Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
45,2159
EURO
52,8807
ALTIN
6.601,18
BIST
14.383,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
19°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Çok Bulutlu
24°C
Cumartesi Çok Bulutlu
21°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

VAR Görür, Vicdan Görür Mü?

18.12.2025
28
A+
A-

Futbol, artık yalnızca sahada oynanan bir oyun değildir; kameralarla, verilerle ve kurallarla kuşatılmış küresel bir sistemdir. Ancak bu sistem ne kadar ayrıntılı denetlenirse denetlensin, oyunun anlamını belirleyen asıl unsur hâlâ insanın verdiği ahlaki kararlardır. Kuralın doğruyu, teknolojinin adaleti garanti ettiği varsayımı; futbolu değerlerinden koparan en büyük yanılsamadır.

Futbolda artık neredeyse her şey görülüyor. Milimetrik ofsaytlar ve oyunun bağlamından kopuk müdahaleler, VAR’ın hakemi destekleyen bir araç olmaktan çıkıp oyunun belirleyicisi hâline geldiği algısını güçlendiriyor. Bu durum, futbolda “doğru karar” ile “adil karar” arasındaki farkı yeniden tartışmaya açıyor.

Kameralar, açılar, çizgiler, VAR kayıtları… Peki ya vicdan?

Onu hangi ekran yakalıyor?

Modern futbol bize şunu öğretti: “Bir pozisyon kurallara uygunsa, tartışma bitmiştir.”

Oysa asıl mesele tam da burada başlar. Çünkü futbol yalnızca kurallarla değil, “değerlerle” oynanan bir oyundur.

Bu değerleri anlamak için üç kavramı birbirine karıştırmamak gerekir: Ahlak, etik ve fair play.

Ahlak: “Biz Böyle Öğrendik”

Ahlak, futbolcunun sahaya çıkmadan önce yanında getirdiği bagajdır. Ailesinden, çevresinden, kültüründen devraldığı doğru–yanlış anlayışıdır. Rakibe küfretmemek, formasını yere atmamak, emeğe saygı göstermek, hakemi aldatmamak veya seyirciyi yanıltmamak, ahlaki reflekslerdir. Ancak ahlakın bir sınırı vardır: alışkanlıklara dayanır. Tribünlerin “kurnazlık” diye alkışladığı bir davranış, ahlaki olarak meşrulaştırılabilir. İşte tam bu noktada ahlak, tek başına yeterli olmaz.

Etik devreye girer: “Ama Bu Gerçekten Doğru mu?” Sorusunu sorar.

Etik, futbolun rahatsız edici sorusudur. “Kural izin veriyor olabilir ama…” diye başlayan cümlelerin alanıdır. Etik, alışılmış olanı değil, adil olanı sorgular. Etik bakış açısı şunu kabul eder: Bir davranış kural dışı olmayabilir; fakat hakkaniyetsiz olabilir. İşte etik, futbolu sadece kazanma oyunu olmaktan çıkarıp, anlamlı bir mücadeleye dönüştürür.

Bu süreçte, Fair Play: Kararın Sahadaki Hâlidir.

Fair play, ahlakın içselleştiği, etiğin eyleme dönüştüğü noktadır. Ne tribün ne hakem ne de VAR varken verilen karardır. Yani fair play, izlenmediğini bildiğin anda nasıl davrandığınla ilgilidir.

Örneğin, Süper Lig’de oynanan bir maçta, savunma oyuncusu sakatlanıp yerde kalırken oyun devam ediyor. Top hücumcunun önüne düşüyor; karşısında yalnızca kaleci vardır. VAR devrede, ofsayt yok, hata yok, her şey “temiz”.

Gol atılıyor.

Hakem orta noktayı gösteriyor. Tribünler seviniyor. Kural kitabı suskun, VAR sessizdir.

Peki, bu gol doğru mudur?

Ahlak açısından bakıldığında “oyun durmadıysa devam edilir” diyenler çıkar.

Etik açıdan ciddi bir sorun vardır: Rakibin sakatlığı üzerinden avantaj sağlanmıştır. Fair play’in bakış açısı nettir: Topun dışarı atılması gerekirdi.

Bu tür pozisyonlarda bilerek gol atmayan, hatta rakibin gol atmasına izin veren futbolcuların hâlâ saygıyla anılması tesadüf değildir. Çünkü futbol hafızası, atılan gollerden çok, atılmayanları kaydeder.

Ayrım tam olarak buradadır.

  • Ahlak, “alışılmış olan”ı temel alır.
  • Etik, “adil olan”ı sorgular.
  • Fair play, “doğru olan”ı seçer.

VAR çizgiyi çizer, kural ihlalini bulur. Ama adaleti ölçemez. Onu ölçen tek şey, sahadaki insanın verdiği vicdani karardır.

Özetle futbolda her şey “izleniyor” olabilir. Ama hâlâ her şey “ölçülemiyor”. Kazanmak tabelaya doğru kalmak hafızaya yazılıyor.

Asıl soru şudur:

VAR’ın onayladığı bir golü, vicdan iptal edebilir mi?

Futbolun gerçek sınavı tam da bu sorunun cevabında gizlidir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.