rcengiz1965@gmail.com01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. TMOK Fair Play Komisyonu üyesi.Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.
Sözlükte “Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey” anlamlarına gelen ve temelleri Âdem (a.s.)’a kadar uzanan kurban, ibadet maksadıyla belirli şartları taşıyan hayvanı, Kurban Bayramı günlerinde usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder.
Bu süreçte şartları uygun olan her Müslümanın aklından geçirdiği, Allah rızasına ermek niyetiyle “Bayramda ne keselim?” sorusudur.
Ancak kurbanın maliyeti kadar hükmü vardır. Her hayvanı kurban olarak kesemezsiniz, ayrıca her kişi de kurban kesemez. Örneğin Akıl sağlığı yerinde olmayan, henüz büluğ çağına ermemiş olanlar, Müslüman olmayanlar ve kurban kesebilecek durumu olmayan kimseler kurban kesmekle yükümlü değillerdir.
Bayram geliyor! Ama sadece et kesmek yetmez.
Önce kalbi arındırmak gerek.
Cahit Zarifoğlu’ndan ibretlik bir diyalog:
“Üstadım,” demiş biri, “Bayramda ne keseyim?”
O ise şöyle cevaplamış:
Önce;
“Dedikoduyu kes, kul hakkını yemeyi kes, yalan söylemeyi kes, haram yemeyi kes, israfı kes, kötülükten ilgini kes… “Bunları kesmezsen, ne kesersen kes.
Ben de buradan spor camiasına, özellikle futbol dünyasına sesleniyorum:
Kurban Bayramı’nda kurbandan önce lütfen şunları kesin:
-Liyakatsizliği
-Adaletsizliği
-Hoşgörüsüzlüğü kalıcı kılan öfkeli demeçleri, nefret dili ve ırkçı söylemleri
-Saygısızlığı
-Haksız rekabeti
-Ekranlarda temelsiz fikir üretmeyi ve boş konuşmayı
-Hakemleri günah keçisi yapmayı
-Rakibini horlamayı, dışlamayı veya aşağılamayı
-Rakibin rekabet gücünü elinden almayı
-Bireysel ve sosyal sorumsuzluğu
-Kavgayı, saldırganlık, şiddeti ve kafa göz yardırmayı
-Sahaya su şişesi, bozuk para veya çakmak atmayı
-Takım otobüsü taşlamayı
-Küfür etmeyi
-Futbolu oyun olmaktan çıkaran istenmedik davranışları, kötü söylem ve kaba davranışlarınızı kesin!
Unutmayın: Spor bir oyun ve insaniyet sınavıdır. Hırs, ihtiras ve uhdelerinizle bu değerleri tüketmeyin. Ego, kompleks ve kıskançlığınızı kesin!
Kesin ki; kestiğiniz kurban gerçek olsun!
Adaletsizlik, öfke dili, rakibi aşağılama, hakemleri hedef gösterme, toplumsal ayrıştırma, sporun ruhunu zehirlemektedir. Sporu bir rekabetten öte bir erdem yarışına çevirmek elimizdedir. Bu bağlamda; sevgi, saygı ve sorumluluk temelli bir spor kültürü inşa etmeliyiz. Adil olarak fark yaratın, adaleti sağlayarak gönüllere dokunun ve eşitliği koruyarak değer üretin “Ben size kurban olayım!”
Çünkü bazen “kurban olmak” gönülden bağlı kalmaktır.
01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.
Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.
Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.
“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.
TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. TMOK Fair Play Komisyonu üyesi.
Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.