yildiz71yilmaz@gmail.com1971 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü ve Halkla ilişkiler Bölümünde ön lisans okudu. İlk iş hayatına Türk Spor Ajansı’nda başladı. Mindfulness Temelli Yoga Uzmanı, Türkiye Sualtı federasyonu 1 Yıldız Balıkadam, Fotoğraf Amatörleri Derneği Temel Fotoğrafçılık, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Favori Güzellik Uzmanlığı Sertifikaları sahibi, TMOK Fair Play Komisyonu Üyesi.
Ne zaman yazıldıkları kesin olarak bilinmeyen, ilk yazılı metinlerden olan Veda’ların Hindistan ve Nepal’de çok gelişmiş bir uygarlıktan kaldığı rivayet edilir. Kelime anlamı Ayur “yaşam”, Veda “bilgi”demektir. Sağlıklı ve uzun yaşamamın sırlarını veren Ayurveda, günümüze ulaşmış en eski bütünsel bir tıp sistemidir.
Ayurveda tıbbı, batı tıbbıyla birlikte uygulanabilir ve onun yan etkilerini azaltıp, iyileşme sürecine destek olur. Ayurveda, insanı doku, organ, akciğer gibi tek yönlü değil, tüm organlarıyla ve dokularıyla, fiziksel bedeni ile ruhsal yapısıyla, bilinç düzeyiyle, hatta yaşadığı ortam ve makrokozmozla bir bütün olarak ele alır. Çünkü evrendeki her şeyi bir bütün olarak kabul eder.
İnsanoğlunun DNA’sında kayıtlı olan makrokosmosla (büyük evren) mükemmel ilişkisini sağlayan program “varolma” bilgisi; zamanla insanın doğaya ve kendisine yabancılaşması, yanlış yaşam tarzı, yanlış beslenme, olumsuz çevre ve toplum koşulları nediyle bozuluyor.
Burada tek bir bireyin mutlu ve sağlıklı olmasının yeterli olmadığı, genel ortamın ve toplumun mutluluğunun ve sağlığının da önemli olduğu vurgulanır. İnsanın beyin dalgalarıyla olumsuz titreşimler yaydığında, toplumun diğerlerini de etkilediği; sağlıklı ve mutlu insanın yaydığı titreşimlerde de olduğu gibi.
Ayurveda’ya göre sağlıklı bir insan, dosha’ları dengede olan, iştahı açık, dhatu’ları normal işleyen, boşaltımı dengede, zihni ve duyguları mutlulukla dolu bir kimse olarak tanımlanır. Klasik anlayışımızdaki sağlık ifadesinden biraz daha farklıdır.Zihin ve ruh sağlığının, fiziksel sağlığı ile olan bağlantısının da çok önemli olduğunu kabul eder.
Kanser hastalığında hücre, bedenin bir parçası olduğunu unutur ve bu konudaki hafıza bağı koptuğu zaman, yani hücre içinde yer aldığı bedenin bir parçası olduğunu unuttuğunda, artık kanserojen bir hücreye dönüşür. Bu tıpkı bazı insanların, evrenin, doğanın bir parçası olduklarını unutmaları gibidir. Kendi egosuyla tümün bir parçası olduğunu unutan hücre, kendi bencilliğiyle çoğalmaya başladığında, sadece tüme zarar vermekle kalmaz; aslında kendinide yok eder. Modern tedavilerde hücreyi öldürüyorlar. Hafıza aynı kaldıkça hücreler tekrar yeniden üremektedir. Ancak hafıza değiştirildiğinde kanserli hücre oluşumu engellenir.
Ayurveda üç dosha’lar (yaşam enerjisi) dan oluşur. Vata, Pitta ve Kapha. Bu üç yaşam enerjisi evreni oluşturan elementlerden meydana gelir. Hastalıklarda bu üç dosha’nın dengesizleşmesi ile oluşur. Her beden tipi, ayurveda uzmanın yaptığı testle hangi dosha olduğu tesbit edilir. Ve dengesi bozulmuş dosha’yı tedavi ederek dengeye getirilir. Burada esas önemli nokta; cerrahi uygulamaya götürmeden tedavi etmektir. Yani bir nevi koruyucu hekimliktir. Ve hastalığın o anki tepkilerini yok etmek değil kökten hastalığı ortadan kaldırmaya yöneliktir. Burada beslenme ve yaşam tarzı çok önemlidir.
KAYNAK; Dr. Ender Saraç (Ayurveda Uzmanı) Ayurveda Kitabından
1971 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü ve Halkla ilişkiler Bölümünde ön lisans okudu. İlk iş hayatına Türk Spor Ajansı’nda başladı. Mindfulness Temelli Yoga Uzmanı, Türkiye Sualtı federasyonu 1 Yıldız Balıkadam, Fotoğraf Amatörleri Derneği Temel Fotoğrafçılık, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Favori Güzellik Uzmanlığı Sertifikaları sahibi, TMOK Fair Play Komisyonu Üyesi.