bahrivreskala@gmail.comİstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir KulüplerBirliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmirŞube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim VakfıKurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, SualtıYüzme Federasyonları e. Üyesi.
Bütçe, belirli bir dönem içinde gelirlerin ve giderlerin planlanması, organize edilmesi ve takibinin yapıldığı bir planlama, bir hesap özetidir. Diğer bir deyişle, bir kurumun, firmanın mali tablolarının kullanımıyla o kurumun zayıf veya güçlü olduğu yanlarını ortaya koyma çalışmasıdır. Mali planlama ile yatırım değerinin en üst seviyelere çıkarılmasına yardımcı olacak kararlara ulaşmak mümkündür.
Ülkemizde var olan 17 bakanlıktan biri de Gençlik ve Spor Bakanlığıdır. Görevi; spor alanında uygulanacak politikaların tespit edilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan çalışmaları yapmaktır. Bu çalışmalarda amaç, spor için gerekli spor tesislerini hizmete sunarak vatandaşları ve gençlerimizi spora yönlendirmektir. Bunun için de mali açıdan bütçesinin günün koşullarına göre olması gerekir. Kasım 2024 tarihinde Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, 2025 yılı için öngörülen bütçenin 231 milyar 922 milyon 274 bin lira olduğu bildirilmişti. Bilindiği üzere; bütün bakanlıkların hizmetlerini ve yatırımlarını yapabilmeleri için belli bütçeleri vardır. TBMM’de yapılan bütçe görüşmelerinde bakanlıkların yapacakları yatırımları, hizmetleri ve faaliyetleri değerlendirilmekte, yapılan müzakereler sonunda bütçeleri kesinleşmektedir. Kesinleşen bütçelerine göre de yatırımlar ve hizmetler yapılmaktadır. Tabii ki her bakanlığın bütçesi önemlidir. Ancak bana göre günümüzde Gençlik ve Spor Bakanlığının bütçesinin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Bu görüş doğrultusunda Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesi değerlendirildiğinde Spor Bakanlığının hizmet ve faaliyetleri ile doğal olarak Kültür ve Turizm, Dışişleri, Sağlık, Millî Eğitim ve İçişleri bakanlıklarının da görevlerini dolaylı olarak gerçekleştirdiği görülmektedir.
Spor yapan gençlerimiz, ülkemizi temsilen yurt dışında katıldıkları müsabakalarda başarılı olduklarında Millî Marşımızın çalınması, bayrağımızın göndere çekilmesi ülke olarak hepimizi gururlandırmaktadır. Hatırlanacağı üzere A Millî Futbol Takımımız dünya üçüncüsü, Galatasaray Futbol Takımımız Avrupa Şampiyonu, Fenerbahçe Basketbol Takımımız Avrupa Şampiyonu, Kadın A Millî Voleybol Takımımız dünya birincisi olduklarında yabancı görsel ve yazılı basında, Avrupa ve dünya spor gündeminde hep cennet ülkemiz Türkiye vardı. O kadar ki bazı ülke vatandaşlarına Türkiye sorulduğunda algılamakta zorlanmakta, hatta bir fikirleri olmadığını belirtmekteydiler. Ancak aynı kişilere Galatasaray dendiğinde ülkemizi hatırlıyorlardı. Benzer şekilde yurt dışında yapılan kültürel faaliyetlerle de ülkemizin tanıtımı yapılmaktadır. Bu örnekler bile Gençlik ve Spor Bakanlığının ülkemizin tanıtımı konusunda bütçesinden sınırsız harcama yapan Kültür ve Turizm ile Dışişleri Bakanlıklarının görevlerini yaptığının belirgin bir göstergesidir.
Spor yapanların, yapmayanlara göre doğal olarak sağlıkları daha iyidir. Sporcular devamlı formda olmak için düzenli spor yapmakta, yaşantılarına dikkat etmektedir. Spor sayesinde hasta sayısında azalma olduğundan Sağlık Bakanlığının işi de hafiflemekte, buna bağlı olarak da bütçe giderleri azalmaktadır.
Başarılı sporcuların hayatları incelendiğinde, eğitimlerinde de çok başarılı oldukları, iş hayatlarında daha sağlıklı ve ciddi projelere imza attıkları görülmektedir. Düzgün ve sağlıklı bir yaşama sahip olan sporcular, disiplinli hayatlarını eğitimlerinde de gerçekleştirdiklerinden dolayı başarı kendiliğinden gelmektedir. Ama günümüzde ne yazık ki imtihanlara hazırlıklar nedeniyle çocuklar, yetiştirme kursları, okul-ev üçgeni arasında sıkışıp kalmakta, birçoğu spora zaman ayıramamaktadır. Halbuki İsveç, Norveç, Amerika gibi gelişmiş birçok ülkede spor eğitimin ayrılmaz önemli bir parçasıdır.
Devlet, gençleri alkol bağımlılığından, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır. Sporcuların neredeyse tamamına yakını kendilerini spora verdiklerinden başarılı olabilmek için spordan başka bir şey düşünmüyorlar. Dolayısıyla kötü alışkanlıkları, terörle bağlantıları ve benzer yanlış davranışları yok veya yok denecek kadar azdır. Burada da spor sayesinde İçişleri Bakanlığının işleri ve mali giderleri azalmış olur.
Görüleceği üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının hem işleri hem de bütçe giderleri Gençlik ve Spor Bakanlığı sayesinde azalmaktadır. Günümüzde spor ekonomisinin yeri çok farklıdır. Dünya şampiyonaları, olimpiyatlar ve benzer uluslararası spor organizasyonlarını kendi ülkelerinde yapabilmek için devletler yoğun kulisler yapmakta, kıyasıya bir yarış içine girmektedirler. Bu da sporun gücünü ve etkisinin çok açık bir göstergesidir. Hatırlanacağı üzere yıllar önce Çin’de yapılan kulüpler arası masa tenisi karşılaşmalarında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Nixon ile Çin Başkanı masa tenisi karşılaşmalarını birlikte izlemişler ve iki ülke arasındaki var olan soğukluk gitmiş, yerine ülkeler arası sporla kazanılan dostluk gelmişti.
Peki ne yapılabilir, ne yapılmalıdır, bütçeler nasıl olmalıdır? diye sorulduğunda cevap olarak, ismi geçen bakanlıkların bütçelerinden bir kısmının Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesine aktarılması veya Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesinin artırılmasının çok yararlı olacağı görülecektir.
Bakanlıklar arası diyalog ve karşılıklı iş birliği esastır. 86 milyonluk ülkemiz nüfusunun büyük bir kısmını gençlerimiz oluşturmaktadır. Dünya lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk ülkemizi emanet etmiştir. Ve de “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.” derken spora verdiği önemi ve değeri belirtmiştir.