bahrivreskala@gmail.comİstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir KulüplerBirliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmirŞube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim VakfıKurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, SualtıYüzme Federasyonları e. Üyesi.
Tarihi: World Athletics (Dünya Atletizm Birliği). 1912 yılında Kuzey Avrupa’da yer alan İsveç’in başkenti Stockholm’de 17 ülkenin katılmasıyla, “IAAF – International Association of Athletics Federations – Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği” ismi ile kuruldu. Atletizm sporunun uluslararası yönetim birimi olan kurumun ismi, 2019 yılından itibaren “World Athletics – Dünya Atletizm Birliği” olarak güncellendi. İsminden de anlaşılacağı üzere görevi, Fair-Play ışığında “dünya atletizmini” yönetmektir. Atletizmin uluslararası yönetim organı olarak faaliyet gösteren birliğin merkezi 1993 yılından itibaren Monako’ya taşındı.
WA – Dünya Atletizm Birliği günümüzde 214 ülkenin atletizm federasyonundan oluşan uluslararası bir yapıdır. Bu yapıda;
* AAA – Asya Atletizm Birliği
* CAA – Afrika Atletizm Konfederasyonu
* CONSUDATLE – Güney Amerika Atletizm Konfederasyonu
* EAA – Avrupa Atletizm Birliği
* NACACAA – Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler Atletizm Birliği
* OAA – Okyanusya Atletizm Birliği
yer almaktadır.
Dünya Atletizm Birliği (World Athletics – eski adıyla IAAF), atletizm sporunun dünya çapındaki en üst yönetim organıdır ve temel amacı bu sporu dünya genelinde yönetmek, geliştirmek ve yaygınlaştırmaktır. Birliğin temel görevleri şunlardır: Kuralları belirlemek ve yönetmek: Atletizm müsabakalarının uluslararası kurallarını (teknik kurallar, yarışma yönetmelikleri) belirler ve bu kuralların dünya genelinde tutarlı bir şekilde uygulanmasını sağlar. Dünya rekorlarını onaylamak: Atletler tarafından kırılan rekorları tescil eder, inceler ve resmî olarak tanır. Uluslararası yarışmalar organize etmek: Dünya Atletizm Şampiyonası, Dünya Salon Şampiyonası ve çeşitli yol koşusu şampiyonaları gibi prestijli organizasyonları düzenler. Atletizmin gelişimini teşvik etmek: Sporun her kıtada yaygınlaşması, antrenör eğitimi ve altyapı projeleri ile atletizmin seviyesini yükseltmeyi hedefler. Adil ve temiz sporu korumak: Dopingle mücadele politikaları uygulayarak sporcuların doğal yetenekleriyle, adil bir ortamda yarışmalarını sağlamaya çalışır. Sporcu ve kurum iletişimi: Üye federasyonlar arasında koordinasyon sağlamak ve atletizme olan ilgiyi canlı tutmak için komisyonlar kurar. Özetle, WA – Dünya Atletizm Birliği, atletizm sporunun disiplinli, kurallı ve adil bir şekilde dünya genelinde Fair Play’e uygun olarak yürütülmesini sağlayan en üst kuruluştur.
Şok karar: Görüldüğü üzere atletizm ile ilgili yapılması gereken kuralları bünyesinde bulunduran Dünya Atletizm Birliği, geçen hafta yarışmaların Fair Play anlayışına uygun olarak ülkemiz ile ilgili çok önemli bir karar aldı. TAF – Türkiye Atletizm Federasyonu, WA – Dünya Atletizm Birliği’ne müracaat ederek büyük çoğunluğu Kenyalı ve Jamaikalı olan toplam 11 yabancı atletin, Türkiye adına uluslararası yarışmalara katılmaları amacıyla vatandaşlık değiştirme talebinde bulundu. Ancak birlik bu talebi resmî olarak geri çevirdi. Gerekçe olarak da bir sporcunun temsil edeceği ülke ile arasında gerçek bir bağ, yakınlık olması gerektiği ve yeni ülkesi adına yarışmadan önceki son üç yılda eski ülkesi adına yarışmamış olmasını şart koşan WA – Dünya Atletizm Birliği Ulusal Başvuru İnceleme Kurulu (NPL – Neuro-Linguistic Programming), 11 üst düzey atletin Türkiye adına yarışma talebini reddetti. Zira bu durum “adil yarışma prensipleri ile çelişmektedir”.
Ayrıca bu hususu üye federasyonlara bildirerek, kendi ülkelerinin yeteneklerini geliştirmeleri gerektiğini, atletlerin ülke dışından transfer edilmesinin etik olmadığını vurguladı. Devamında bu tür taleplerin onaylanması halinde sporun temel ilkelerinin zarar göreceği de ifade edildi. WA’nın Nisan 2026’da aldığı ve uyguladığı, sporda Fair Play’e de uymayan bu önemli ve anlamlı kararla sporcuların ve federasyonların “onurları” da korunmuş oluyor. Unutulmamalıdır ki; her şey para değildir. Sporda onur paradan önce gelmelidir. Şahsen, hayatını spora adamış bir spor insanı olarak WA’nın bu kararını çok doğru buluyorum. Bu karar özellikle sporda başarıdan maddi kazanç sağlamak isteyenlere de önemli bir uyarı ve ders oldu. Zaten başarılı sporcuları kendi ülkeleri de onurlandırmaktadır. Bu uygulama, 30 yıldan beri günümüze kadar aşırı sayıda yabancı sporcunun ülkemiz sporuna yarar değil zarar getirdiğini anlatan, ısrarla savunduğum ancak kabul görmeyen tezimin de doğruluğunu ortaya koymuştur. Bu karar hem sporcuların hem de ülkelerin spordaki geleceğini korumuştur. Dileğim, bu kararın ülkemizdeki tüm spor branşlarında uygulanmasıdır.
Vatandaşlık değişikliği için izin verilmeyen atletler ve ülkeleri… 1-Rajindra Campbell, olimpiyat bronz madalyası sahibi gülle atıcı – Jamaika 2-Wayne Pinnock, uzun atlamada olimpiyat ve dünya ikincisi – Jamaika 3-Rojé Stona, olimpiyat altın madalyalı disk atıcı – Jamaika 4-Jaydon Hibbert, 17.87 m üç adım atlama dünya derecesi, U20 dünya uzun atlama – Jamaika 5-Catherine Relin Amanang’ole (Selin Can), uzun mesafe – Kenya 6-Sophia Yakushina, heptatlon – Rusya 7-Brian Kibor, uzun mesafe – Kenya 8-Brigid Kosgei, Tokyo Olimpiyat maraton ikincisi, 2019 dünya maraton rekortmeni – Kenya 9-Ronald Kwemoi, uzun mesafe – Kenya 10-Nelvin Can – Jepkemboi, uzun mesafe – Kenya 11-Favour Ofili, 100-200 m – Nijerya
14-30 Temmuz 2028 tarihleri arasında ABD’nin Kaliforniya eyaleti Los Angeles şehrinde üçüncü kez yapılacak Yaz Olimpiyatları’na bu sporcular katılabilselerdi ve madalya kazansalardı, bu başarı ülkemizin başarısı gibi görünecekti; ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün güvendiği ve vatanı emanet ettiği kendi gençlerimizin başarısı olmayacaktı. Başarı, kendi gençlerimizle kazanıldığında gerçek başarı olur. Başarıyı devşirme sporcularda arayan ve bunu spor politikası olarak uygulayanlar, sporumuza ve sporcularımıza her türlü desteği veren üst makamlara karşı nasıl bir cevap verecekler? Verilecek cevapları yoktur, çünkü spor politikaları yanlıştır. Bilindiği üzere sporcular, uluslararası yarışmalara katılacak seviyeye gelinceye kadar spora başladıkları kendi ülkelerinde yetişmektedir. Doğal olarak uluslararası yarışmalarda da kendi ülkeleri adına yarışmaları gerekir. WA – Dünya Atletizm Birliği de buna bağlı olarak bu yanlış uygulamaya “hayır” dedi. Ayrıca birçok gencimiz, olimpiyatlarda, Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında kazandıkları madalyalarla bunu kanıtladı. Son olarak 22 Nisan 2026’da Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 13. altın madalyasını kazanarak tarihe geçen milli sporcu Rıza Kayaalp bunu bir kez daha gösterdi. Devşirme sporcuların olmadığı güreşimizde Rıza Kayaalp’i tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.