nurselgulay@gmail.com
1945'te İzmir'de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu'nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından 'İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır' organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.
Göç bazen yalnızca bir yer değiştirme değildir.
Bazen bir çocuğun kaderi, bir ailenin cesareti ve bir ülkenin geleceği de o yolculuğun içine sığar.
Bu yazı, Türkiye Cumhuriyeti kimliğiyle Kanada’da büyüyen, Amerika’da güçlenen ve sonunda ay-yıldızlı bayrağın altına yürüyen bir sporcunun hikâyesi.
24 Ekim 2002’de İstanbul’da dünyaya gelen Emre Dodanlı, ailesiyle birlikte henüz küçük yaşlarda Kanada’ya göç etti. Ontario eyaletinde başlayan bu yeni hayat, Emre için sadece bir okul ya da yeni bir ülke değil; jimnastikle kuracağı uzun soluklu bir ilişkinin de başlangıcı oldu.
Uzakta Başlayan, Merkezde Büyüyen Bir Yol
Kanada’da aldığı temel eğitim ve disiplinli çalışma alışkanlığı, Emre’nin yeteneğini kısa sürede görünür kıldı. Jimnastik, onun için bir spor dalından öte, bir dil hâline geldi. Zamanla bu dil, Amerika’ya uzandı.
Emre’nin yolu, ABD’nin en köklü üniversite takımlarından biri olan Oklahoma Sooners ile kesişti. Burada, baş antrenör Mark Williams ile yaptığı çalışmalar, onu üst düzey rekabetin içine taşıdı. NCAA arenasında sergilediği performans, yalnızca bireysel başarılarla değil, takım ruhuyla da dikkat çekti. Emre artık uluslararası düzeyde izlenen, takip edilen bir sporcu olmuştu.
Bir Telefon, Bir Israr, Bir Milli Forma
Her başarı hikâyesinin bir kırılma anı vardır.
Bu hikâyede o an, geleneksel bir Türk aile buluşmasında çalan bir telefonla başladı.
Atletizm milli takımından eski yol arkadaşım Osman Karol, bana şunu söyledi: “Nursel, sen ritmik jimnastik hakemisin. Federasyona Emre’yi anlatmalıyız. Burada çok başarılı. Bu sporcuyu milli takıma kazandırmalıyız.”
Sorumluluk duygusuyla hemen yetkililere ulaştım. Ancak gelen yanıt, bürokratik bir soğukluk taşıyordu: “Kanada’dan bir sporcu getirmek, izlemeden mümkün değil. Mevzuat buna izin vermiyor.”
Bu noktada hikâyenin yönü değişti. Emre’nin ailesi devreye girdi. Özellikle dayısının girişimleriyle Emre, ilk milli takım seçmelerine katılma hakkı kazandı. O seçmeler, yalnızca bir deneme değil; Türk jimnastiği için tarihi bir kapının aralanmasıydı.
Ay-Yıldızlı Formayla Tarihe Yazılan Bir Adım
Emre Dodanlı, 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye Milli Takımı kadrosunda yer alarak, bir ilki başaran ekibin parçası oldu. Uzun yıllar sonra Türkiye, erkek artistik jimnastikte takım olarak olimpiyat sahnesindeydi.
Eğitimi ve sporu birlikte yürüten bu süreçte, Emre Amerika’da burs imkânı da elde etti. Bugün, Bolu Gençlik Spor Kulübü sporcusu olarak milli formayı taşıyor. Genç yaşına rağmen, ülkenin önde gelen sporcuları arasında anılıyor.
Bu Hikâye Sadece Bir Spor Hikâyesi Değil
Bu yazı, yalnızca Emre Dodanlı’nın başarılarını anlatmak için kaleme alınmadı. Bu hikâye; göç eden ailelerin çocuklarının, doğru zamanda doğru kapılar açıldığında neler başarabileceğinin kanıtı.
Bir annenin, bir babanın, bir ailenin ülkesinden kopmadan başka ülkelerde kök salabileceğini; o köklerin bir gün yeniden vatana güç olarak dönebileceğini gösteren bir örnek.
Emre Dodanlı, bugün yalnızca bir sporcu değil.O, Türkiye’nin sınırları dışında büyüyüp, Türkiye için yarışan bir kuşağın sesi.
Ve bu ses, daha çok duyulmayı hak ediyor.
1945’te İzmir’de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından ‘İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır’ organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.
Şu anda ferdi branslarda en iyi olduğumuz.cimnastik olduğunu görüyoruz. Bundan federasyon baskanimiz Suat Çelen’in katkısı çok büyüktür, kendisine teşekkür ederim.
Halen gelecege ışık tutmak sporcuları tanıtmak bireysel araştırmalarınla seninle gurur duyuyorum.Nursel abla
Bu sporcunun Kanada’daki serüvenini ilk ağızdan dinlemiştim. Sonraki yıllarında basından takip ettim.
Şu anda ferdi branslarda en iyi olduğumuz.cimnastik olduğunu görüyoruz. Bundan federasyon baskanimiz Suat Çelen’in katkısı çok büyüktür, kendisine teşekkür ederim.