nurselgulay@gmail.com
1945'te İzmir'de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu'nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından 'İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır' organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.
İlk çocuğumu 1967’de, ikizleri hemen ardından 1970’de kucağıma alınca pistlerden ister istemez uzaklaştım. Aktif sporculuktan, evliliğe ardından anneliğe uzanan bu 3-5 sene manevi olarak elbette çok şey kattı, ama atletizm pistlerinden kopmak hiç de kolay olmadı.
1973’teyiz, ev telefonu çaldı, o dönem Kurthan Fişek’in başkanlığını yaptığı Atletizm Federasyonu’nun yönetiminde olan Güneş Ağabey: “Nursel selamlar, sen bir ara Almanya’ya gitmiştin değil mi? Çat pat Almancan da vardır. Yarın İzmir’e bir Alman ekibi geliyor, antrenörlük kursu verecekler. Aslında her şeyi ayarladım, ama son anda duruşma saatimde bir değişiklik oldu, senden rica etsem onları karşılayıp Efes Oteli’ne yerleştirebilir misin? Gerisini ben hallederim.”
‘Emir büyük yerden’, Güneş Ağabey zaten zor durumda olmasa aramaz. “Tabii ki ağabey, hiç merak etme sen” diyerek, ertesi gün gelen ekibi karşıladım, otellerine yerleştirdim, günlük yaşantıma döndüm.
Güneş Ağabeyin karşılanmasını istediği ekip; Türk-Alman Olimpiyat Komitelerinin işbirliği ile Ankara, İstanbul ve İzmir’de düzenlenecek ‘Atletizm Antrenörlüğü Kursu’nun hocalarıydı. Bir hafta sürecek organizasyonda, kursun ardından yapılan sınavlarda başarılı olanlar diplomalı ‘Atletizm Antrenörü’ oluyordu. Araya giden hafta sonunda ekip Efes ve çevre yerleri gezecek, kurs da Pazartesi günü başlayacaktı.
Kursta ilk günün hemen ardından Güneş Ağabey telaşla tekrar aradı; “Nursel, sorma… Kursa başladık, sağ olsun Vedat Dinler Hoca tercümanlık işini üstlendi ancak Almancası pek yeterli gelmedi. Milli Eğitim’den destek istedim, önümüze bürokrasi çıkardılar, sadece yazışması bir hafta sürüyor. Kurs başladı yarım kalacak, ben ekibe bunu anlatamam. Aklıma yine sen geldin, ne yapabiliriz?” dedi.
Hayat tesadüflerle dolu… O dönem Türkiye’de askerlik yapan kuzenim Meriç, 1960’larda Almanya’ya giden ilk kuşağın, orada yetişen, eğitim alan gençlerinden. Tam da o günlerde iznini İzmir’de yanımızda geçiriyor. Durumu hemen Meriç’e açtım, sağ olsun kırmadı ama çekincesini ve şartını da açıkladı; “ben Almanca biliyorum tamam, ancak burada pek çok teknik terim olacak, sen de kursa katılıp bana takıldığım yerde yardımcı olursan ben varım.”
Güneş Ağabey’e sevindirici haberi verdim, evdeki durumları ayarladım ve hiç aklımda yokken kendimi çok ama çok özlediğim atletizm camiası ile iç içe olacağım antrenörlük kursunda buldum.
Oldukça verimli ve neşeli geçen bir hafta, Alman hocaların İzmir’e ve organizasyona tam not vermesi ile sona erdi. Kurs sonunda yapılan sınavı da geçtim ve ileride yaşantımı çok başka şekilde değiştirecek antrenörlük diplomamı aldım.
Türkçemizin çok güzel deyimleri var: ‘İsmi ile müsemma olmak’ bunlardan biri mesela… Güneş Ağabey işte tam da bu deyimdeki gibi, ismi ile müsemma bir insandı. İçine girdiği her ortama, sapsarı saçları, mavi gözleri ile güneş gibi doğar, kendini, enerjisini hemen belli ederdi.
Gürhun, Günnur, Güneş Atabay
Her biri İzmir ve Türk sporuna ayrı hizmetler veren; doktor, eczacı ve avukat; Gürhun, Günnur, Güneş… Üç kardeşin, avukat olanı Güneş Ağabey, 1935 Ödemiş doğumlu, Ankara Hukuk mezunu.
Güneş Ağabey, Karantina ’da başlayan kısa ancak başarılı aktif sporculuğunun ardından gidip bir avukat olarak döndüğü İzmir’de, bu kez takımı Karantina’nın atletizm branşına yönetici oldu.
Bu süre zarfında, hafta sonları müsabakalarında yaptığı hakemliklerde dikkatini çeken yüzlerce yetenekli öğrenciyi kulübüne ve atletizm camiasına kazandırdı. Çok kısa bir sürede Karantina’yı tüm Türkiye’nin tanıdığı bir atletizm markasına dönüştürdü.
Güneş Ağabey’in çok başarılı bir avukat olmasının yanı sıra, yaşantısı boyunca hem hukuk bilgisi hem de insanlığıyla çok insana karşılıksız yardımı dokunmuştur. 1983-1989 arası başkanlığını yaptığı İzmir Barosu, onun döneminde pek çok kazanım elde etti, Baro tarihine ismini altın harflerle yazdırdı. Yine İzmir atletizmi, en güzel yıllarında onun ilişkileri, çabası ve vizyonu ile sayısız başarılar elde etti.
2019’un o sıcak yazında, önce Arman Çağdaş, ardından Güneş Ağabey aramızdan ayrıldı.
Her ikisi de geriye her baktığımda, her düşündüğümde minnet, büyük bir sevgi ve saygı ile andığım, çok şey borçlu olduğum insanlar, camiamız için çok büyük kayıplar.
Hepimiz sizlere çok şey borçluyuz, Ruhlarınız şad olsun.
1945’te İzmir’de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından ‘İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır’ organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.