Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
44,7613
EURO
53,0254
ALTIN
6.942,90
BIST
14.252,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
14°C
Cumartesi Az Bulutlu
16°C
Pazar Hafif Yağmurlu
16°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

8 Mart: Önce İyi İnsan, Güçlü Kadın ve Gerçek Erkek

04.03.2026
87
A+
A-

Spor bize hep şunu öğretir: Maçı kazanmadan önce kendini yenmelisin. Kondisyonun yetmiyorsa, zihnin dağınıksa, öfkeni kontrol edemiyorsan; en iyi taktik, en pahalı transfer bile seni şampiyon yapmaz. Çünkü sahadaki mücadele, önce insanın kendi içindeki mücadeledir.
Hayat da böyledir.
Kendiyle barışmayan bir erkek, ne takım arkadaşını ne oyunu anlayabilir. Kendini tanımayan, duygularını yönetemeyen bir sporcu nasıl ki sahada sürekli faul yapar, gereksiz kartlar görür; hayatta da öz farkındalığı olmayan bir insan ilişkilerinde sürekli kırar, döker ve cezalandırır.

Öz Disiplin Olmadan Oyun Oynanmaz

Bir sporcu düşünün: Kendi eksiklerini kabul etmiyor, her hatada başkasını suçluyor, eleştiriye tahammülü yok. Böyle bir sporcu, takımın lideri veya oyunun dengesi olabilir mi?
Denge, bir kişinin diğerini taşıması değil, iki güçlü bireyin yan yana durabilmesidir.
Özgür olmayan bir oyuncu, takım arkadaşının özgürlüğünü, özgür olmayan bir erkek de kadının özgürlüğünü tehdit görür.
Oysa toplumsal yaşam ve sporun özü paylaşmaktır. Topu saklayan değil, pas veren büyür. Özgürlük de böyledir; paylaşıldıkça çoğalır.

Şiddet: Sahadaki Kontrol Kaybı, Hayattaki Karakter Sorunu

Spor psikolojisinde kontrol kaybı; öfke patlaması, rakibe bilinçli sertlik, hakeme saldırı gibi davranışlarla kendini gösterir. Bu, sadece taktiksel bir hata değil, karakter zaafıdır.
Bir insanın başkasına yaptığı kötülük, onun içindeki eksikliğin dışavurumudur. Kendi huzuru için başkasını ezen, tehlike anında sorumluluktan kaçan, gücünü zayıf gördüğüne yönelten kişi; sahada da hayatta da aslında korkusunu saklıyordur.
“Kurtlar da birbirini parçaladıkları zaman haklıdırlar” denebilir. Ama biz sporla saygıyı, disiplinle içgüdüyü, kuralla kaosu ayırmayı öğrenmedik mi?
Stresini üzerinden atmak için şiddete başvuran bir erkek, aslında en temel spor erdemini kaybetmiştir: Öz kontrol.

8 Mart: Tribünde Değil, Yan Yana

8 Mart Dünya Kadınlar Günü yalnızca çiçek verilen bir gün değil; eşitlik, saygı ve insan onurunun hatırlandığı bir gündür.
Kadın, erkeğin hatalarını tolere etmek için yaratılmadı. Kadın, oyunun kenarında bekleyen yedek değil; sahanın eşit oyuncusudur. Toplumun erkeğe tanıdığı sınırsız serbestliğin faturasını kadına kesmek, hem ahlaki hem insani bir yanılgıdır. Sahada yapılan sertliğin cezası nasıl takıma yazıyorsa, hayattaki adaletsizlik de toplumun tamamına yazılır.

Unutulmaması Gereken Bir İsim

Geçtiğimiz dönemde öğrencisi tarafından öldürülen öğretmen Fatma Nur Çevik, sadece bir eğitimci değil; bu toplumun geleceğine yön ve emek veren bir insandı.
Biz karşı kaldırımda göründüğünde ceket iliklediğimiz öğretmeni, sınıfta tartaklayacak, alay edecek ve sonunda öldürecek kadar “iyi” eğitilmiş öğrenciler yetiştirebiliyorsak; burada sorun bireysel bir öfke patlamasından fazlasıdır.
Bu cinayet, yalnızca bireysel bir suç değil, değerler sistemindeki çöküşün alarmıdır. Eğer gençlerimize kazanmayı öğretip kaybetmeyi öğretmiyorsak, rekabeti öğretip duygudaşlığı öğretmiyorsak, gücü öğretip sorumluluğu öğretmiyorsak; sorun yalnızca bireyde değil, sistemdedir.
Hiçbir toplum, en zayıf halkasından daha güçlü değildir. Kadınların güvende olmadığı bir yerde güçten bahsedilemez.
8 Mart’ta mesele yalnızca kadınları alkışlamak değil; erkekliğin tanımını yeniden düşünmektir.
Gücü şiddetle değil, öz disiplinle; üstünlüğü baskıyla değil, eşitlikle; başarıyı ezerek değil, birlikte yükselerek tarif etmektir. Çünkü bir evin yuva, bir takımın şampiyon veya bir toplumun güçlü olması aynı ilkeye dayanır: Önce iyi insan olabilmek.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.