bahrivreskala@gmail.comİstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir KulüplerBirliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmirŞube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim VakfıKurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, SualtıYüzme Federasyonları e. Üyesi.
07 Mayıs 2026 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın başkanlığında, İZPA – İzmir Planlama Ajansı’nın koordinasyonunda kurulan İzmir Spor Konseyi’nin ilk toplantısı yapıldı. Toplantının amacı, İzmir sporunun gelişmesi ve güçlenmesi için yapılması gerekenlerin tespitidir. Cemil Tugay Başkana, İzmir sporunun geleceği ile ilgili yaptığı bu anlamlı toplantı için, hayatını spora adamış, 67 yıl aralıksız sporumuza bizzat hizmet etmiş ve halen etmekte olan üst düzey bir spor yöneticisi, İzmirli spor insanı olarak teşekkür ediyorum. Basından öğrendiğim toplantıya, Büyükşehir Belediyesi çatısı altında faaliyet gösteren ilgili birimlerin temsilcileri, akademisyenler, bazı spor kulüplerinin yöneticileri ve milli sporcular katılmış. Çok güzel, mutlaka hepsinin çok değerli katkı ve önerileri olmuş ve olacaktır. Başkan Cemil Tugay bu toplantıda, “spor kenti İzmir” için ortak aklı devreye sokarak sorunları “ortak akılla” çözmek istiyor. Harika ve olması gereken bir yaklaşım; zira her işte en iyi sonuç “ben” ile değil “biz” ile alınır. Toplantıda İzmir’in bir kimliğe ihtiyacı olduğu,hangi branşlarda öne çıkması gerektiği,spor tesislerinin yetersizliği,İzmir’in spor kimliğinin güçlenmesinin gerektiği,sporun artık bir endüstri olduğundan bahsedilmiş. Hepsi çok güzel, ancak İzmir’in geçmişinden ve neden bu durumda olduğundan hiç bahsedilmemiş. Danışmanları tarafından Başkana detaylı bilgi verilmediğini düşünüyorum. Eğer konu ile ilgili olanlar, toplantıya katılanlar İzmir’imizin geçmişini ve spor tarihini ciddi bir şekilde inceleselerdi, aşağıda İzmir ile ilgili başarıları göreceklerdi. Unutulmamalıdır ki; “Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez…”
İlk’ler Şehri İzmir’de spor faaliyetleri tarihi oldukça eskilere dayanmaktadır. Ülkemizdeki ilk futbol kulübü, Osmanlı döneminde 1890 yılında İzmir’de yaşayan azınlıklar tarafından kuruldu. 1894 yılında ilk koşu, 15 Mayıs 1895’te ilk bisiklet yarışı, 1900’de ilk at yarışı İzmir’de yapıldı. Ayrıca golf ve tenis de ilk defa İzmir’de oynandı. Devamında 1912 yılında Karşıyaka, 1914 yılında Altay Spor Kulüpleri kuruldu. Cumhuriyetimizin kurulmasıyla da 1923 yılında Altınordu ve İzmirspor, 1925’te Göztepe Spor, 1928’de Bucaspor kulüpleri kuruldu. Günümüzde İzmir’de 100 yaşını aşmış 5 spor kulübümüz var. Bu kulüpler futbolun yanında diğer spor branşlarında da mücadele etmektedirler. Bir ara Karşıyaka Spor Kulübümüz 17 branşta mücadele ediyordu. Her şeyden önce İzmir bir spor şehri ve spor fabrikasıdır. İzmir’de kayak hariç bütün spor dallarından başarı gelir. Bir zamanlar altyapıdan yetiştirdiği sporcularla başta futbol olmak üzere birçok branşta “sporcu fabrikası” ve “sporun başkenti” olarak İzmir, öncü şehir diye anılıyordu.
Futbol… Geçmiş yıllarda sporumuz özerk değilken, 100 yılı aşmış beş kulübümüz Altay, Altınordu, Göztepe, Karşıyaka ve İzmirspor futbol takımları, şimdiki Süper Lig’in karşılığı olan Birinci Lig’de İstanbul’un “üç büyükleri” olarak anılan Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ı İzmir’deki karşılaşmalarda devamlı mağlup ediyorlardı. Bu dönemde İzmir, futbolda “altın çağ dönemini” yaşadı.
Pınar Karşıyaka Basketbol Takımı; Türkiye Basketbol Ligi’nde 1986-87 ve 2014-15 sezonlarında şampiyon, 1983-84 ve 2022-23 sezonlarında ikinci oldu. Türkiye Kupası’nda 2014 yılında şampiyonluk yaşadı, ayrıca 2004-05 sezonunda finale yükseldi. Cumhurbaşkanlığı Kupası: 2014 yılında şampiyon oldu. Avrupa başarıları arasında ise 2012-13 FIBA Euro Challenge Kupası finalistliği yer aldı.
Basketbol Altınordu Takımı; Türkiye Basketbol Ligi şampiyonluğunu 1966-1967 sezonunda, 22 karşılaşmada 20 galibiyet alarak kazanmış ve ligin ilk şampiyonu unvanını elde etmiştir. Cumhurbaşkanlığı Kupası: 1966-1967 sezonunda başarısını sürdürmüş, Muhafızgücü’nü yenerek bu kupayı kazanmıştır.
Voleybol… Hatırlanacağı üzere Filenin Sultanları; 2023 yılında FIVB Kadınlar Milletler Ligi, Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası ve Dünya Kupası’nı kazanmıştı. Filenin Sultanları’nın kadrosunda yer alan Hande Baladın ve Cansu Özbay gibi sporcular İzmir altyapısından yetişerek Türk voleybolunun gururu olmuştur. İzmir voleybolunun en büyük başarısı, yetiştirip Türk voleyboluna kazandırdığı dünya çapındaki yıldız sporculardır.
Göztepe ve Aras Kargo Kadın Voleybol Takımları Sultanlar Ligi’nde, Karşıyaka Kadın Voleybol Takımı ise Türkiye Kadınlar Voleybol 1. Ligi’nde yer almaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyespor ve Rota Koleji Kadın Voleybol Kulüpleri tamamen genç yaş gruplarından oluşan yüzlerce sporcu yetiştirerek voleybol şampiyonalarında İzmir’in adını duyurmaktadır.
Boks, Güreş, Yelken, Masa Tenisi, Binicilik, Atıcılık, Eskrim, Judo, Taekwondo, Halter ve diğer tüm spor dallarında çok başarılı sporcular yetişti. Özellikle İzmirspor ve kulüplerin altyapı faaliyetleri sayesinde bu branşlarda üstün başarılar elde edildi.
Bisiklet: İzmirspor gibi kulüplerin bisiklet takımları defalarca Türkiye birinciliği kazandı.
Atletizm: Semra Aksu ile birlikte İzmirli sporcular milli takımların temelini oluşturdu.
Yüzme ve Su Topu: İzmir, yüzme ve su topu sporunda özellikle 1950-1970’li yıllarda, başta Karşıyaka yüzme ve erkek su topu takımı olmak üzere öncü ve oldukça başarılı bir dönem yaşadı. Günümüzde de Göztepe Kadın Su Topu Takımı, 2026 Avrupa Sutopu Challenger Kupası finalinde Hırvatistan ekibi VK Jadran Split’i 16-7 mağlup ederek namağlup Avrupa şampiyonu oldu.
Cimnastik: İbrahim Çolak, Ferhat Arıcan, Adem Asil, Sıla Karakuş, Sena Elçin Karakaş ve Hüseyin Engin Yontucu gibi dünya, Avrupa ve Olimpiyat şampiyonu sporcular İzmir’de yetişti.
Futbol: İzmir futbol kulüpleri, kısıtlı imkanlara rağmen altyapılarından ülkemiz futboluna ve milli takımlara uzun yıllar futbolcu kazandırdı. Özellikle Altınordu Futbol Kulübü Başkanı Seyit Mehmet Özkan, ALFA – Altınordu Futbol Akademisi’ni kurmuş ve öz kaynak sistemi uygulayarak kendi gençlerimizden gerçek profesyonel futbolcular yetişmesini sağlamıştır. Kurulan İzmir tesislerine ek olarak ülkemizin 56 ilinde, 126 ilçesinde kurduğu 201 adet AFO “Altınordu Futbol Okulları”nda çocuklarımızın “İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu” anlayışıyla yetişmeleri hedeflenmiştir. 20 bin 520 sporcu çocuğun eğitime, hayata ve futbola kazandırılması amacıyla çalışmalar sürdürülmektedir. ALFA, İzmir Sporcu Fabrikası’nın modern halidir. ALFA’da yetişen gençlerden 3’ü A Milli Futbol Takımı’nda olmak üzere 54’ü genç milli futbol takımlarında yer aldı.
Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü, 34 branşta 1.500’e yakın lisanslı sporcusuyla ulusal karşılaşmalarda İzmir’imizi başarıyla temsil etmektedir. Bireysel branşlarda 123’ü altın olmak üzere yaklaşık 400 madalya kazanılmıştır. 13 spor dalında 84 sporcu ve 23 antrenör milli takımlara davet edilmiştir.
Bahsettiğim hususlar, ülkemizde İzmir’in spor tesisleşmesinde ve yetenek yetiştirmesinde neden “sporcu fabrikası” olarak anıldığının ve “en köklü spor şehri” olmasının açık göstergesidir. Burada esas amaç; kendi gençlerimizin haklarının korunması, futbolumuzun ve diğer spor dallarımızın yabancı sporcuların istilasından kurtarılmasıdır.
Görüleceği gibi İzmir’in kimliğe ihtiyacı yok; zaten “sporcu fabrikası İzmir” kimliği vardır. 5 milyon nüfusu olan İzmir her branşta başarılı olabilir. İzmir spor tesisi bakımından zengindir. 1971 Akdeniz Oyunları ve 2005 Dünya Üniversite Yaz Oyunları organizasyonları ile kendini kanıtlamıştır. Ayrıca Spor Bakanlığı da İzmir’e birçok spor tesisi kazandırmıştır. Bu anlattıklarım, İzmir’in sporumuza olan katkılarının sadece bir kısmıdır; devamı çok daha fazladır.
Spor Konseyi Toplantısı’nda olması istenilenlerin tamamı İzmir’de mevcuttur, hatta fazlası vardır. Ancak olmayan; eski günlerdeki birliktelik, özverili hizmet anlayışı, kişi ve kurumların kulüplere destek vermemesi, uzun vadeli projeler yerine günü kurtaran kısa vadeli projelere öncelik verilmesidir. Başarıyı yabancı sporcularla ve teknik direktörlerle değil, kendi gençlerimizle ve teknik heyetlerimizle kazanmamız gerektiğini benimsemek ve kabul etmek gerekir. Esas mesele, gençlerimize rahat çalışma imkanı sağlamaktır.
Nüfusu İzmir’den çok daha az olan bazı il takımları vardır. İlk futbolun oynandığı yer olan İzmir’de 112 yıllık Altay, 114 yıllık Karşıyaka, 103 yıllık Altınordu ve 103 yıllık İzmirspor futbol takımları Süper Lig ve 1. Lig’de yoksa burada bir terslik var demektir. Konu detaylı incelenmelidir.