Doğum Yeri ve Tarihi: Ankara, 23 Aralık 1964
Ankara Üniversitesi Basın Yayın YO mezunu.
Başta Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere Bakanlık ve Başbakanlık Müşavirlikleri, Bakan Danışmanlığı, Başbakan Özel Kalem Müdürlüğü görevlerinde bulundu.
Başak Sigorta, Ankaragücü Spor Kulübü, Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği, 12 Dev Adam’ın tarihi başarısında yaptığı çalışmalarla dönemin en başarılı Basketbol yöneticisi ödülünü aldı. TBF SUG Komitesi Başkanı/ Başdanışmanlık, Akşam ve Habertürk Spor Yazarlığı görevlerinde bulundu.
2006- 2024 yılları arasında Türkiye Futbol Federasyonu Engelliler Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak görev yaptı, engelliler futbolunun dünya markası olması konusunda öncü bir rol oynadı. Engelliler Futbolunun yatay gelişimi konusunda ve özellikle de dünya çapında başarılarda imzası oldu.
TMOK Kongre Üyesi, TMOK Anma ve Onurlandırma Komisyonu Üyesi, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Divan Kurulu Üyesi
4 Nisan’da TMOK’un Seçimi: İsim Değil, Liderlik Oylanacak
Bir süredir aynı sorunun etrafında dönüp duruyorum: Türk sporunda gerçekten neyi değiştirmek istiyoruz?
İsimleri mi, yoksa zihniyeti mi?
Birkaç hafta önce bu köşede, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK)’un artık rutinin dışına çıkması gerektiğini yazmıştım.
Alışkanlıklarla yönetilen, kendi içine kapanan bir yapının Türk sporuna yeni bir hikâye yazamayacağını söylemiştim.
Ardından kaleme aldığım yazıda ise bu kez fotoğrafı biraz daha genişletmiş, TMOK ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasındaki ilişkiye odaklanmış ve Türk sporunun asıl ihtiyacının “denge” olduğunu vurgulamıştım.
Çünkü bizde çoğu zaman sorun kapasite değil, koordinasyon.
Aynı hedefe bakması gereken kurumlar farklı yönlere kürek çekiyor.
Yetki var ama uyum yok.
İyi niyet var ama ortak akıl yok.
Ve bunun bedelini en çok uluslararası arenada ödüyoruz.
Şimdi ise önümüzde çok daha kritik bir eşik duruyor: 4 Nisan’daki olağanüstü seçimli kongre!
Bu kez mesele sadece bir başkan seçmek değil.
Mesele, TMOK’un nasıl bir akılla yönetileceğine karar vermek.
***
İçeride denge, dışarıda güç
Takvim kimseye konfor alanı bırakmıyor.
İstanbul’un ev sahipliği yapacağı Avrupa Oyunları 2027 kapıda.
Hemen arkasından Türkiye’nin güçlü şekilde dillendirdiği Olimpiyat Oyunları 2036 adaylığı var.
Bu hedefler “idare eden” bir yönetimle taşınamaz.
Merkezi yönetimle uyumlu,
Federasyonlarla aynı dili konuşan,
Yerel yönetimleri sürece katan,
Ama aynı zamanda uluslararası masada kendi ağırlığını koyabilen bir yapı şart.
Çünkü içeride birlik olmadan dışarıda lobi kurulmaz.
Güçlü bir ülke desteği olmadan uluslararası güven inşa edilemez.
***
Uluslararası arena: Satranç mı, Go mu? Bir gerçeği kabul edelim: Uluslararası spor diplomasisi romantik bir alan değil.
Orası tam anlamıyla bir strateji masası.
Avrupa’da satranç oynarsınız.
Her hamlenin hesabı vardır.
Bazen bir taşı feda eder, oyunu beş hamle sonra kazanırsınız.
Uzak Doğu’da ise başka bir akıl devrededir.
Çinlilerin ve Japonların “Go” dediği oyunda zafer tek hamleyle gelmez.
Alanı sabırla kuşatırsınız. Gücü yavaş yavaş biriktirirsiniz.
Kazanç en sonda kendiliğinden gelir.
Yani biri hesap, diğeri sabır.
2036 yolculuğunda Türkiye’nin karşısına çıkması muhtemel en güçlü adaylardan biri Hindistan ise,
Bizim de hem satranç bilen hem Go oynayabilen bir yönetime ihtiyacımız var.
Sadece spor yöneticisi değil;
Aynı zamanda diplomasi bilen, ilişki kuran, dünya siyasetini okuyan bir lidere…
Çünkü artık mesele sadece tesis yapmak değil.
Masada söz sahibi olmak.
***
Çatlakları saklamak değil, altınla birleştirmek
Bugünkü TMOK’a baktığımda bazen çatlak bir kristal görüyorum.
Hâlâ parlak.
Hâlâ değerli.
Ama kırılgan.
En küçük sarsıntıda dağılabilecek bir yapı.
Tam burada Doğu’nun zarif bir öğretisi geliyor aklıma: Kintsugi.
Kırılan porseleni atmak yerine, çatlaklarını altınla birleştirmek…
Kusuru gizlemek değil, onu değere dönüştürmek.
Belki de TMOK’un ihtiyacı olan tam olarak bu.
Sorunları halının altına süpüren bir yönetim değil,
O çatlakları kabul edip kurumu daha güçlü hale getiren bir anlayış.
Çünkü kurumlar da insanlar gibi…
Hatalarını saklayarak değil, onlardan öğrenerek büyür.
***
Son söz net!
Hiçbir başkan tek başına mucize yaratamaz.
Ama doğru lider, doğru ekiple birlikte bir zihniyet dönüşümü başlatabilir.
4 Nisan’da sandığa gidecek olanlar aslında bir isme değil, bir anlayışa oy verecek.
Ya alışkanlıkları seçeceğiz,
Ya da vizyonu.
Ya koltuğu dolduran bir yönetim olacak,
Ya da dünyada oyun kuran bir TMOK.
Bu kez gerçekten karar zamanı.
Doğum Yeri ve Tarihi: Ankara, 23 Aralık 1964
Ankara Üniversitesi Basın Yayın YO mezunu.
Başta Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere Bakanlık ve Başbakanlık Müşavirlikleri, Bakan Danışmanlığı, Başbakan Özel Kalem Müdürlüğü görevlerinde bulundu.
Başak Sigorta, Ankaragücü Spor Kulübü, Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği, 12 Dev Adam’ın tarihi başarısında yaptığı çalışmalarla dönemin en başarılı Basketbol yöneticisi ödülünü aldı. TBF SUG Komitesi Başkanı/ Başdanışmanlık, Akşam ve Habertürk Spor Yazarlığı görevlerinde bulundu.
2006- 2024 yılları arasında Türkiye Futbol Federasyonu Engelliler Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak görev yaptı, engelliler futbolunun dünya markası olması konusunda öncü bir rol oynadı. Engelliler Futbolunun yatay gelişimi konusunda ve özellikle de dünya çapında başarılarda imzası oldu. TMOK Kongre Üyesi, TMOK Anma ve Onurlandırma Komisyonu Üyesi, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Divan Kurulu Üyesi