Doğum Yeri ve Tarihi: Ankara, 23 Aralık 1964
Ankara Üniversitesi Basın Yayın YO mezunu.
Başta Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere Bakanlık ve Başbakanlık Müşavirlikleri, Bakan Danışmanlığı, Başbakan Özel Kalem Müdürlüğü görevlerinde bulundu.
Başak Sigorta, Ankaragücü Spor Kulübü, Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği, 12 Dev Adam’ın tarihi başarısında yaptığı çalışmalarla dönemin en başarılı Basketbol yöneticisi ödülünü aldı. TBF SUG Komitesi Başkanı/ Başdanışmanlık, Akşam ve Habertürk Spor Yazarlığı görevlerinde bulundu.
2006- 2024 yılları arasında Türkiye Futbol Federasyonu Engelliler Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak görev yaptı, engelliler futbolunun dünya markası olması konusunda öncü bir rol oynadı. Engelliler Futbolunun yatay gelişimi konusunda ve özellikle de dünya çapında başarılarda imzası oldu.
TMOK Kongre Üyesi, TMOK Fair Play Komisyonu Üyesi, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Divan Kurulu Üyesi
“Bazı yenilgiler sadece sahada yaşanmaz. Bazıları da iletişimde kazanılır.”
Geçenlerde yazmıştım…
Türkiye, Dünya Kupası’nda sadece futbolu değil, milyarlarca kişiye ulaşabilecek büyük bir ülke tanıtımı fırsatını da kaçırdı.
Dünya Kupası artık sadece bir futbol organizasyonu değil; ülkelerin kendilerini dünyaya anlattıkları en büyük küresel vitrindir.
Final maçını 1,4 milyardan fazla insan izliyor.
Turnuva boyunca milyarlarca kişi ekran başına geçiyor.
Gruptan çıkan her takım yalnızca futbol oynamıyor; ülkesini, kültürünü, turizmini ve marka değerini de dünyaya taşıyor.
Bunun en güzel örneklerinden biri de Yeşil Burun Adaları oldu.
Belki dünyanın birçok insanı daha önce bu küçük ada ülkesini haritada bile göstermekte zorlanırdı.
Ama ortaya koydukları mücadele, son ana kadar pes etmeyen oyun anlayışları ve yazdıkları hikâyeyle milyonlarca futbolseverin sempatisini kazandılar.
Kupayı kazanamadılar belki…
Ama ülkelerini dünyanın hafızasına kazımayı başardılar.
İşte sporun ülke tanıtımındaki gerçek gücü tam da budur.
Biz ise ne yazık ki Avustralya ve Paraguay karşısında beklenen performansı ortaya koyamadan turnuvaya veda ettik.
Sadece puanları değil…
Belki de milyarlarca insanın dikkatini çekme fırsatını da kaybettik.
Ama sonra düşündüm…
Belki de biz tanıtımı yanlış yerde arıyoruz.
Çünkü daha Dünya Kupası elemeleri sürerken, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun milli takım Dünya Kupası’na katılması halinde futbolculara villa verileceğini açıklaması gündeme bomba gibi düşmüştü.
O gün konuşuldu.
Elemeler boyunca konuşuldu.
Turnuva boyunca konuşuldu.
Milli takım elenince yeniden konuşuldu.
Bugün hâlâ konuşuluyor.
Muhtemelen daha da konuşulacak.
Düşünün…
Normal şartlarda 4 bin villalık bir projeyi tanıtmak isteseniz milyonlarca liralık reklam bütçesi ayırmanız gerekir.
Televizyon reklamları…
Gazete ilanları…
Dijital kampanyalar…
Sosyal medya çalışmaları…
Ünlü reklam yüzleri…
Pahalı prodüksiyonlar…
Buradaysa tek bir açıklamayla aylar süren bir görünürlük oluştu.
Üstelik insanlar yalnızca “villa verilecek” haberini öğrenmedi.
Villaların nerede olduğu konuşuldu.
Projenin bulunduğu bölge konuşuldu.
Çevresel tartışmalar konuşuldu.
Hukuki süreçler konuşuldu.
Daha ortada teslim edilmiş tek bir villa bile yok.
Ama neredeyse bütün Türkiye projenin yerini biliyor.
İletişim dünyasında bunun adına medya görünürlüğü denir.
Ve bunun ciddi bir ekonomik değeri vardır.
İşin pazarlama tarafı ise daha da ilginç.
Türkiye’nin en değerli milli futbolcularının oturacağı söylenen bir projeye ilginin artması şaşırtıcı olur mu?
Düşünsenize…
“Arda Güler’in komşusu olun…”
“Hakan Çalhanoğlu’nun komşusu olun…”
“Kenan Yıldız’ın komşusu olun…”
“Orkun Kökçü, Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz ve Uğurcan Çakır ile aynı sitede yaşayın…”
Emlak sektöründe bundan daha güçlü bir pazarlama sloganı bulmak kolay değildir.
Reklamcılar buna “ürün yerleştirme” der.
Biz galiba işi biraz daha ileri taşımışız. Futbolcu yerleştirme… Belki de daha ilk temel atılmadan projenin en değerli reklamı yapılmış oldu.
Bir İletişim Fakültesi mezunu olarak doğrusu şapka çıkarıyorum.
Bilerek mi yapıldı…
Yoksa tamamen kendiliğinden mi gelişti…
Onu bilemem.
Ama ortaya çıkan sonuca bakınca, iletişim fakültelerinde “gündem oluşturma” ya da earned media (kazanılmış medya) anlatılırken bu örnek rahatlıkla ders olarak gösterilebilir.
Çünkü reklamcıların en kıymet verdiği şeylerden biri, satın alınmayan; haberler, tartışmalar ve sosyal medya sayesinde kendiliğinden oluşan görünürlüktür.
Burada da tam olarak öyle oldu.
Tek bir açıklama…
Aylar süren tartışmalar…
Ve milyonlarca liralık reklam bütçeleriyle bile kolay kolay elde edilemeyecek bir görünürlük.
Hatta naçizane bir önerim var.
Son dönemde spor camiasında fahri doktoraların da epey moda olduğu şu günlerde, eğer bu kadar düşük maliyetle bu kadar uzun süre konuşulan bir iletişim başarısı gerçekten ders kitaplarına girecek nitelikteyse, Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu’na da bir üniversitenin “Fahri İletişim Doktorası” vermesi herhalde kimseyi şaşırtmaz!
Elbette bunu biraz da işin ironisi olarak söylüyorum.
Çünkü biz Dünya Kupası’nda milyarlarca insana Türkiye’yi anlatma fırsatını kaçırdık.
Buna karşılık, daha temeli bile atılmamış bir projeyi aylarca ülkenin gündeminde tutmayı başardık.
İletişim başarısı mı dersiniz…
Tesadüf mü dersiniz…
Yoksa planlanmış bir pazarlama stratejisi mi…
Takdiri okura bırakıyorum.
Velhasıl…
Biz Dünya Kupası’nı kaçırdık.
Ama belli ki reklam kupasını kimseye bırakmaya niyetimiz yok. Ülke tanıtımı bahane… Villa tanıtımı şahane!
Doğum Yeri ve Tarihi: Ankara, 23 Aralık 1964
Ankara Üniversitesi Basın Yayın YO mezunu.
Başta Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere Bakanlık ve Başbakanlık Müşavirlikleri, Bakan Danışmanlığı, Başbakan Özel Kalem Müdürlüğü görevlerinde bulundu.
Başak Sigorta, Ankaragücü Spor Kulübü, Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği, 12 Dev Adam’ın tarihi başarısında yaptığı çalışmalarla dönemin en başarılı Basketbol yöneticisi ödülünü aldı. TBF SUG Komitesi Başkanı/ Başdanışmanlık, Akşam ve Habertürk Spor Yazarlığı görevlerinde bulundu.
2006- 2024 yılları arasında Türkiye Futbol Federasyonu Engelliler Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak görev yaptı, engelliler futbolunun dünya markası olması konusunda öncü bir rol oynadı. Engelliler Futbolunun yatay gelişimi konusunda ve özellikle de dünya çapında başarılarda imzası oldu. TMOK Kongre Üyesi, TMOK Fair Play Komisyonu Üyesi, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Divan Kurulu Üyesi