Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
44,9247
EURO
52,6490
ALTIN
6.844,59
BIST
14.328,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Yağmurlu
Perşembe Az Bulutlu
15°C
Cuma Hafif Yağmurlu
17°C
Cumartesi Açık
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
19°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

Sezon Sonu: Futbol Futbola Karşı Oynanıyor

22.04.2026
8
A+
A-

Sezon sonuna yaklaştıkça futbolun doğası değişiyor. Oyunun yerini kaygı, rekabetin yerini korku almaya başlıyor. Puan tablosunun daralan aralıkları, sadece takımların değil; yöneticilerin, antrenörlerin, futbolcuların ve hatta taraftarların da psikolojisini sıkıştırıyor. Bu sıkışma hali ise sahaya futbol olarak değil, gerilim olarak yansıyor.

Normal şartlarda oyunun merkezinde olması gereken şey; taktik, emek ve performanstır. Ancak sezon sonu atmosferinde bu denge bozuluyor. İnsanlar daha katı, daha keskin ve daha taraflı davranmaya başlıyor. Sağduyu yerini reflekslere, analiz yerini önyargılara bırakıyor. Stres doğru yönetilmediğinde ise bir hata, başka bir hatayla kapatılmaya çalışılıyor. Sorunlar çözülmüyor; üst üste ekleniyor.

Bu noktada bir gerçeği teslim etmek gerekir: Futbolda rekabet elbette olacaktır. Sezon sonu stresi doğaldır. İroni yapılır, hata yapan hakeme itiraz edilir, tartışma olur. Bunlar oyunun doğasında vardır. Ancak mesele bunların nasıl yapıldığıdır. Yerinde, zamanında ve ölçüsünde olduğunda rekabet oyunu besler; zekice yapıldığında tartışma kalite üretir. Aksi halde, kabalaşan, sertleşen ve dozunu aşan tepkiler rekabeti geliştirmek yerine gölgeler; oyunu ileri taşımak ve insana değer katmak yerine futbolun değerlerini zayıflatır.

Bu dönemde yöneticilerin dili sertleşiyor. Açıklamalar daha kışkırtıcı, daha hesaplı hale geliyor. Futbolcuların odağı da kayıyor; maç kazanmak yerine, maçtan önce psikolojik üstünlük kurmaya çalışıyorlar. Hakemi etkilemek, rakibi baskı altına almak, algıyı yönetmek… Oyun başlamadan oynanmaya çalışılıyor.

Antrenörler sahadaki oyunu kontrol etmek isterken, hakemler saha dışındaki baskının ağırlığı altında kalıyor. Bu baskı sadece tribünden ya da medyadan gelmiyor; sistemin tamamı, görünmez bir gerilim hattı oluşturuyor. Böyle bir ortamda tarafsız kalabilmek neredeyse bir erdem değil, bir direnç meselesine dönüşüyor.

Bu noktada özellikle hakemlerin sezon boyunca sürekli baskı altında tutulması, kamuoyu önünde hedef gösterilmesi ve her kararlarının sert, çoğu zaman ölçüsüz eleştirilere maruz kalması da önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. VAR sistemi üzerinden verilen kararlar ise ayrı bir tartışma alanı oluşturuyor; çünkü VAR hakemleri hatalı ya da tartışmalı müdahalelerde bulunabiliyor. Ancak bu durum, bireysel hataların sistematik bir linçe dönüşmesini meşru kılmıyor.

Hakem hataları elbette konuşulmalı, hatta geliştirilmesi için eleştirilmelidir; fakat bu eleştiri, oyunun adalet duygusunu zedeleyen en kritik unsurlardan biri haline geliyor.

Belki de en tehlikeli kırılma noktası burada başlıyor: “Kural ne diyor?” sorusu geri plana itiliyor. Onun yerine “Hangi karar kime yarar?” sorusu öne çıkıyor. Fayda odaklı yaklaşım, adaletin önüne geçtiğinde ise oyunun ruhu zedeleniyor. Çünkü futbol, kurallarıyla anlamlıdır; çıkar hesaplarıyla değil.

Ortaya çıkan bu tablo aslında bir yanılsamanın ürünüdür. Mutlak kazanma ihtiyacı… Her şeyin kazanmak üzerine kurulduğu bir denklemde, kaybetme ihtimali bir tehdit değil, bir kriz olarak algılanıyor. Bu da insanları rasyonel olmaktan uzaklaştırıyor. Oysa sporun doğasında hem kazanmak hem kaybetmek vardır.

Bugün geldiğimiz noktada futbolcu, futbola karşı futbol oynuyor. Sahada rakiple değil, sistemle mücadele ediyor gibi hissediyor. Algı yaratmanın, performansın önüne geçtiği bir düzen kuruluyor.

Oysa gerçek başarı; gürültünün içinde sakin kalabilmekte, baskının içinde doğruyu savunabilmektedir. Sezon sonları her zaman zor olmuştur. Ama bu zorluk, oyunun değerlerini kaybettirecek bir noktaya taşındığında, kazanan kim olursa olsun, kaybeden futbolun kendisi olur.

Sezon sonları her zaman gerilimi yüksek, duygusu yoğun dönemlerdir. Ancak asıl mesele, bu yoğunluğun içinde neyi koruyabildiğimizdir. Unutulmamalıdır ki, futbol kendine karşı oynanmaya devam ederse, yine kazananlar olacak ama kaybeden her zaman yine futbol olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.