r.yilmaz50@gmail.com1961 Bartın doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde okudu.Gazetecilik Mesleğine 1983 yılında Günaydın Gazetesi’nde başladı.TSA, Dünya, Akşam ve Aydınlık Gazetesi, 24 TV ve TRT Spor’da çalıştı.TGC, TSYD ve TMOK Üyesi,Avrupa Fair Play Birliği (EFPM) Denetleme Kurulu Üyesi,Türk Spor Ajansı ve Hotel Gazetesi Yayın Danışmanı,Değer Otizm Derneği gönüllüsü.
Avrupa Fair Play Birliği’nce (EFPM) Tanıtım ve Eğitim dalında Vox Award ve Dünya Fair Play Konseyi’nce (CIFP) Tanıtım alında Şeref Diploması ile ödüllendirildi.
Geçtiğimiz hafta, neredeyse tüm hafta boyu Çanakkale’deydim. Daha önce birkaç kez bulunduğum bu kutsal topraklara, bu defa İstanbul Offroad Kulübü’nün daveti üzerine, Baja Troia Türkiye’yi izlemek üzere gittim.
Bu aynı zamanda benim için, bugüne kadar sadece TV’den izlediğim bu sporu daha yakından takip etme fırsatıydı.
2017 yılından bu yana düzenlenen bu yarış, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Çanakkale Valiliği ve Çanakkale Belediyesi gibi devlet kurumların desteği, ticari müesseselerin sponsorluğuyla uluslararası dev bir organizasyon halini almış.
EETTS / Doğu Avrupa Off-Road Serisi’nin bir ayağı olarak organize edilen ve bu nedenle uluslararası statüsü olan yarışın bu yılki organizasyonu, Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) tarafından Avrupa Cross-Country Baja Kupası’na aday olarak düzenlendi. Bunun anlamı FIA’nın gönderdiği gözlemcinin raporuna göre, önümüzdeki yıldan itibaren Avrupa Şampiyonasının bir ayağı olarak organize edilecek ve çok daha önemli bir statüye kavuşacak olmasıydı.
TOZ BULUTU ARASINDA GÖREV
Organizasyonun doğası gereği etaplar oldukça zorlu ve Çanakkale’nin doğa ve tarih ile iç içe ilçe ve köylerinde, Kaz Dağlarının zorlu parkurlarında kıran kırana mücadele içinde geçiyor. Takip eden medya mensupları ise teknolojik imkanları kullanarak, dronlar ve objektiflere takılan ekstra aparatlarla çekim yapıyor. Ancak mesleğine aşık Mustafa Üçbaş, Ersan Sezer gibi bazı arkadaşlarımız da, en iyi görüntüyü alabilmek için koşulları olabildiğince zorluyor, bazen de tehlikenin içine atılıyorlardı. Dağlarda yankılanan motor sesleriyle tozu dumana katarak önünüzden geçen araç, kısa bir süreliğine her şeyi görünmez kılıyor, dağılmakta olan toz, bir sonraki araç gelene kadar dağın ve köylerin manzarasını izlememize izin veriyordu. Arada bir objektifinizi temizlemezseniz, vizörden baktığınızda hiçbir şey göremezdiniz.
SEYİRCİ ETABINDA RENKLİ GÖRÜNTÜLER
Organizasyon görevlisi, iş başında!
Organizasyona, Türkiye, İtalya, Yunanistan, Bulgaristan ve Polonya’dan toplam 42 araç ve 82 sporcu katıldı. 25 Eylül Pazar günü Terzioğlu Vakfı’nın arazisinde yapılan özel seyirci etabı, adeta bir şenlik havasında geçti. Bebek arabasını alarak, küçük çocuklarının elinden tutarak saat 14.30’da start alacak etap için arazini çevresinde ve izin verilen bölgelerinde yerlerini alan Çanakkale halkı, yaklaşık iki saat süren etap boyunca heyecanlı anlar yaşadılar. Görüntüler adeta bir futbol maçında tribünleri dolduran taraftar gibi, tek farkı ise futbolun istenmeyen tezahüratlarının burada olmamasıydı. Alkışların coşturduğu sürücüler, ilk günkü seyirci etabından farklı olarak bu defa daha riskli bir performans sergilerken, bu yüzden, zaman zaman tehlikeler atlattılar. Atlatamayanlar da oldu tabi…
ŞOV TRUVA MEYDANINDA SON BULDU
4 gün süren yarışlar sonunda, 25 Eylül akşamı Truva Atı önündeki dev sahnede düzenlenen Baja Troia Türkiye 2022 Ödül Töreninde, dereceye giren ekiplere kupaları verildi. Çanakkale Belediye Başkanı adına Mehmet İrfan Mutluay, GSGM Çanakkele İl Müdürü Ömer Kalkan, FIA Gözlemcisi Raymond Johansson kupaları takdim ederken, TMOK Fair Play Komisyonu adına gözlemci olarak katıldığım organizasyonda, Fair Play Kupasını takdim etme görevi bana verildi.
“ZEKİ, ÇEVİK VE AHLAKLI SPORCULAR”
(sol baştan) Mahir Alp – Aker Alp ve Abdullah Turgut – Bayram Eyri Fair Play Kupasını kazanan ekipler oldular.
Kategorilerinde dereceye girenlere verilen kupalar Murat Öztürk’ün başarılı sunumu ile töreni şova dönüştürürken, bu yıl ilk kez verilen ‘En Centilmen Ekip’ ödülünü ise iki ekip paylaştı. Mahir Alp – Aker Alp’in oluşturduğu Major Takımı ile Abdullah Turgut – Bayram Eyri’ye fair play kupasını takdim ederken, ben de onlar kadar mutluydum. Çünkü ülkemizde 1981 yılından bu yana çalışmalarını sürdüren TMOK Fair Play Komisyonu, emeklerinin karşılığını alıyordu bir anlamda.
Üniversitelerde ders olarak okutulmaya başlanan Fair Play’in, bir yandan da uluslararası organizasyonlarda kupalara adı verilerek ne kadar yaygınlaştığına şahit oluyorduk.
Katıldığım bazı TV ve radyo yayınlarında, İstanbul Offroad kulübünün bu organizasyonunu anlatırken, ön planda hep Fair Play vardı. Bu kadar çetin rekabetin olduğu bu sert spor dalında, dinlediğim centilmenlik öyküleri gerçekten duygulandırıyor insanı.
Mahir Alp ve Aker Alp, bir köyün yakınından geçerken, yolda yavrularıyla birlikte gitmekte olan bir köpeğe rastlıyorlar. Onları riske atmayıp, zaman kaybetmeyi göze alarak yoldan çıkmalarını bekliyorlar. Sonra da yarışa devam ediyorlar.
Zorlu parkuru geçip, seyirci etabı için alana geldiklerinde, aracın kaputu yoktu. Sonradan gördük ki, geçirdikleri kazada yerinden kopan kaputu, yarıştıkları aracın arkasına iyice sarmışlardı. Takımın pilotu Mahir Alp bize bilgi verirken “Artık bu kullanılmaz, yenisini taktırmak lazım” dedi. Tabi ben de gazetecilik merakım ağır basıp sordum hemen: “O zaman niye geri getirdiniz, kaputu kasaya sarmak için zaman kaybettiniz? Düştüğü yerde bıraksaydınız.”
Aker ve Mahir ikilisinin yanıtı ise çok daha etkileyiciydi: “Güzelim ormanı kirletmek olmazdı!”
Yarışmanın statüsünde çevreye ilişkin önlemler de ön plandaydı.
Bu sene Servis Alanı ve Ralli Merkezde Plastik/Kâğıt/Cam/Metal/Pil Atık Ayrıştırma Kutuları bulunduruldu. Servis Alanında ekiplerden yağ değiştirme için özel koruyucu malzeme kullanımı talep edildi. Tüm organizasyonda kâğıt kullanımını en aza indirmek için karekod ile bilgi sistemine geçildi. Kumanyalar naylon poşet yerine kese kâğıdı ile dağıtıldı. Organizasyonda kullanılmayan yemekler Çanakkale Belediyesi ilgili birimleri tarafından toplanıp Hayvan Barınaklarına gönderildi.
Sürücüler, etap sonlarında birbirleriyle sohbet ederken, ilginç olayları, kazaları, şanssızlıkları anlatıyorlar. Biraz kulak misafiri olduğunuzda, centilmenliğin ne kadar ön planda olduğunu hemen fark ediyorsunuz.
Fair Play ödülünü alan diğer takımın sürüleri Abdullah Turgut – Bayram Eyri ikilisi, aracı devrilen İtalyan takımına yardım etmişler. Aracı kaldırıp yola devam etmesini sağladıklarında, kaybettikleri zamanı merkeze bildirmemişler. Pilot Abdullah Turgut, kendisine hatırlatıldığında “Bu bizim insanlık görevimiz” diye yanıt vermiş ve yoluna devam etmiş. Durumu İtalyan pilot merkeze bildirip, kaybettikleri zamanın düşürülmesini sağlamış.
Belli ki İSOFF, yöneticisinden sporcusuna, Atatürk’ün “Ben sporcunun, zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” sözüyle tarif ettiği örnek insanlardan kuruluydu.
İSOFF’tan böyle bir teklif gelip, Başkanımız Erdoğan Arıpınar tarafından gözlemci olarak görevlendirildiğimde, mutlu olmuştum. Ama organizasyonu ve yaşananları gördüğümde, öyküleri duyduğumda çok daha memnun oldum.
Basın toplantısı sonrası Baja Troia Türkiye Organizasyon Komitesi ile bir anı fotoğrafı çektirdik.
İSOFF’un Basın Sorumlusu Ayşin Uysal’dan da söz etmeden geçemeyeceğim. Kendisi de eski bir offroad sporcusu olan Ayşin Uysal, gördüğüm kadarıyla, organizasyonun yükünü taşıyanlar arasında önde geliyor. Onu ve ayrıca bu organizasyonun düzenleyicisi İstanbul Offroad Kulübünün, başta Başkan Kubilay tüfekçi olmak üzere tüm yöneticilerini tebrik etmek lazım. Çünkü bu yarışa Fair Play kupası koyarak, dünyaya örnek oldular. Dileriz federasyonlar da İSOFF’u örnek alırlar.
1961 Bartın doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde okudu. Gazetecilik Mesleğine 1983 yılında Günaydın Gazetesi’nde başladı. TSA, Dünya, Akşam ve Aydınlık Gazetesi, 24 TV ve TRT Spor’da çalıştı. TGC, TSYD ve TMOK Üyesi, Avrupa Fair Play Birliği (EFPM) Denetleme Kurulu Üyesi, Türk Spor Ajansı ve Hotel Gazetesi Yayın Danışmanı, Değer Otizm Derneği gönüllüsü. Avrupa Fair Play Birliği’nce (EFPM) Tanıtım ve Eğitim dalında Vox Award ve Dünya Fair Play Konseyi’nce (CIFP) Tanıtım alında Şeref Diploması ile ödüllendirildi.