yildiz71yilmaz@gmail.com1971 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü ve Halkla ilişkiler Bölümünde ön lisans okudu. İlk iş hayatına Türk Spor Ajansı’nda başladı. Mindfulness Temelli Yoga Uzmanı, Türkiye Sualtı federasyonu 1 Yıldız Balıkadam, Fotoğraf Amatörleri Derneği Temel Fotoğrafçılık, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Favori Güzellik Uzmanlığı Sertifikaları sahibi, TMOK Fair Play Komisyonu Üyesi.
“Rüzgar eken, fırtına biçer, ne ekersen onu biçersin.” (Atasözü)
Karma Sankrit dilinde “yapmak, eylemek” bir fiilde bulunmak anlamındaki “kri” sözcüğünden türetilmiştir. Her eylemin, söylediğimiz her şeyin, hatta aklımızdan geçirdiğimiz her düşüncenin bize geri dönüşü olacaktır.
Karma Newton’un etki-tepki yasasına eşdeğerdir. Yani eğer bir cisme bir kuvvet uygulanırsa, eşit büyüklükte zıt yönde bir tepki verecektir. Örneğin bir tenis topunu hangi hızla duvara atarsanız, o hızda duvara çarpan top size geri dönecektir.
Kuran-ı Kerim’de “Kınamayınız, kınadığınız her şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz” hadisi şerifi de bunu anlatır.
Deepak Chopra’nın “Başarının 7 spiritüel yasası” kitabında karma’yı, ‘hem eylemin kendisi, hem de o eylemin sonucudur’ diye açıklar; aynı anda hem sebep hem sonuçtur. Çünkü her eylemimiz sonunda aynı sekilde bize geri dönen bir enerji alanı yaratır.
Yaşamımızda mutluluk olmasını istiyorsak, mutluluk tohumlarını nasıl ekeceğimizi öğrenmemiz gerekir. Bu sebeble, karma bilinçli bir seçim yapmamız gerektiğini işaret eder.
Hepimiz esasen sonsuz sayıda seçimle karşı karşıyayızdır. Varoluşumuzun her anında, bize sonsuz seçenekler sunan, sonsuz olanaklar alanının içerisindeyizdir. Seçimlerimizin bazıları bilinçliyken, bazılarını bilinçsizce yaparız. Karma yasasını doğru anlayıp, etkilerini de maksimize etmek için en iyi yöntem, an be an yaptığımız tüm şeçimlerin bilinçli olarak farkında olmaktır.
Eğer bir adım geri çekilir ve karar verme aşamasındayken yaptığımız seçimlere dışarıdan bakabilirsek bu sayede tüm süreci bilinçsizden bilinçli bir eyleme çevirebiliriz.
Herhangi bir seçim yapmadan kendimize iki şeyi sorabilirsiniz:
1) “Bu seçimin olası sonuçları nelerdir?”
2) “Yapmak üzere olduğum bu seçim, bana ve etrafımdakilere mutluluk getirecek mi?”
Bu sorulara cevabınız “evet” ise o zaman seçiminiz doğru demektir. Eğer cevabınız “hayır” ise o zaman bu seçim size ve etrafınızdakilere sıkıntı yaratacaktır. Bu sebeble seçiminiz yanlıştır ve bunu yapmamalısınız demektir.
Prensip bu şekildedir. Anbean karşı karşıya bulunduğumuz sonsuz seçenekler arasından sadece bir tanesi hem sizi hem etrafınızdakiler için mutluluk getirendir ve bu doğru seçimi yaptığınızda ortaya çıkan davranış biçimine, kendiliğinden doğru eylem denir. Kendiliğinden doğru eylem, doğru zamanda yapılan eylemdir.
Kendiliğinden doğru seçimler yapmamız için evrenin kendine has çok ilginç yöntemleri vardır. Bu sistem vücudunuzda genel anlamda iki çeşit duyumsamada bulunur. Birincisi rahatlık ve huzur hissi, diğeri ise rahatsızlık ve huzursuzluk hissidir. Bilinçli seçim yapmak üzere olduğumuzda vücudunuza kulak verin ve ona sorun “Eğer bu seçimi yaparsam, sonucu ne olur?” Eğer vücudunuzda rahatlık ve huzur hissi ile karşılık veriyorsa seçiminiz doğru demektir.
Bazı insanlar, vücutlarının verdiği bu huzur ve huzursuzluk hislerini karın boşluklarında hissederler ama büyük çoğunluk bunu kalp bölgesinde duyumsar.
1971 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü ve Halkla ilişkiler Bölümünde ön lisans okudu. İlk iş hayatına Türk Spor Ajansı’nda başladı. Mindfulness Temelli Yoga Uzmanı, Türkiye Sualtı federasyonu 1 Yıldız Balıkadam, Fotoğraf Amatörleri Derneği Temel Fotoğrafçılık, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Favori Güzellik Uzmanlığı Sertifikaları sahibi, TMOK Fair Play Komisyonu Üyesi.