e.aripinar@gmail.comTürk Spor Ajansı’nın Kurucusu ve Genel Yayın MüdürüBalıkesir Lisesi mezunu, Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde okudu. Askerliğini Yedek Subay Öğretmen olarak Erzincan Lisesi’nde yaptı.75 yıllık gazeteci Türkiye Spor Gazetesi’nde muhabir, Cumhuriyet Gazetesi’nde Spor Servisi Şefi, Günaydın Gazetesi’nde Genel Müdür, Hürriyet Gazetesi’nde Haberler Müdürü olarak çalıştı. Basın Şeref Kartı sahibi.TGC üyesi, TSYD’nin Kurucu Genel Sekreterliğini yaptı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin en kıdemli üyesi. TMOK Fair Play Komisyonu Başkanı, CIFP (Dünya Fair Play Konseyi) Başkan Yardımcısı, EFPM (Avrupa Fair Play Birliği) Onursal Üyesi, Azerbaycan Bakü Spor Akademisi’nden Fahri Doktora Unvanı sahibi, IOC’nin en büyük ödülü ‘Olimpic Order’ nişanına sahip. 6 Yaz 1 Kış Olimpiyatı ile Türkiye’nin en çok olimpiyat izleyen gazetecisi.Oy Sandığı, Ülkemin Sporu İçin ve Fair Play adlı 3 kitabı, 2024 yılında yayınlanan Kağıt Fener adlı bir de şiir kitabı var.
Türkiye’de Spor Medyası (TRT hariç) Futbol Medyası mı Oldu?
1950’de Türkiyede başlayan Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin kurulmasıyla kurumlaşan, şahsiyet kazanan Türk Spor Medyası, maalesef son 20 yıl sürecinde adım adım SPOR hüviyetini kaybediyor. Ülkemizde 100’e yakın spor dalı olmasını rağmen, yazılı medya ve taklitçisi bazı sesli, görüntülü medya yalnız profesyonel futbolun peşinde koşmaya başlamıştır. Tirajı ölçü aldığımızda belli başlı yazılı medya organlarının spor başlığını taşıyan sayfalarında profesyonel sporun dedikoduları, çoğu doğru çıkmayan transfer haberleri, tarihlerinin saygınlığını unutan kulüp başkanlarının sokak kavgalarına benzeyen beyanatcıkları %85 yer alıyor. En önemli spor haberleri; Türkiyemizin adını, bayrağımızı taşıyan spor takımlarımızın ve sporcularımızın Avrupa’da ve Dünyada ses getiren başarıları kayıp eşya ilanları kadar tek sütün 5-10 santimlik ancak yer bulabiliyor spor adını taşıyan sayfalarda. Bu gidişe ne medyanın yönetimi, ne spor kuruluşları, nede yol gösterecek devlet kuruluşları ses çıkarıyor. Bu kötü akım böyle devam ederse; hem genç yıldızlar başarılarının takdirini görmeyip sönecek, hem de spor kuruluşları futbol dışında olimpik sporlar dahil pek çok spor dalına kadrolarında yer vermeyecekler, kamu oyu izleyerek öğrendiği başka başka spor dallarının görsel eğitiminden mahrum kalacaktır. Bu konuda ilk adımı devlet atmalı, kurulma izni alacak spor kulüplerine, futbol dışındaki branşlar için zorunlu kadro şartı koymalıdır.
Bu arada sesli ve görsel yayın kuruluşu olarak alkışlanacak tek örnek TRT’dir. Diğer özel sektör televizyonları da aynı yolu izlemeli, TRT’yi örnek almalı, bir spor eğitim merkezi gibi davranmalıdırlar. Fair Play kurallarına tam uygun, elbirliği ile ülkede spor kültürü ve eğitimini yükseltmek, her alandaki medyanın toplumsal görevidir. Yine de ümitliyiz. Çünkü; atalar ne demişler? “Ümidini kaybedenin kaybedecek başka bir şeyi yoktur”
Türk Spor Ajansı’nın Kurucusu ve Genel Yayın Müdürü
Balıkesir Lisesi mezunu, Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde okudu. Askerliğini Yedek Subay Öğretmen olarak Erzincan Lisesi’nde yaptı.
75 yıllık gazeteci Türkiye Spor Gazetesi’nde muhabir, Cumhuriyet Gazetesi’nde Spor Servisi Şefi, Günaydın Gazetesi’nde Genel Müdür, Hürriyet Gazetesi’nde Haberler Müdürü olarak çalıştı. Basın Şeref Kartı sahibi.
TGC üyesi, TSYD’nin Kurucu Genel Sekreterliğini yaptı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin en kıdemli üyesi. TMOK Fair Play Komisyonu Başkanı, CIFP (Dünya Fair Play Konseyi) Başkan Yardımcısı, EFPM (Avrupa Fair Play Birliği) Onursal Üyesi, Azerbaycan Bakü Spor Akademisi’nden Fahri Doktora Unvanı sahibi, IOC’nin en büyük ödülü ‘Olimpic Order’ nişanına sahip. 6 Yaz 1 Kış Olimpiyatı ile Türkiye’nin en çok olimpiyat izleyen gazetecisi.
Oy Sandığı, Ülkemin Sporu İçin ve Fair Play adlı 3 kitabı, 2024 yılında yayınlanan Kağıt Fener adlı bir de şiir kitabı var.