bahrivreskala@gmail.comİstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir KulüplerBirliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmirŞube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim VakfıKurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, SualtıYüzme Federasyonları e. Üyesi.
Ülkemizde ilk futbolun oynandığı ve futbol fabrikası olarak anılan İzmir’de, günümüzde Süper Lig, 1. Lig, 2. Lig ve 3. Lig profesyonel futbol liglerinde mücadele eden 11 futbol takımımız var. Var ama maalesef Süper Lig’de sadece bir takımımız, Göztepe 1925 var. Hatırlanacağı üzere 2021-2022 futbol sezonunun bitmesine dört hafta kala Göztepe Spor Kulübü Süper Lig’e veda etmişti. 19 Ağustos 2022 tarihinde yabancı bir şirket olan Sport Republic tarafından kulübün hisselerinin %70’i satın alındı. Yapılan anlaşmaya göre de kulübün futbol branşını Sport Republic aldı, kalan branşların hisselerinin %30’u eski başkan Mehmet Sepil’de kaldı. Bu anlaşma ile ilk defa bir spor kulübü yabancı bir şirketten yatırım almıştır. Sport Republic şirketinin CEO’su olan Rasmus Ankersen de ülkemizdeki bir kulübün ilk yabancı başkanı oldu. 2022-23 sezonunda play-off mücadelelerinde Bodrum Futbol Takımı’na elenen Göztepe, 2023-24 sezonuna kötü başladığı halde Stanimir Stoilov’un teknik direktörlüğe getirilmesiyle yükselişe geçmiş ve tekrar Süper Lig’e çıkmıştır.
Günümüzde ise Göztepe gibi 100 yıllık tarihe sahip, önceki yılların başarılı dört kulübü maalesef alt liglerde mücadele etmektedirler. Önceki yıllarda İzmir’de, şimdiki Süper Lig’in karşılığı olan Birinci Lig’de beş takım vardı. Altay, Altınordu, İzmirspor, Göztepe ve Karşıyaka futbol takımları, başarılı futbolları ile ligdeki bütün takımların korkulu rüyası olmuşlardı. Öyle ki; o zamanlar üç büyükler diye adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray futbol takımları, İzmir deplasmanına geldiklerinde hiç galip gelemiyorlardı. Beş İzmir takımı da üç büyük takımı mağlup ediyorlardı. Peki nasıl oluyor da günümüzde sahip oldukları modern spor tesislerine ve çok parlak bir geçmişe rağmen Göztepe dışındaki dört takım aynı başarıları gösteremiyorlar? Bunun birkaç sebebi var. Çok uzun yıllar hem devlette; İstanbul, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, spor federasyonlarında yönetim kurulu üyeliği, TMOK – Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi Konsey Üyeliği gibi üst düzey spor yöneticiliği, hem özelde futbol, basketbol, spor kulüplerinde ve spor vakıflarında başkanlık yapmış İzmirli bir spor insanı olarak mevcut üzücü duruma birçok İzmirli sporsever gibi ben de çok üzülüyorum. Yanlış spor politikaları futbolumuzun ilerlemesini engelledi. Bana göre sebepleri;
** Son yıllarda özellikle futbol başta olmak üzere her spor branşında aşırı sayıda yabancı futbolcuya, sporcuya ve teknik direktöre yer verildi. Bu hatalı bir uygulamadır. Kısa vadede belki bazı başarılar kazanılabilir ama uzun vadede başarı gelmez, zaten gelmedi.
** Çoğu genç, 87 milyona yakın nüfusa sahip ülkemizde geleceğe dönük uzun vadeli projelerin uygulanması halinde her spor branşında mutlaka başarı gelecektir.
** Kendi gençlerimizde forma aşkı, yabancılarda ise sadece para aşkı vardır.
** Yönetimler uzun vadeli projeler yerine, günü kurtarma amacıyla kısa vadeli projelere öncelik veriyorlar. Bu çok hatalı bir anlayıştır.
** Yönetimler, kendi altyapılarına öncelik vereceklerine hazır yetişmiş futbolcuları, sporcuları tercih ediyorlar. Yanlış transfer politikaları ile de kulüpler aşırı borçlanıyorlar ve yaşanan zorluklar nedeniyle de istenilen başarıya ulaşamıyorlar.
İtirazım çok sayıda yabancı futbolcuya ve teknik direktöredir. Kulüplerde gençlerimize örnek olabilecek kaliteli ve başarılı en çok iki veya üç yabancı olabilir. Ancak sahada iki yabancı ile birlikte altyapıdan iki genç futbolcuya yer verilmelidir.
Hatırlanacağı üzere futbol takımlarımız ilk defa 1956 yılında Galatasaray’ın katıldığı ve o zamanki adıyla Avrupa Kupası’ndan itibaren 31, Intertoto ile birlikte toplam 34 takımımız Avrupa kupalarına katılmıştır. 1968-1969 futbol sezonunda Göztepe Futbol Takımı, Avrupa Fuar Şehirleri Kupası’nda Avrupa kupalarında yarı final oynayan ilk takım olmuştur. 1988-1989 Şampiyon Kulüpler Kupası’nda Galatasaray, yarı final oynama başarısını göstermiştir. Avrupa kupalarında yarı final oynayan 2. Türk takımı, Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı final oynama başarısı gösteren ilk Türk takımı olmuştur. Daha sonra, 2000 yılında Galatasaray, kazandığı UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupa ile Avrupa kupası kazanan ilk Türk takımı olmuştur. 2002 yılında ise teknik direktör Şenol Güneş ile A Millî Futbol Takımımız dünya üçüncüsü olmuştu. Dikkat edildiğinde geçmişte kazanılan başarılarda kulüplerde yabancı sporcu sayısı en çok üç idi. Kazanılan başarılar kendi gençlerimizin ve teknik direktörlerimizin gayreti ve forma aşkı ile kazanılmıştır. Özetle, iyi hazırlanmış uzun vadeli projeler başarılı olur.
Önceki yıllarda günümüzdeki gibi çok sayıda modern stadyum ve spor tesisi yoktu. Öyle ki üç büyük İstanbul takımını puansız gönderen beş İzmir takımı, İzmir Atatürk Spor Kompleksi’nde çim olan 1 No’lu futbol sahasında sırayla haftada ancak bir gün antrenman yapabiliyorlardı. Günümüzde ise sayıları çok artan kendilerine ait çim sahalarda diledikleri kadar çalışma yapıyorlar. Yapıyorlar ama Süper Lig’de İzmir’i sadece Göztepe-1925 temsil etmektedir. Ne acıdır ki; bir zamanlar futbolun merkezi olan İzmir’in TFF profesyonel 1. Lig’de takımı bulunmamaktadır; ** Altay (1914) 3. Lig, **Altınordu (1923) ve ** Karşıyaka (1912) 3. Lig, ** 103 yıllık İzmirspor (1923) Kulübü ise BAL-Bölgesel Amatör Lig’de, ** Bucaspor (1928), ** Aliağa Spor (1993) ve Menemen Spor (1942) 2. Lig’de, Tirespor (1970), ** Bornova 1877 (2020), ** İzmir Çoruhlu Spor (1970) 3. Lig’de mücadele etmektedirler.
Görüleceği üzere bir zamanların çok başarılı 100 yıllık beş takımından Göztepe hariç, diğer takımlar TFF 2. Lig, TFF 3. Lig ve BAL Ligi’nde mücadele etmektedirler. Bu durum İzmir futbolu için çok üzücü ve acıdır. Futbolumuzun bu durumda olması, TFF – Türkiye Futbol Federasyonu ile kulüp yöneticilerinin yanlış spor politikalarındandır. Bu anlayış nedeniyle Süper Lig’deki takımların Avrupa’da başarıları yoktur. Bir İzmirli olarak dileğim, futbolumuzun en kısa zamanda eski başarılı günlerine kavuşmasıdır.