Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
49,1450
EURO
55,4413
ALTIN
6.568,10
BIST
12.274,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
19°C
İstanbul
19°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C
Pazartesi Az Bulutlu
21°C
Salı Az Bulutlu
21°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. TMOK Fair Play Komisyonu üyesi. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

Fenerbahçe Maç Kaybetmedi, Oyunda Kayboldu

06.09.2026
56
A+
A-

Futbolda bazı mağlubiyetler tabeladan okunur, bazıları ise oyunun içinden. Tabela yalnızca kimin kazandığını gösterir; oyun ise neden kazanıldığını ya da neden kaybedildiğini anlatır. Bu nedenle bir takımın başarısını yalnızca kadrosundaki yıldızlarla, mağlubiyetini de sadece skorla açıklamak kolaycılıktır. Futbol, yalnızca yetenekli oyuncuları bir araya getirmek değildir; bu yetenekleri ortak bir oyun aklı etrafında buluşturabilmektir. İyi oyunculardan oluşan her kadro, iyi bir takım değildir. Yıldızları yan yana getirmek başka, onları aynı oyunun parçası hâline getirmek başkadır. Bir takımın gerçek gücü, oyuncularının bireysel yeteneklerinden çok, birlikte ne kadar doğru oynayabildikleriyle ortaya çıkar.
Fenerbahçe üzerinden tartışılması gereken konu da tam olarak budur. Mesele yalnızca kadronun kalitesi değil, bu kadronun doğru bir oyun organizasyonuna dönüştürülüp dönüştürülemediğidir. Teknik yönetimin temel sorumluluklarından biri, oyuncuların özelliklerini ortak bir oyun planında buluşturabilmektir.

Takımın Gerçek Otoritesi Sistemdir

Bir takımın gücü yalnızca teknik direktöründen ya da yıldız oyuncularından gelmez. Asıl güç, bu unsurları aynı hedef etrafında buluşturan sistemin bütünlüğünden doğar. Kişiler değişebilir; ancak doğru kurulmuş bir oyun düzeni takıma devamlılık kazandırabilir.  Buradaki temel ölçüt, oyuncu profili ile oyun anlayışının birbirini tamamlayıp tamamlamadığıdır.

Fenerbahçe’nin Sorunu: Oyuncudan Önce Oyun

Fenerbahçe’deki dalgalanmaların temelinde, oyun planı ile oyuncu profili arasındaki uyumsuzluğun önemli bir payı olduğu söylenebilir. Modern futbol, “Benim bir sistemim var, bunu oynatırım.” anlayışından çok, “Elimdeki oyuncularla en verimli oyunu nasıl üretebilirim?” sorusuna cevap aramayı gerektiriyor.
Teknik direktör elbette kendi oyun modelini belirleyebilir. Ancak bu modelin oyuncuların yetenekleri, karar verme hızları, fiziksel kapasiteleri ve saha içindeki alışkanlıklarıyla örtüşmesi gerekir. Aksi hâlde oyuncudan sisteme uyum sağlaması beklenir ve takımın sahip olduğu potansiyel tam olarak ortaya çıkamaz.
İsmail Kartal özelindeki tartışmayı da yalnızca “Kimi oynattı?” sorusuna indirgemek doğru değildir. Asıl değerlendirilmesi gereken, elindeki oyuncularla nasıl bir futbol ürettiği ve bu oyunun maçın farklı bölümlerinde ne kadar karşılık bulduğudur.
İşte sorun tam da burada başlıyor.

İsmail Kartal, Bu Anlayışla Rakipleriyle Değil, Kaderiyle Oynuyor.

Futbolda rakiple mücadele etmek, rakibin oyununu okumayı, güçlü ve zayıf yönlerini analiz etmeyi ve maçın değişen koşullarına cevap vermeyi gerektirir. Oyunun akışını değiştiremeyen bir takım ise sonucu büyük ölçüde oyunun kendi seyrine bırakır.
Teknik direktörün görevi yalnızca ilk 11’i belirlemek değildir. Oyunun nereye gittiğini görmek, gerektiğinde müdahale etmek, alternatif plan üretmek ve oyuncularından en yüksek verimi almak da bu görevin parçasıdır.
Elindeki oyuncuların özelliklerini doğru okuyamayan, oyun planını buna göre şekillendiremeyen ve maçın gidişatına göre alternatif çözümler üretemeyen bir teknik yönetim, takımın kontrolünü büyük ölçüde oyunun akışına bırakır. Bu nedenle İsmail Kartal özelindeki eleştirinin merkezinde “iyi teknik direktör” ya da “kötü teknik direktör” tartışması değil, oyuna ne kadar müdahale edebildiği bulunmalıdır. Çünkü futbolda teknik direktörlüğün önemli göstergelerinden biri, oyunun kaderini değiştirebilmektir.

Maç Kaybetmek Başka, Oyunda Kaybolmak Başka Bir Şeydir.

Fenerbahçe açısından mesele yalnızca alınan bir mağlubiyet değildir. Asıl sorun; baskı altında oyun yönünü değiştirmekte, alternatif çözümler üretmekte ve bireysel yetenekleri takımın gücüne dönüştürmekte yaşanan zorluklardır.

Fenerbahçe yalnızca bir maç kaybetmedi; oyunun içinde kayboldu.

İyi futbol, doğru oyuncuların sahada bulunmasından ibaret değildir. Oyuncuların doğru pozisyonu alması, doğru kararı vermesi ve bunu takım hâlinde sürdürebilmesi gerekir. Mesele yalnızca yeteneğin varlığı değil, o yeteneğin doğru davranışa ve ortak takım performansına dönüşebilmesidir.
Bir oyuncunun bireysel kalitesi, takımın oyununa katkı sağladığında anlam kazanır. Aksi hâlde sahadaki yetenekler, ortak bir güce dönüşmek yerine birbirinden bağımsız kalabilir.

Skordan Önce Sürece Bakmak Gerekir

Futbolu yalnızca skor tabelası üzerinden değerlendirmek, oyunun nasıl üretildiğini gözden kaçırır. Bir takımın performansını değerlendirirken sonuç kadar oyun kalitesine, gelişimine ve aynı performansı yeniden üretebilme kapasitesine de bakmak gerekir.
Oyuncuların görevlerini benimsemesi, takım içindeki uyumun güçlenmesi, hataların düzeltilmesi ve çağın futbol anlayışına uyum sağlanması bu sürecin parçalarıdır. Çünkü futbol yalnızca sonuçların değil, sonuçları üreten sürecin de oyunudur. Bu bağlamda, yıldızları bir araya getirmek yetmez; onları aynı anlayışta buluşturmak gerekir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.