Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
43,2840
EURO
50,8094
ALTIN
6.586,45
BIST
12.805,81
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
6°C
İstanbul
6°C
Az Bulutlu
Çarşamba Çok Bulutlu
9°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C
Cuma Hafif Yağmurlu
12°C
Cumartesi Çok Bulutlu
13°C

Nursel GÜLAY

nurselgulay@gmail.com 1945'te İzmir'de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti. Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu'nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından 'İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır' organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.

Göçten Güce (1. Bölüm)

20.11.2025
105
A+
A-

Türk Spor Ajansı’ndaki köşemde bugünden itibaren birkaç bölümden oluşan yeni bir başlıkla ilerlemek istiyorum:
“Göçten Güce.”
Bu dizi boyunca, yaşamlarını uzun yıllar yurt dışında sürdürürken Türk vatandaşı olarak Türkiye’ye yerleşen; millî takım adına sayısız müsabakaya katılan, başarılarıyla adından söz ettiren ve göğsümüzü kabartan sporcu kardeşlerimize yer vereceğim.

Bu yolculuğun ilk konuğu ise: Aysel Taş.
Göçten Güce: Türk Sporuna İz Bırakan Kadın
Bulgaristan’dan İzmir’e uzanan bir hayat… Cirit atarken sadece mesafe değil, umut da kazandı. Aysel Şevketova Taş’ın azim, emek ve sporla örülü hikayesi.
Yıllar önce, Bulgaristan’ın Haskova kentinde yapılan bir atletizm yarışmasında tanıdım Aysel Şevketova’yı. O dönem Bulgaristan adına gençler kategorisinde yarışıyordu. Tribünlerde onun adını fısıldıyorlardı: “Bu kız çok yetenekli, geleceği parlak.”
Benim dikkatimi çeken yalnızca yeteneği değil, gözlerindeki o kararlı ışıktı. Bir süre sonra Türk kökenli bir aileden geldiğini öğrendim. İçimden bir ses, bir gün yollarımızın yeniden kesişeceğini söyledi.
O yıllarda Bulgaristan’daki politik atmosfer gergindi. Türk kökenli ailelerin üzerindeki baskılar artıyor, gençlerin gelecek umutları daralıyordu. Aysel’e dönüp şöyle demiştim:
“Bak Aysel, yakın zamanda burada işler zorlaşabilir. Eğer bir gün Türkiye’ye gelmek istersen, ben sana İzmir’de yardımcı olurum. Bu benim telefonum, bir gün aramak istersen…”
Ve bir gün gerçekten aradı. Telefonda ilk söylediği şey hâlâ kulaklarımda:
“Aysel sesliyor.”
Bu sade cümle, hem bir kararlılığın hem de yeni bir hayatın başlangıcıydı.
Kısa süre sonra İzmir’e geldi. İlk günlerde İzmir Büyükşehir Belediyesi atletizm biriminden destek alarak misafirhanede kaldı. Ardından uzun bir aradan sonra yeniden antrenmanlara başladı. Cirit atma disiplininde usta antrenör Muzaffer Yılmaz ile çalışmaya koyuldu.
Zamanla Aysel yalnızca bir sporcu değil, bir köprü oldu. Eşi Şevket Taş güreş antrenörüydü, oğlu da sporun içinde büyüdü. Aile İzmir’in bir parçası haline geldi. Aysel yarım kalan Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği eğitimini Manisa’da tamamladı. Şevket Taş ise İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde güreş antrenörü olarak görev yaptı. Artık onlar sadece misafir değil, bu şehrin üreten, yetiştiren, örnek bir spor ailesiydi.
Aysel’in hikayesi yalnızca bir göç öyküsü değil; Türk sporuna katılmış bir azmin, bir kadının yeniden doğuşunun hikayesidir.
Bulgaristan’da başladığı atletizm yolculuğunu Türkiye’de sürdürdü; genç sporculara örnek oldu, oğlunu yetiştirdi, çevresindekileri spora kazandırdı.
Köklerinden getirdiği disiplinle Türk sporunun hem teknik hem de insani zenginliğine katkıda bulundu.
Bugün geriye baktığımda görüyorum ki Aysel, sadece ciriti uzağa fırlatmadı — aynı zamanda gelecek kuşak kadın sporculara bir yol açtı.
Cesareti, sessiz gücü ve inancı, onu izleyen herkesin kalbine kazındı.
Benim için Aysel’in hikayesi, bir telefonun ucundaki o ilk cümleyle başladı: “Aysel sesliyor.”
Ama aslında o günden sonra, Türk sporu Aysel’in sesiyle biraz daha gürleşti.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Çiçek dedi ki:

    Eline sağlık, çok iyi ve çok yararlı bir konuya değinmişsin . Göç ve güç… Bu değerleri tanımalı ve tanışmalıyız.