yıllar şehir planlaması ile ilgili resmi kurumda görev yapmış bir İzmirli mimar-planlamacının Amerika’da iken İzmir için hazırladığı, tarafımca da uygun görülmüş ve seçim çalışmalarımda seçmenlere vaat etmiştim. Ne acıdır ki rakip adaylar bu projem için bana “hayal âlemindesin” demişlerdi. Halbuki bir işi düşünmek, projesini çizdirmek, işin yarısını bitirmek demektir. Uzun vadeli projeler en uygun ve ideal projelerdir. Bütün mesele vaat edilen projeyi hayata geçirmektir.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.