rcengiz1965@gmail.com01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı.Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.
MHK önerisi ve TFF yönetim kurulu kararı ile gönderilen 13 hakem tahkim kurulu kararı ile görevlerine döndüler. Yani, tahkim kurulu, bu hakemlerin ait oldukları yerde bulunmasına karar verdi.
Bu karar, MHK’nın 13 hakemi görevden uzaklaştırma gerekçesinin hukuksal karşılığının olmadığı anlamına geliyor.
Tahkim Kurulu, 13 hakeme tıpkı 9. Cumhurbaşkanı Merhum Süleyman Demirel gibi ‘Nerde kalmıştık?’ dedirtti.
MHK üyeleri hakemlik anlayışını değil, hakemleri değiştirmeyi denediler olmadı. Şimdi tahkim kurulu kararı ile geri dönen 13 hakeme formül bulacaklar.
Ne olacak şimdi?
Olasılıklara bakıldığında; ya, TFF ve MHK üyeleri ‘kararın hukuksal dayanağı yok ama etik karşılığı var’ diyerek yeni yaptırımlar uygulayacaklar ya hiçbir şey olmamış gibi olan biten her şeyi sineye çekecekler, hayatın doğal akışına bırakıp hiçbir şey olmamış gibi davranacaklar ya da MHK üyeleri istifa edecekler. Yani, MHK üyeleri ya tahkim kurulu kararına ya kadere ‘boyun eğecekler!’
Oysaki bir olasılık daha var.
Yeni alacakları kararı ‘yanlış nedenlerle’ değil sağduyulu almak. Hakemin adilliği fark edilemiyorsa, MHK’nin hâkimliğinden söz edemeyiz. Çünkü, hakimliği mümkün kılan müsabaka yönetimi olduğu kadar hakemler için verilen tarafsız ve doğru karardır. Alınacak kararın, ülke futbolu ve hakem camiası için duygusal değil anlamsal bir karşılığı olmalıdır.
Bazı insanlar vardır “kendi derdini çeker”, bazı insanlar vardır “kendi derdini başkasına çektirir”, bazı insanlar vardır “hem kendi derdini hem başkasının derdini çeker…” MHK üyeliği böyle bir şeydir. Bu nedenle, MHK üyelerinin (görevde kalacaklarsa) bu süreci ‘işi kan davasına dönüştürmeden demokratik çerçeve de ülke futbolu ve hakemliğine zarar vermeden’ soğukkanlılıkla yürütmesi önemlidir.
“Adâlet hükmeder, hakkaniyet emreder, vazife ise ister”
MHK, “Güç bende, neyin en doğru olduğunu ben bilirim, bana itaat edin” anlayışı ile hareket etmemelidir. Aksi durumda, ruhsal çöküntü içinde bırakılan hakemlere yeni bir travma yaşatmak kaçınılmaz olur.
Bedri Gencer’in dediği gibi “ancak nefsine adalet gösteren başkalarına adalet gösterebilir.”
01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.
Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.
Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.
“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.
TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı.
Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.