Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
45,2030
EURO
52,9606
ALTIN
6.639,41
BIST
14.383,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
14°C
İstanbul
14°C
Hafif Yağmurlu
Salı Çok Bulutlu
16°C
Çarşamba Az Bulutlu
19°C
Perşembe Az Bulutlu
22°C
Cuma Çok Bulutlu
25°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

Bir Tabak Gibi, Suda Kaybolan Şampiyonluk

14.03.2026
45
A+
A-

Fenerbahçe için bu sezonun hikâyesi, bir tabak suyun üzerinde nasıl yavaşça kaybolup giderse öylece kayıp giden bir şampiyonluk hikâyesi oldu. Fatih Karagümrük karşısında alınan yenilgi yalnızca üç puanın kaybı değildi; aynı zamanda yıllardır değişmeyen bir anlayışın da yeniden ortaya çıkmasıydı.

Türk futbolunda sıkça yapılan bir hata var: değişim ile değiştirmeyi birbirine karıştırmak.

Futbol anlayışımız değişmiyor, sadece parçalar değiştiriliyor. Teknik direktörler değişiyor, futbolcular değişiyor ve kadrolar yenileniyor. Ama zihniyet aynı kalıyor.

Beden aynı, forma aynı yalnızca forma numaraları farklı. Oysa modern futbol, isim değiştirerek değil anlayış değiştirerek gelişir. Dayanağı olmayan oyun planlarıyla, kulüpten kulübe dolaşan kariyerinin sonuna gelmiş futbolcularla gerçek bir dönüşüm mümkün değildir. Bir teknik direktör ve futbolcunun kariyer yolculuğu, futbol felsefesi kadar kulüp yönetim anlayışını da ortaya koyar. Sürekli değişen teknik adam ve futbolcular, aslında değişmeyen bir yönetim zihniyetinin sonucudur.

Fenerbahçe’nin en büyük sorunu tam olarak bu “anlayış eksikliğidir.”

Kulüp, yıllardır taraftar memnuniyeti ile profesyonel yönetim arasında gidip geliyor. Taraftar için yapılan kariyer transferleri, taraftar istedi diye getirilen teknik direktörler, yine taraftar baskısıyla gönderilen futbolcular… Oysa çağdaş futbolun gerçekliği, kulüplerin popüler taleplerle değil kurumsal akılla yönetilmesini gerektiriyor.

Bir başka problem ise transfer politikasında ortaya çıkıyor. Futbolcu menajerlerinin pazarlama oyunlarıyla oluşturulan yapay transfer ihtiyaçları, kulübü yanlış kararların içine sürüklüyor. Kulübü gereksiz mali yüklerin altına sokuyor. Oysa Avrupa’daki kurumsal kulüpler, bu oyunu çoktan çözmüştür. Duyguyla değil planla hareket ediyorlar. Çünkü modern futbol, romantizmin değil kurumsal yönetim ve organizasyonun oyunudur. Transfer duyguyla değil ihtiyaç analizi, veri ve planlamayla yapılıyor.

Futbol yalnızca sahada oynanan bir oyun değil; aynı zamanda akıl, plan ve organizasyon meselesidir.

Bu noktada Türk futbolunun başka bir alışkanlığı daha devreye giriyor: sorumluluğu başkalarına yüklemek. Tartışmalı maçlardan sonra “hakem hataları”, “rakibin kollanması” gibi söylemler sıkça duyuluyor. Bu söylemlerde ima edilen rakip çoğu zaman zirve de olan Galatasaray oluyor. Ancak sürekli mağduriyet söylemine sığınmak, gerçek sorunları görmeyi engelliyor.

Sonuç olarak, yanlış taktikten doğru sonuç, yanlış karardan doğru çıkarım, yanlış teşhisten doğru tedavi, yanlış yaklaşımdan doğru iletişim elde etmek istiyoruz. Doğal olarak taleplerimiz mantıkta yanıtsız kalıyor. Sürdürüle bilir başarı mümkün olmuyor.

Gerçekle yüzleşmeden gelişim olmaz.

“Bir taşı on defa havaya atsan da, uçmayı öğretemezsin.” Aristo

Türk futbolu ve özellikle Fenerbahçe’nin ihtiyacı olan şey daha fazla transfer, daha fazla teknik direktör değişikliği ya da daha yüksek sesli tartışmalar değil. İhtiyaç duyulan şey çok daha basit ama bir o kadar da zor bir şey: Gerçek bir futbol aklıdır. Çünkü modern futbol kulübü yönetmek bir sevgi meselesi değil, bir bilinç meselesidir.

Kurumsal akıl sahaya inmediği sürece değişen sadece formalar olur ve hikâye değişmez. Şampiyonluklar “bir tabak gibi” suda kaybolur.

Ama asıl soru şudur: O tabağı suya kim bıraktı?

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.