Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
44,9292
EURO
52,7392
ALTIN
6.824,35
BIST
14.375,40
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
10°C
İstanbul
10°C
Yağmurlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
15°C
Cuma Parçalı Bulutlu
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
19°C
Pazar Parçalı Bulutlu
19°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

Avrupa’dan Erken Dönüş Ve  Kerem Aktürkoğlu Yanılgısı

11.08.2025
369
A+
A-

Futbolcularımız, Avrupa kulüplerinde kalıcı olamıyor. Çünkü, Avrupa kulüplerinin yönetim ve profesyonellik anlayışı, oyuncudan oyuna değer katma beklentileri, antrenman ve oyun disipleri, yaşam tarzlarına uyum noktasında zorlanıyorlar. Kendilerini geliştir(e)miyorlar.

Geçmişte aynı kaderi paylaşan futbolcu mazaretlerini anımsatmak gerekirse; eşim istemedi, dil sorunu yaşadık, kültürleri çok farklı, çok sıkıldık, uyum sağlayamadık veya Türkiye’yi özledik vb  mazaretlerin arkasına sığınıyorlar. Bunların, yerelde olabilir, genelde akılcıl olmayan mazaretler olduğu söylenebilir.

Avrupa deneyimini yarıda bırakan bir futbolcu ne kadar mazaret ileri sürüyorsa, bizlere “futbol eğitimi ve kültürü, kariyer planlaması, problem çözme becerisi, profesyonellik anlayışı ve vizyon adına basit düşündükleri hakkında” o kadar çok şeyler söylüyordur. Bu durumda, yerine getirilmemiş beklentilerde her cevap yeni bir soru durumuna düşer.

Avrupa transferlerinde; yeni bir ülke, farklı bir dil, değişik kültürler, yabancı bir sosyal çevre gibi sorunlara yenik düşmekle bu sorunların üstesinden gelmenin tek koşulu futbolcunun eğitim ve kültür düzeyinin yeterli olup olmaması, göstermesi gereken çaba verilmesi gereken mücadelenin verilip verilmemesi, zorluklara karşı sabırla direnip direnmemesidir. Yani, eğitim ve kültür kazanımlarının ideallerinin gerisinde kalmamasıdır.

Futbolunu geliştirmek, kariyerini yükseklere taşımak ve tanınırlığını artırmak için tercih edilen Avrupa kulüplerinde bir futbolcunun kalıcı olması; gelişimini sürdürmesi, değer ve gücünün bilincine varmış olması, hayata farklı gözle bakması, uyum kabiliyetinin geliştirmesi eğitim ve kültür kazanımlarından edineceği bilgi ve bilinç kazanımları temel bir rol oynamaktadır. Futbol yetenekleriyle kalıcılığı düşünmek büyük bir yanılgıdır.

Kestirilebilir sonuçlar olarak, bunlar transfer olmadan önce alt yapılarda edinilmesi gereken kazanımlar sosyal değişime hazır bulunurluk sağlaması açısından önemlidir. Aksi durumda, Avrupa’ya transfer olan, ülkedeki yaşantısına takılıp kalmış bilgi ve bilinç kazanımlarından yoksun her futbolcu için sözleşme maddesine dönerci dükkânı, lahmacun fırını ve et lokantası açmayı, Türk mahallesi oluşturmayı, sıra gecesi düzenlemeyi ilave etmek gerekir!

Özetle, Uluslararası düzeyde futbol oynayacak bir futbolcunun, yeni gittiği bir ülkede “nasıl” yaşayacağını öğrenmesi gerekir. Kariyer yönetimine uygun olarak yeteneklerini eğitim ve kültürle birleştirip saha performansına yansıtması beklenir. Çünkü yeni ortama uyum sağlaması, sosyal insan olması, sorumluluk alması ve zorluklarla mücadele etmesi profesyonelliğinin bir gereğidir. Bu süreçte, Avrupa kulüplerine transferi söz konusu olan her Türk futbolcusunun, 30 yaşında Glaskow Rangers’a transfer olup 8 yıl Blackburn Rovers’ta forma giymiş Tugay Kerimoğlu’nu örnek almalarını önerebilirim.

Şimdi de Kerem Aktürkoğlu transferine gelelim!

Galatasaray’dan Benfica’ya transfer olan ve kısa sürede medyada İngiliz kulüplerinin transfer gündeminde haberleri yapılan olan milli futbolcumuz Kerem Aktürkoğlu’nun sürpriz bir kararla Fenerbahçe’ye transfer olması ibretlik bir öykü olur.

Fenerbahçe’nin, Kerem Aktürkoğlu transferi bir “amaç” değil “araç” transferidir. Teknik anlamda benzer özelliklere sahip Emre Mor ve Cengiz Ünder’i gözden çıkarıp yaklaşık iki kat fiyatına, Kerem transferinin yapılması ihtiyaçtan çok iki kulüp arasındaki rekabet, yöneticilerin ego savaşı, psikolojik üstünlük kurma çabası olarak yorumlanabilir.

Psikolojik üstünlük gönderilmiş bir futbolcu üzerinden olmayacağını, gönderilmemesi için çaba sarf edilen futbolcu için olacağını hatırlatmakta fayda var.

Hegel’in dediği gibi “Akılcı olan gerçektir.” Kerem’in kariyer planlaması yaparken bilinçaltında eski kulübü ve taraftarları ile hesaplaşma duygusunu unutması ve gerçekçi olması gerekir.

Transfer gerçekleşirse, ne olacak?

Daha önce benzerinin tekrarı olarak: “Ben çocukken Fenerliydim” sözleri, maçlarda sürekli didiştikleri Mert Hakan’la samimiyetsiz bir dostluk fotoğrafı, eski kulübüne sosyal medya hesabı üzerinden “göndermeler” yani futbolun istenmeyen yüzünü bir kez daha mı göreceğiz?

Türk futbolu adına tek ümidimiz, “Tarihin tekerrür etmemesi”, Kerem Aktürkoğlu’nun Arda Turan’ın Barcelona dönüşü yaşadıklarını yaşamaması, futbol programlarının ateşli tartışma konusu haline gelmemesi ve değerin değersizliğe dönüşmemesidir.

Yanılgıları gerçeğe dönüştüğü için geleceği pek parlak olmayan “Kök aldığı toprağı değiştikten sonra çürüyüp giden meyve ağaçları gibi yok olup giden” Tanju Çolak, Fatih Akyel, Serdar Aziz ve Cenk Tosun örneklerinden ders almasıdır.

İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi “Târîh”i “tekerrür” diye ta’rîf ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.