Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
44,8794
EURO
52,8599
ALTIN
6.914,86
BIST
14.493,27
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Az Bulutlu
15°C
Cuma Parçalı Bulutlu
16°C

Lütfü ÖZEL

ozellutfu@gmail.com Gazeteciliğe Yankı Dergisi'nde başladı. Ankara Ün.SBF ve AÜ. İkt. Fak. bitirdi. Gelişim Grubu'na, Hıncal Uluç'un ekibine girdi; Burada Söz Gazetesi ile birlikte aralarında Gelişim Spor, Erkekçe, Kadınca, Nokta gibi dergilerin bulunduğu yayınlarda, Sabah Grubu'nun Aktüel, Para dahil bütün dergilerinde, Yeni Yüzyıl, Radikal/Fanatik ve 16 yıl sürecek Vatan Gazetesi'nde muhabir, büro şefi, haber müdürü, temsilci olarak görev yaptı. Bu arada Ankara Radyosu, Türkiye'nin Sesi Radyosu, TRT 1, TRT 2, TRT Spor ve TRT Türk kanallarında yorumcu ve moderatör olarak çalıştı. NTV ve NTV Spor başta olmak üzere pek çok tv kanalında spor yorumcusu olarak yer aldı. 12 yıldır Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde Spor Gazeteciliği dersi veriyor. Halihazırda TRT SPOR ve TRT Ankara Radyosu’nda spor yorumcusu olarak yer alıyor.

UMUTLU BEKLEYİŞ?

17.11.2021
778
A+
A-

A Milliler play-off turuna kaldı diye seviniyoruz. Elbette sevinmeliyiz. Zira daha kısa bir süre önce dükkanı kapatmış, gelecek planları yapmaya daha doğrusu yeni hayaller kurmaya başlamıştık.

Aslında sevincimizin altında yatan daha çok şu; kavga yok, teknik direktörün saçma sapan yerli/yabancı sözleri yok, futbolcular arasında gruplaşma hikayeleri dinlemiyoruz, fol, yumurta ortaya çıkmadan prim kulisleri konuşulmuyor, gazeteciye saldıran, hocasının yanında ana avrat küfreden futbolcu yok, ona yardakçılık yapan aynı kafada şüreka yok, olan bitene sessiz kalan teknik adam yok, kamuoyuna aktardığı sözlerine felsefe diye değer biçen, biçilen yok. Yok yok yok!

Ne var; güler yüz var, bizimle iletişim kurmaya çalışan,  futbolcularıyla iyi diyalog kurmak için çabalayan bir teknik direktörümüz var. Onun yarattığı sinerjiyle ortadan kaybolmak zorunda kalan resmi bir güruh var. Medya mı? Onlar her duruma, skora göre pozisyon aldıkları için üzerinde durmaya değmez!

Kısaca özlediğimiz huzur var! Skorun destek olduğu gerçeğini unutmadan ama! Kuntz şanslıymış da; nispeten dişimize göre rakiplerle test maçları oynadı ve yenince üzerine saldıracak malzeme bulunamadı! Şimdi güzellemeler yapılıyor ama eminim ki, yakın çevresi tarafından uyarılıyordur, “aman dalgaya düşme” diye! Nasıl bir cehennemin içinde olduğunu Cebelitarık maçından sonra “Yusuf Yazıcı” hesabı soran gazeteciyi görünce anlamıştır zaten. “Büyük abi” yorumcular ise Mart’a kadar dükkan kapattılar!

Şu bir gerçek ki, A Milli Takım Kuntz’la 4 maçta da çok şahane futbol oynamadı. 6 gollü Cebelitarık mücadelesi dahil. Görünen en radikal değişiklik, ki Karadağ’da yaşandı, 90 dakikayı son ana kadar bırakmayan bir takım olmuşuz. Artık utanma belası mıdır, yoksa gerçekten çehresi Burak ve Caner dışında değişmiş genç oyuncu grubunun kendine has direnci midir bilinmez, mücadele ettik. Bu arada dört oyunda da “kalite” aramak gibi kimsenin bir derdi de olmadı! Aslında bu da enteresan bir “hakkını teslim etme” görüntüsüydü belki de! Başka deyişle “kısa sürede ancak böyle olur” teslimiyetiydi ya da; kaybetme ihtimalini yüksek tutarak..

Şimdi Katar’a gidebilmek için iki maçımız var, ki şüphesiz zorlu bir süreç. Mart ayına kadar Kuntz Hocamız elbette daha fazla bilgi ve deneyimle daha farklı dokunuşlarla ilerleme sağlayabilir. Bazı bölgelere takviye kadar, mevcut seçilmişlerin de iyi bir form tutma gerçekliğine ihtiyacımız var. Takımlarında “süre almıyoruz”  diye yatma yerine, forma mücadelesine girip, alıp, bırakmayacak kararlılık gösterecek oyuncular, yürekler lazım. Bu olur mu? Neden olmasın haklarını teslim edeceğimiz futbolcularımız, gençlerimiz var tabii ki! Milli formayı giymeyi onur olarak hisseder ve o duyguyla yollarına devam etmek isterlerse başka bir sürece evriliriz elbette. Hele bir de Burak ve Caner de milli takımdan emekli olurlarsa kafalar rahat da eder!

Sürece soru işaretli baktıran konuya gelince..

Şu; futbolumuz yakın gelecek içinde yoğun bir sirkülasyona girecek. Naklen yayın ihalesi, Süper Lig A.Ş, buna bağlı yeni genel kurul, Spor Yasası gündemin önemli maddeleri olacak. Hakem işlerine özellikle bağlı, kulüp kavgalarını saymıyorum bile. Bu hengamenin sonucu olarak kişiler bazında hiç şüphe yok ki, değişikliker, yasadan kaynaklanacak yeni düzenleme ve uygulamalar gibi alışma sürecine ihtiyaç duyulacak işler olacak. Bizim futbolun içindeki insan faktörümüz kendisine zarar verecek hangi durum olursa olsun parçalayarak, yıkarak karşılık vermek ister.

Yani Kuntz’a kadar uzanacak bir dalgalanma olmaması da gerekir.

Ya da kimin umurunda?

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.