r.yilmaz50@gmail.com1961 Bartın doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde okudu.Gazetecilik Mesleğine 1983 yılında Günaydın Gazetesi’nde başladı.TSA, Dünya, Akşam ve Aydınlık Gazetesi, 24 TV (Spor Müdür Yardımcısı) ve TRT Spor’da (Haber Müdürü) çalıştı.TGC, TSYD ve TMOK (30 yıllık) Üyesi,
TMOK Fair Play Komisyonu Başkanı,Bir dönem (2021-2025) Avrupa Fair Play Birliği (EFPM) Denetleme Kurulu Üyeliği yaptı,
Türk Spor Ajansı ve Hotel Gazetesi Yayın Danışmanı,
Halen Türk Spor Ajansı'nda köşe yazılarına devam ediyor,Değer Otizm Derneği gönüllüsü.
2 adet biyografi ve 1 şiir kitabının editörlüğünü yaptı.
Avrupa Fair Play Birliği’nce (EFPM) Tanıtım ve Eğitim dalında Vox Award ve Dünya Fair Play Konseyi’nce (CIFP) Tanıtım dalında Şeref Diploması ile ödüllendirildi.
Hayatım boyunca sporun içinde oldum. Yüzlerce organizasyonu takip ettim, binlerce haber yazdım. Birçok spor etkinliğini yerinde izledim. Ama bazen insanı en çok etkileyen şey ne bir final maçı oluyor ne de bir şampiyonluk kupası…
Bazen bir memleket kokusu, hepsinin önüne geçebiliyor.
İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen Bartın Tanıtım Günleri işte bana tam da bunu yaşattı.
Aslında sporla ilgisi olmayan bir organizasyondu. Ancak insanın doğup büyüdüğü topraklar söz konusu olunca, mesleklerin de unvanların da önemi kalmıyor. O gün ben bir gazeteciden çok, zaman zaman gidip görmekle birlikte, memleketini özleyen bir Bartınlıydım.
Üstelik organizasyonun mimarının, ortaokul ve lise yıllarında tam altı yıl aynı sırayı paylaştığım okul arkadaşım Sabri Avcı olması, bu ziyareti benim için çok daha anlamlı hale getirdi.
Kastamonu Göl Öğretmen Okulu yıllarından bugüne uzanan dostluğumuzun böyle güzel bir organizasyonda yeniden buluşması gerçekten tarifsiz bir mutluluktu.
Stantları birlikte gezdik.
Üreticilerle sohbet ettik.
Yöresel ürünleri inceledik.
Emek veren insanları dinledik.
Ve bir kez daha gördüm ki Bartın, küçücük yüzölçümüne rağmen kocaman bir zenginliğe sahip.
Bartın denildiğinde insanların aklına ilk Amasra geliyor.
Amasra, Fatih’in “Lala, lala, Çeşmi Cihan burası mı ola?” dediği yer.
Oysa günümüzde Bartın bundan çok daha fazlası…
Ulus’un yemyeşil doğası…
Kurucaşile’nin dünyaya ün salmış ahşap tekne ustaları…
Hasankadı’nın çalışkan insanları…
Kozcağız’ın üretkenliği…
Abdipaşa’nın bereketi…
Ve benim doğup büyüdüğüm, Türkiye’nin en kaliteli kestane balının üretildiği Kumluca…
Bu organizasyonda bütün Bartın tek çatı altında buluşmuştu.
BARFED Başkanı Sabri Avcı, Organizasyon katkıda bulunanlara teşekkür plaketi takdim etti.
Kestane balından Bartın baklavasına…
Tel kırmadan ahşap tekne sanatına…
Çöven ekmeğinden manda yoğurduna…
Koz helvasından el emeği göz nuru ürünlere kadar her stant, “İşte Bartın budur” diyordu. En çok hoşuma giden ise insanların gözlerindeki heyecandı.
Hiç kimse satış yapma telaşında değildi.
Herkes memleketini anlatıyordu. Çünkü memleket para kazanmak için değil, Gönül kazanmak için anlatılır.
İşte bunu hissettim.
Elbette böylesine büyük bir organizasyon kolay hazırlanmıyor.
Tel Kırma ve Tel Sarma Öğretmeni Emine Gökçimen, stantlarında sergilenen eserler hakkında bilgi verdi.
Aylar süren planlama…
Yüzlerce insanın emeği…
Kamu kurumlarının desteği…
Belediyelerin katkıları…
İş insanlarının sahip çıkması…
Ve en önemlisi Bartınlıların birlik olması…
Bartın Tel Kırma Zanaatçıları Derneği Başkanı Mustafa Küçüktabak ve Usta Öğretici Emine Gökçimen
Ortaya gerçekten örnek gösterilecek bir organizasyon çıkarmış.
Sadece bir etkinlik düzenlemediler.
Bartın’ın hafızasını İstanbul’a taşıdılar.
Stantları gezerken zaman zaman çocukluğuma gittim.
Kumluca’nın ormanlarını düşündüm.
Bal kokan kestane püsküllerini…
Irmak kenarlarındaki çiçekleri.
Amasra’nın rüzgârını…
Kurucaşile’nin tekne seslerini…
İnsan bazen kilometrelerce uzağa gider ama çocukluğundan hiç uzaklaşamazmış.
Bunu bir kez daha anladım.
Bartın küçük bir şehir olabilir.
Ama yüreği büyük bir şehir.
İnsanıyla… Doğasıyla…
Kültürüyle…
Üreten kadınlarıyla…
Sanatkârlarıyla…
Esnafıyla…
Köçekleriyle…
Sporcusuyla…
Ve memleketini nerede olursa olsun unutmayan insanlarıyla…
Ben o gün İstanbul’da sadece bir tanıtım organizasyonu gezmedim.
Hayalimdeki Bartın’ı gördüm.
Ve içimden tek bir cümle geçti: Memleket, insanın gidemediği değil; hiç çıkamadığı yermiş…
1961 Bartın doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde okudu. Gazetecilik Mesleğine 1983 yılında Günaydın Gazetesi’nde başladı. TSA, Dünya, Akşam ve Aydınlık Gazetesi, 24 TV (Spor Müdür Yardımcısı) ve TRT Spor’da (Haber Müdürü) çalıştı. TGC, TSYD ve TMOK (30 yıllık) Üyesi,
TMOK Fair Play Komisyonu Başkanı, Bir dönem (2021-2025) Avrupa Fair Play Birliği (EFPM) Denetleme Kurulu Üyeliği yaptı, Türk Spor Ajansı ve Hotel Gazetesi Yayın Danışmanı,
Halen Türk Spor Ajansı’nda köşe yazılarına devam ediyor, Değer Otizm Derneği gönüllüsü.
2 adet biyografi ve 1 şiir kitabının editörlüğünü yaptı. Avrupa Fair Play Birliği’nce (EFPM) Tanıtım ve Eğitim dalında Vox Award ve Dünya Fair Play Konseyi’nce (CIFP) Tanıtım dalında Şeref Diploması ile ödüllendirildi.
Teşekkürler dostum…
Emeğine sağlık arkadaşım. Hiç gitmediğim Bartın’ı gezmiş gibi hissettim. En kısa zamanda gezi listeme ekledim☺️
Çok teşekkürler Serdar. Benim Bartın’da olduğum zamana denk getirirsen, seni gezdirmekten mutluluk duyarım…