rcengiz1965@gmail.com01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı.Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Merkez Hakem Kurulu (MHK), Süper Lig’de görev alan hakem kadrosunu yeniden açıklayarak 13 hakemi listeden çıkardı ve 4 hakem istifa etti. Bunların içinde Türk hakemliğinde ilk kez talimat değişikliğine gidilerek 47 yaş sınırı 1 yıl daha uzatılan önemli bir isim Fırat Aydınus’un yanı sıra Ali Palabıyık, Abdulkadir Bitigen ve Cüneyt Çakır gibi FIFA hakemleri var.
Karar öncesinde; Fenerbahçe Kulüp Başkanı Ali Koç ”Hakemler konusunda bir kriz var. Bu böyle gitmez” dedi. Adana Demirspor kulüp Başkanı Murat Sancak, Beşiktaş maçından sonra TFF’ye seslenip ‘Hakemler içindeki FETÖ’cüleri temizleyin’ talimatında bulunmuştu. Bu açıklamaya bakarak; MHK, ‘sabıka temizliği’ yaptı mı diyeceğiz. Yoksa, Beşiktaş ikinci başkanı Adnan Dalkıran’ın Antalyaspor ile 0-0 berabere kaldıkları maç sonu açıklamasında “Bu hakemlerin ömrü dolmuş. Bunların hepsi emekli edilmeli ve genç, dinamik hakemlerle yola devam edilmeli” sözlerini TFF ve MHK üyelerinden aldığı kulis bilgisi mi diye düşüneceğiz. O halde, bizim bilmediğimiz gelişmeler sonrasında sezon sonunu beklemeden bu kararı almak zorunda kaldıklarını kabul edeceğiz. Ayrıca, Rıdvan Dilmen’in “Cüneyt Çakır’ı aradım, ‘Ben de sizin gibi televizyondan öğrendim’ açıklaması, Cüneyt Çakır’ın olaydan haberi olmadığı anlamına gelmiyor.
Düşünmemiz gereken asıl önemli konubu kararın ‘nasıl’ alındığı,sezon bitmeden ‘neden’ uygulandığıve karar öncesinde ‘akıl almaz’ sert hakem eleştirileri yapanların karar sonrasında ‘niçin’ hakemleri savunduklarıdır. Çünkü, insanlar ‘önemsiz ve değersiz’ olanı kaybettikleri için üzülmezler. Normalde, bu insanların kararı doğru uygulamayı geç kalınmış olarak yorumlamaları beklenir. Oysaki:
Kulüpler Birliği bir açıklama yaparak TFF’nin 13 hakem hakkında aldığı görev verilmeme kararlarına dahillerinin olmadığını duyurdu.
Galatasaray’dan yapılan açıklamada, “Bunca haksızlığa uğramış bir kulüp olarak, değişiklik isteğimiz ortadadır. Bu süreçte bu talebimizi her mecrada birçok kez ifade ettik. Alınan bu karar kulübümüzün dile getirdiği Türk futbolundaki büyük sorunların varlığının bir kabulüdür.” denildi.
Başakşehir Kulübü yönetimi, hakemleri en az eleştiren gruptan olmasına rağmen 13 hakemin görev dışı bırakılması kararını “anlamsız ve etik değil” diyerek yorumladı.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç 11 Mart Cuma günü Basın Toplantısı düzenleyeceğini açıkladı.
MHK’yi sezon ortasında bu kararı almaya ve uygulamaya zorunlu kılan şey ne?
Özetle, öncesinde sert eleştiriler yapan insanların sonrası tepkilerine göre;
Bu tutarsızlıkla gönderilen hakemleri en sert eleştirenlerin savunması bana ‘sabahları geç uyanmamak için saati yarım saat ileri almak’ gibi geliyor. Sanki, ilk fırsatta kaseti tekrar başa saracaklar hissiyatı uyandırıyor.
Hakemlere karşı hoşgörüsü sadece takımları galip geldiğinde işleyenler, ilk hakem hatası sonrası “Bu hakemleri özellikle mi seçtiler?”, “Yapılanma, böyle mi olur?”, “Halil Umut Meler’i maçlarımızda istemiyoruz!”, “Çağdaş Altay, kimin adamı?”, “Mustafa Kürşad Filiz’in nasıl klasman yükselttiğini biliyoruz!” gibi birbirinin tekrarı sıkıcı eleştirilere kaldığı yerden devam edecekler. Yaptıkları sert eleştirilerle genç hakemlerin dikkat, denge, doğru karar verme becerisini bozacak, özgüvenlerini kaybettirecekler.
Sonuç olarak, kararın arkasın tam olarak ‘ne’ olduğu bilinmese de Ali Koç’un sosyal medya üzerinden yaptığı “radikal, yapısal değişiklik devrim derecesinde adımlar atılması gerektiği” önerisinin karşılık bulduğu görülmektedir. Ancak, adına ister ‘operasyon’, ister ‘yapılanma’, ister ‘devrim gibi karar’ diyelim… Bu yönetim anlayışı ve hakemlik kültürü değişmediği sürece hakemlere ‘düdük astırmanın’ hiçbir anlam ifade etmeyeceği söylenebilir.
Bu sürece başka bir açıdan bakalım-sorunun biçimi değil, özü bakımından, öne sürülen gerekçelere bir anlam yüklenerek eleştiri konusu olması “Futbol Federasyonu ve MHK” için bir tehlike yaratır mı?
Cevap “evet!”
Neden mi?
Fırtınayı gösteren sadece barometre değil; gören göz de var.
01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.
Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.
Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.
“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.
TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı.
Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.