Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
46,0408
EURO
53,0791
ALTIN
6.409,16
BIST
13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Az Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
28°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
25°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. TMOK Fair Play Komisyonu üyesi. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

Fair Play: Sadece Sahada Değil, Fırsatlarda da Adalet

06.06.2026
13
A+
A-

Sporun gerçek gelişimi yalnızca kazanılan madalyalarla, kırılan rekorlarla ya da elde edilen şampiyonluklarla ölçülemez. Bir spor kültürünü güçlü ve sürdürülebilir kılan asıl unsur; adalet, eşitlik ve dürüstlük ilkelerinin ne ölçüde yaşatılabildiğidir. Çünkü sporcular ancak emeklerinin karşılığını alabileceklerine inandıkları ortamlarda kendilerini geliştirebilir, takımlar ancak fırsatların hakkaniyetle paylaşıldığı yapılarda kalıcı başarılar elde edebilir. Adil davranışın olmadığı yerde güven, eşitliğin olmadığı yerde motivasyon, dürüstlüğün olmadığı yerde ise gerçek rekabet gelişemez. Bu nedenle sporun ilerlemesi, sadece performansın değil, aynı zamanda değerlerin de gelişmesine bağlıdır.

Bir milli takım kadrosu açıklandığında gözler genellikle sahaya çıkacak yıldızlara çevrilir. Ancak bazen asıl dikkat edilmesi gerekenler, o listenin içinde ilk kez yer bulan genç isimlerdir. Çünkü sporun geleceği, yalnızca bugünün yıldızlarıyla değil, yarının sporcularına verilen fırsatlarla inşa edilir.

Son dönemde Kadın Milli Voleybol Takımımızın, Brezilya’da düzenlenen FIVB Voleybol Milletler Ligi (VNL) 2026 ilk hafta müsabakalarında genç sporculara daha fazla forma şansı vermesi, sadece teknik bir tercih olarak değerlendirilmemelidir. Bu yaklaşım, aynı zamanda sporun temel değerlerinden biri olan adalet anlayışının da bir yansımasıdır.

Fair play denildiğinde çoğumuzun aklına rakibe saygı göstermek, hakemin kararlarına itiraz etmemek veya centilmence mücadele etmek gelir. Oysa faır play’in daha geniş bir anlamı vardır. Fair play, emeğe saygı göstermektir. Çalışana fırsat tanımaktır. Başarının yalnızca geçmiş performanslarla değil, gösterilen çaba ve potansiyelle de değerlendirilebilmesini sağlamaktır.

Elbette milli takımlar deneme sahası değildir. Birçok kişi, uluslararası turnuvalarda en tecrübeli ve en hazır oyuncuların tercih edilmesi gerektiğini savunabilir. Bu görüşün haklı yanları da vardır. Sonuçta milli formanın temsil ettiği sorumluluk büyüktür ve her maç ülkenin spordaki saygınlığı açısından önem taşır. Ancak spor tarihi bize başka bir gerçeği de göstermektedir: Hiçbir büyük sporcu, kendisine fırsat verilmeden büyük olamamıştır.

Bugün hayranlıkla izlediğimiz birçok yıldız sporcu, bir zamanlar “henüz hazır değil” denilen genç yeteneklerdi. Onları farklı kılan şey yalnızca yetenekleri değil, doğru zamanda kendilerine duyulan güven olduğu söylenebilir. Bu nedenle genç sporculara uluslararası düzeyde sorumluluk verilmesi, sadece geleceğe yatırım değil, aynı zamanda bir adalet meselesidir. Yıllarca altyapılarda emek veren, kamplarda çalışan ve formayı hak etmek için mücadele eden sporcuların önünde gerçek bir fırsat penceresi açılmadığında, eşit rekabetten söz etmek de zorlaşır.

Kadın Milli Voleybol Takımı’nın son dönemdeki yaklaşımı bu açıdan önemli bir mesaj vermektedir. Takımın temel omurgasını oluşturan tecrübeli oyuncular korunurken, genç sporcuların da süreç içerisinde uluslararası deneyim kazanmalarına imkân tanınmaktadır. Bu anlayış, başarı ile yenilenmeyi birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak gören çağdaş bir spor yönetimi anlayışını yansıtmaktadır.

Aslında sporun özü de budur. Adalet, herkese aynı sonucu vermek değildir; herkese hak ettiği fırsatı verebilmektir. Eşitlik, bütün sporcuları aynı görmek değil; emek veren herkesin kendini gösterebileceği bir ortam oluşturmaktır.

Kalıcı başarıların ortak bir özelliği vardır. Onlar yalnızca bugünü kazanmayı hedeflemezler; yarını da hazırlarlar. Kısa vadeli sonuçlar uğruna geleceği ihmal eden sistemler bir süre sonra tıkanır. Buna karşılık genç yetenekleri destekleyen, rekabeti canlı tutan ve fırsat eşitliğini koruyan yapılar sürdürülebilir başarı üretir.

Bu nedenle fair play’i yalnızca maç sırasında gösterilen centilmenlik davranışlarıyla sınırlı düşünmemeliyiz. Faır play bazen rakibini yerden kaldırmaktır; bazen de yıllarca emek vermiş genç bir sporcunun önünü açabilmektir. Çünkü sporun ruhu sadece rekabetten değil, aynı zamanda hakkaniyetten beslenir.

Genç sporculara fırsat verilmesi, yalnızca teknik bir tercih değil; faır play, adalet ve fırsat eşitliği anlayışının bir gereğidir. Bir spor sisteminin gerçek gücü, sadece bugün kazandığı madalyalarla değil, yarının sporcularına ne kadar güven duyabildiğiyle ölçülür.

Kalıcı başarılar tesadüfen ortaya çıkmaz. Onlar, deneyim ile gençliği, bugünün hedefleri ile yarının umutlarını aynı potada eritebilen anlayışların eseridir. Kadın Milli Voleybol Takımımızın son dönemde ortaya koyduğu yaklaşım da bu açıdan önemli bir örnektir. Çünkü sürdürülebilir başarı, yalnızca mevcut yıldızları korumakla değil, yeni yıldızların doğmasına fırsat vermekle mümkündür.

Sonuçta kupalar zamanla müzelerde yerini alır, rekorlar gün gelir kırılır, skorlar hafızalardan silinir. Ancak adalet duygusu, verilen fırsatlar ve genç sporculara duyulan güven nesilden nesile aktarılır. Sporda asıl miras da budur. Çünkü bir ülkenin spor geleceği, gençlerine açtığı kapılar kadar büyüktür.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.