Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
44,7608
EURO
52,8555
ALTIN
6.898,16
BIST
14.201,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
14°C
Cumartesi Az Bulutlu
15°C
Pazar Hafif Yağmurlu
15°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C

Nursel GÜLAY

nurselgulay@gmail.com 1945'te İzmir'de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti. Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu'nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından 'İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır' organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.

Bir Kapının Açılış Hikâyesi: Karpuzkaldıran

16.04.2026
20
A+
A-

Bu haftaki yazımda sizlere Antalya Karpuzkaldıran’daki, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait dinlenme tesislerinde yaşadığım unutamadığım bir anıyı anlatmak istiyorum.

Yıl 1976. Devlet memuru olarak göreve başladığım ilk yıl. Temmuz ayıydı. İzmir İl Müdürlüğü’nde yaz dönemi nedeniyle birçok çalışan izinliydi. Spor servisinde ciddi bir eksiklik vardı. Aslında antrenör kadrosuna atanmış olmama rağmen, İl Müdürümüzün uygun görmesiyle spor servisinde görevlendirildim.

İlk günlerimde haftalık bülten hazırlanmasından bisiklet ve atletizm branşlarına kadar pek çok işin içinde buldum kendimi. Açıkçası bu dönem benim için çok kıymetli bir okul oldu. Atletizm dışındaki branşların nasıl yürütüldüğünü, organizasyonların nasıl planlandığını dosyaların arasında öğrenme fırsatı yakaladım.

O günlerde bana verilen ilk ciddi görev, Antalya’da yapılacak Türkiye Şampiyonası kapsamında milli takım seçmelerine katılacak olan atletizm kros takımının sorumluluğuydu.

İzmir takımımızla birlikte Antalya’ya vardığımızda, ilk geceyi bulabildiğimiz bir otelde geçirmek zorunda kaldık. Ancak şartlar son derece zordu. Antalya yazlık bir yer olduğu için odalarda ne kalın yorgan vardı ne de battaniye. Sporcular ince pikelerle örtünmeye çalıştı. Üst üste ne bulduysak koyduk ama yine de hepimiz sabaha kadar üşüdük. Çocukların titrediğini görmek içime dokundu.

Ertesi sabah İl Müdürlüğü’ne giderek kalabileceğimiz uygun bir tesis ya da misafirhane olup olmadığını sordum. Aldığım cevap açıkçası pek iç açıcı değildi. “Herkesin kendi sporcuları için kullandığı yerler var ama şu an boş yer yok,” dediler. Ardından da bir yerden bahsettiler ama eklediler: “Orası size uygun değil.”
“Nasıl bir yer?” diye sordum.
Kara Kuvvetleri’ne ait, üst düzey komutanların kullandığı bir tesis olduğunu söylediler.
“Beni oraya götürecek bir araç temin eder misiniz?” dedim. “Gidip durumumuzu kendim anlatmak istiyorum.”
Sağ olsunlar, bir araç ayarladılar. Antrenör arkadaşlarla birlikte tesise gittik. Bizi bir albay karşıladı. Son derece nazik ve anlayışlı bir insandı.
Durumu anlattım. O da açıkça şöyle dedi: “Hocam, İl Müdürlüğü’nün dediği doğru. Burası sizin kalabileceğiniz şartlara uygun bir yer değil.”
Ben de kendisine şunu söyledim: “Burada kimler kalıyor?”
“Devlete uzun yıllar hizmet etmiş üst düzey kişiler,” dedi.
“Çok güzel,” dedim. “Onlar devlete hizmet etti. Ama benim sporcularım da bu ülkeye hizmet etmek için burada. Biz buraya gezmeye gelmedik. Uluslararası yarışmalarda ülkemizi temsil edebilmek için mücadele ediyoruz. Her birinin göğsünde Türk bayrağı var. Bu çocuklar da bu ülkeye başka bir alanda hizmet ediyor.”
Beni dikkatle dinledi. “Bir kahvenizi için,” dedi, “ben birazdan döneceğim.”
Kiminle konuştu, nasıl bir girişimde bulundu bilmiyorum. Ama geri döndüğünde söylediği cümleyi bugün gibi hatırlıyorum: “Tamam hocam. Yarışma süresince size yardımcı olacağız.”
Sadece kalacak yer değil; sabah kahvaltısı, akşam yemeği ve hatta yarış alanına ulaşım için araç da sağladılar.
O gün hissettiğim duyguyu tarif etmem zor. Sporcuların yüzündeki rahatlama, sıcak bir yerde kalmanın verdiği huzur… Hepsi benim için büyük bir mutluluktu.
Yarışmalar boyunca orada kaldık. Çocuklar çok güzel sonuçlar elde etti. Hatta başka şehirlerden gelen ve kalacak yer bulamayan birkaç genç sporcuya da yardımcı olduk; onları da bizim kaldığımız yere aldırdık.
Yarışmaların sonunda başarılı bir şekilde İzmir’e döndük. İl Müdürümüz Erdenay Oflas’a hem sonuçları hem de yaşadıklarımızı anlattım.
“Bize çok yardımcı olan bu albay için bir teşekkür mektubu yazalım,” dedim.
O da hiç tereddüt etmeden kabul etti.
Bazen bir kapı, doğru zamanda doğru sözlerle açılır.
Karpuzkaldıran’da açılan o kapı, sadece bize bir konaklama imkânı sağlamadı; aynı zamanda sporun, emeğin ve inancın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Bugün hâlâ o günleri düşündüğümde içimde aynı sıcaklık kalır.

Hoşça kalın.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.