Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
48,7713
EURO
56,0537
ALTIN
6.865,89
BIST
13.284,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Yağmurlu
21°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
18°C

Ömer GÜRSOY

Doğum Yeri ve Tarihi: Ankara, 23 Aralık 1964 Ankara Üniversitesi Basın Yayın YO mezunu. Başta Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere Bakanlık ve Başbakanlık Müşavirlikleri, Bakan Danışmanlığı, Başbakan Özel Kalem Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Başak Sigorta, Ankaragücü Spor Kulübü, Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği, 12 Dev Adam’ın tarihi başarısında yaptığı çalışmalarla dönemin en başarılı Basketbol yöneticisi ödülünü aldı. TBF SUG Komitesi Başkanı/ Başdanışmanlık, Akşam ve Habertürk Spor Yazarlığı görevlerinde bulundu. 2006- 2024 yılları arasında Türkiye Futbol Federasyonu Engelliler Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak görev yaptı, engelliler futbolunun dünya markası olması konusunda öncü bir rol oynadı. Engelliler Futbolunun yatay gelişimi konusunda ve özellikle de dünya çapında başarılarda imzası oldu. TMOK Kongre Üyesi, TMOK Fair Play Komisyonu Üyesi, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Divan Kurulu Üyesi

Galatasaray’da Ketçap Usulü Transfer Dönemi

30.08.2026
434
A+
A-
Ketçap şişesini bilirsiniz…
Ne kadar sallarsınız sallayın, ne kadar uğraşırsanız uğraşın bir türlü akmaz. Şişeyi masaya vurursunuz, ters çevirirsiniz, biraz daha sallarsınız… Yok! Sanki içinde ketçap değil, beton vardır. Tam “Bundan artık bir şey çıkmayacak” deyip vazgeçtiğiniz anda ise birden açılır ve ne varsa önünüze boşaltır.
Galatasaray’ın transfer dönemi de tam anlamıyla ketçap usulüne döndü.
Günlerce, haftalarca bekledik. Rakipler birbiri ardına transferlerini açıklarken Galatasaray’da adeta yaprak kımıldamadı. Taraftarın sabrı taştı, yönetim protesto edildi, “Bu transfer dönemi böyle mi geçecek?” sorusu tribünlerden yükseldi.
Şişe sallanıyordu ama ketçap akmıyordu.
Derken Bratrakov hamlesiyle ilk hareket geldi. Ve ardından beklenen o büyük patlama…
Rafael Leão.
Haftalarca kımıldamayan şişe bir anda açılmış, transfer dönemi başka bir havaya bürünmüştü.
Üstelik Leão transferinin kesinleşmesinin ardından, dün akşam TRT Spor’un klasikleşen Stadyum programında Tugay Kerimoğlu’nun Leão hakkında söylediği bir cümle de ayrıca dikkat çekti.
Tugay, Leão konuşulurken, “Yaratıcılık zekânın hediyesidir” dedi.
Futbolun içinden gelen, oyunu bilen bir ismin Leão gibi bir oyuncu için kurduğu bu cümle, sıradan bir övgünün çok ötesinde anlam taşıyor.
Çünkü Leão’yu yalnızca hızlı, güçlü ya da yetenekli bir kanat oyuncusu olarak tarif etmiyor.
Yaratıcılığını zekâ ile ilişkilendiriyor.
Belki de Galatasaray’ın uzun süredir aradığı şey tam olarak bu.
Rakip savunmayı sadece sistemle değil, anlık bir fikirle bozabilecek; oyunun kilitlendiği anda beklenmedik bir çözüm üretebilecek; top ayağına geldiğinde tribünün “Şimdi ne yapacak?” diye merak edeceği bir oyuncu…
Leão tam da böyle bir futbolcu.
Dolayısıyla Galatasaray taraftarının haftalar boyunca yönetime yönelttiği “Nerede transferler?” sorusunun cevabı, biraz da ketçap şişesinin çalışma prensibine benzedi.
Önce uzun bir sessizlik…
Sonra bir hareket…
Ve ardından bir anda Leão gibi bir dünya yıldızının masaya gelmesi.
Kısacası Galatasaray taraftarı uzun süre şişeyi salladı.
Çok salladı.
Bazen sinirlendi, bazen umudunu kesti, bazen de “Artık bundan bir şey çıkmaz” dedi.
Ama şişenin içinde hâlâ ketçap vardı.
Ve sonunda aktı…
Öyle birkaç damla da değil.
Şişenin kapağı bir açıldı, dünya yıldızları çıkıverdi.
***
Osimhen Jordan ruhuyla oynadı.
Dünkü Göztepe maçında Osimhen bana gerçekten iki ayrı sporun yıldızıymış gibi geldi.
Bir tarafta star bir futbolcu, diğer tarafta sanki star bir basketbolcu vardı.
Kalecinin güçlükle çıkardığı topta rakibinin üzerine öyle bir yükseldi ki, “Bu adam kafa vurmaya mı çıktı, yoksa potaya mı gidiyor?” diye düşünüyorsun.
Ama asıl olay milimetrik ofsayt pozisyonundaydı. Rakibinin üzerinden yükselirken bir an havada kaldı… İşte basketbolda buna “hang time” deniyor. Yani sadece zıplamak değil; havadayken vücudunu kontrol edip, sanki yerçekimine “Sen iki saniye bekle kardeşim” diyebilmek.
Bu işin gelmiş geçmiş en büyük ustalarından biri tabii ki Michael Jordan. Jordan havaya çıktığında savunmacı yere iner, Jordan hâlâ kararını veriyor olurdu.
Osimhen’de de dün o hissi gördüm. Adam yükseliyor, havada kalıyor, sonra kafayı nereye koyacağına karar veriyor.
Kısacası dün Osimhen 9 numara değil, 23 numara gibi oynadı.
Göztepe maçında basketbol oynamadı belki ama…
Jordan ruhuyla hava toplarına çıktı.
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.