Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
47,3723
EURO
53,9859
ALTIN
6.129,72
BIST
13.687,86
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
29°C

Ömer GÜRSOY

Doğum Yeri ve Tarihi: Ankara, 23 Aralık 1964 Ankara Üniversitesi Basın Yayın YO mezunu. Başta Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere Bakanlık ve Başbakanlık Müşavirlikleri, Bakan Danışmanlığı, Başbakan Özel Kalem Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Başak Sigorta, Ankaragücü Spor Kulübü, Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği, 12 Dev Adam’ın tarihi başarısında yaptığı çalışmalarla dönemin en başarılı Basketbol yöneticisi ödülünü aldı. TBF SUG Komitesi Başkanı/ Başdanışmanlık, Akşam ve Habertürk Spor Yazarlığı görevlerinde bulundu. 2006- 2024 yılları arasında Türkiye Futbol Federasyonu Engelliler Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak görev yaptı, engelliler futbolunun dünya markası olması konusunda öncü bir rol oynadı. Engelliler Futbolunun yatay gelişimi konusunda ve özellikle de dünya çapında başarılarda imzası oldu. TMOK Kongre Üyesi, TMOK Fair Play Komisyonu Üyesi, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Divan Kurulu Üyesi

TMOK’ta Yeni Dönemin Şifreleri

28.07.2026
26
A+
A-
Yeni bir yönetimden daha fazlası
Bazen bir değişimin büyüklüğü, atılan adımın kendisinde değil; o adımın neyi temsil ettiğinde gizlidir.
Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi’nde nisan ayında gerçekleştirilen seçimlerin ardından başlayan yeni dönem de tam olarak böyle bir sürecin kapısını araladı.
Daha önce kaleme aldığımız yazılarda, “Türk sporu artık fiziksel değil, zihinsel bir eşik aşmak zorundadır.” demiştik. Çünkü günümüz spor dünyasında yalnızca tesis yapmak, organizasyon düzenlemek ya da sporcu yetiştirmek başarı için yeterli olmuyor. Asıl farkı ortaya koyan unsur; kurumların birlikte hareket edebilme kabiliyeti, ortak akıl üretebilmesi ve uzun vadeli stratejik vizyon oluşturabilmesidir.
Yine bir başka yazımızda ise şu tespiti yapmıştık:
“Türk sporunda yeni bir dönem başladı. İlk kez sekiz federasyon başkanı ya da federasyon temsilcisi TMOK yönetiminde görev aldı. Bu sadece yönetim kurullarındaki isim değişikliği olarak okunmamalı. Başarılı federasyonların yalnızca kendi branşlarını değil, olimpik hareketi ve Türk sporunun ortak vizyonunu da besleyecek yeni bir sorumluluk üstlendiklerinin işaretidir.”
Aradan geçen süreç gösteriyor ki bu tespit, aslında yeni dönemin en önemli kırılma noktasıdır.
IOC neden bu modeli benimsiyor?
Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) yıllardır benimsediği yönetim anlayışının temelinde önemli bir ilke bulunuyor.
Olimpik hareketi en iyi bilenler; sporun içinden gelen, sporcuyla yaşayan, uluslararası federasyonlarla sürekli temas halinde olan federasyonlardır.
Atletizmden yüzmeye, güreşten jimnastiğe kadar her branşın kendine özgü dinamiği vardır. Olimpiyat kotasından performans kriterlerine, spor biliminden uluslararası organizasyonlara kadar yaşanan gelişmeleri en yakından takip eden yapı federasyonlardır. Bu nedenle olimpiyat politikalarının oluşturulduğu masada onların bulunması, alınan kararların daha gerçekçi, daha uygulanabilir ve daha sürdürülebilir olmasını sağlar.
Bugün Avrupa’nın güçlü olimpiyat komitelerine baktığımızda da aynı anlayışı görüyoruz.
İtalya’da CONI, federasyonlarla güçlü bir yönetişim modeli oluşturmuştur. İspanya Olimpiyat Komitesi’nde federasyon temsilcileri karar alma süreçlerinin doğal paydaşıdır. Fransa ise Paris 2024 hazırlık sürecinde federasyonlar, sporcular ve teknik kadrolar arasında kurduğu koordinasyon sayesinde yalnızca başarılı bir organizasyon gerçekleştirmemiş, aynı zamanda örnek gösterilen bir yönetim modeli de ortaya koymuştur.
Dünyanın başarılı spor ülkeleri aslında aynı gerçeği söylüyor:
Güçlü olimpiyat komitesi, güçlü federasyonlarla mümkündür.
TMOK’un attığı önemli adım
İşte tam bu noktada TMOK Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır’ın ortaya koyduğu yaklaşım dikkat çekiyor.
Henüz tüzük değişikliği tamamlanmadan, IOC’nin uzun yıllardır benimsediği yönetişim anlayışına uygun şekilde federasyon temsilcilerini yönetim yapısına dahil etmesi, yalnızca teknik bir tercih olarak değerlendirilemez. Bu yaklaşım, uluslararası olimpik hareketin yönünü doğru okuyan ve Türkiye’nin bu değişime zaman kaybetmeden uyum sağlaması gerektiğini öngören bir yönetim anlayışının yansımasıdır.
Prof. Dr. Veli Ozan Çakır’ın, mevzuatın gerisinde kalmayı beklemek yerine, olimpik dünyanın benimsediği iyi yönetişim ilkelerini fiilen hayata geçirmeyi tercih etmesi, yeni dönemin en dikkat çekici adımlarından biri olmuştur. Elbette bu adımın gerçek değeri, önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacak sonuçlarla ölçülecektir. Ancak bugün için söylenebilecek olan şudur: TMOK, uluslararası eğilimleri takip eden değil, onları zamanında okuyup uygulamaya çalışan bir anlayışın ilk işaretini vermiştir.
Asıl sınav şimdi başlıyor
Elbette hiçbir model, yalnızca isimlerle başarıya ulaşmaz.
Asıl mesele bundan sonra başlayacaktır.
Çünkü federasyon temsilcileri artık sadece kendi branşlarının sözcüsü değiller..
Artık aynı zamanda Türk sporunun ortak vizyonunun da taşıyıcı kolonlarıdır…
Ortak çözümlerin üretildiği, bilgi paylaşımının yapıldığı, spor biliminden dijital dönüşüme, sporcu sağlığından antrenör eğitimine kadar ortak politikaların geliştirildiği strateji masalarına dönüşmelidir.
Bir federasyonun başarısı artık yalnızca kazandığı madalyayla ölçülmemelidir.
Başarısını, diğer federasyonlarla kurduğu iş birliği de belirlemelidir.
Çünkü olimpiyatlarda madalya kazanan ülkeler artık sadece iyi sporcular yetiştirmiyor.
Bilgiyi paylaşıyor.
Kaynağı ortak kullanıyor.
Bilimi birlikte üretiyor.
Uluslararası ilişkileri birlikte yönetiyor.
Birlikte planlıyor.
Birlikte büyüyor.
İşte Türk sporunun da önündeki yeni hedef tam olarak budur.
Yeni yönetim değil, yeni anlayış
TMOK bundan sonra yalnızca olimpiyatlara katılım organizasyonu yapan bir kurum olarak kalmamalıdır.
Federasyonları aynı hedefte buluşturan, olimpik kültürü geliştiren, spor diplomasisini güçlendiren, spor bilimini yönlendiren ve Türkiye’nin olimpik vizyonunu şekillendiren stratejik bir merkez haline gelmelidir.
Bugün atılan adım bunun ilk halkasıdır.
Şimdi sıra, bu yapının içini doldurmaktadır.
Çünkü yönetim modelini değiştirmek kolaydır.
Asıl başarı, yönetim kültürünü değiştirebilmektir.
Eğer bu yeni yapı ortak aklı gerçekten kurabilir, federasyonlar kendi branşlarının ötesinde Türk sporunun ortak geleceğini düşünmeye başlayabilir ve TMOK bu birlikteliği sürdürülebilir bir sisteme dönüştürebilirse, belki de yıllardır konuştuğumuz değişim ilk kez gerçekten başlamış olacaktır.
Türk sporunun artık yalnızca yeni yöneticilere değil, yeni bir yönetim anlayışına ihtiyacı var.
Belki de bugün başlayan değişim, gelecekte Türk sporunun en önemli kazanımlarından biri olarak hatırlanacaktır.
Bir sonraki yazımda, TMOK’da başlayan yeni dönemin ardından artık yönü geleceğe çevirecek; bu yeni yapının Türk sporuna kalıcı katkı sağlayabilmesi için atılması gereken adımları ve “Şimdi ne yapmalı?” sorusuna cevap arayacağım..
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.