rcengiz1965@gmail.com01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. TMOK Fair Play Komisyonu üyesi.Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.
Altınordu futbol kulübünde Başkan Seyit Mehmet Özkan kulübün alt yapı yatırımlarını kolaylaştıran ve hızlandıran yönetim anlayışı ve genç ve yerli futbolculara dönük transfer politikasını belirleyen önemli bir isimdir.
2023 Sezonuna kadar takımdan Süper Lig’e 13, Avrupa Liglerine 6 oyuncu transfer oldu.
Bu transferlerin kulüp bütçesine önemli katkıları olsa da birinci ligde bütçesi kendinden çok daha yüksek takımlarla rekabet etmek durumunda kalmaktadır.
Başkan Özkan, bu sezon geleneksel öz kaynaktan futbolcu yetiştirme veya potansiyeli olan yerli genç futbolcu transfer politikası ile kendisinden güçlü takımlarla rekabet edemeyeceğini düşünerek, çok farklı ve riskli yeni bir transfer politikası belirledi. Genç futbolculara yardımcı olacak karakteri kulüp felsefesine uygun düşük maliyeti olan ama toplamda yüksek verimlilik elde edebilecekleri Ali Dere, (30), Ahmet Dereli (30), Ahmet İlhan Ozek (35), Hasan Hüseyin Acar (28), Rıdvan Koçak (34) ve Volkan Fındıklı (32) gibi tecrübeli oyuncuları transfer etti.
Seçilen yol, başarısız olunması durumunda takım içinde çok olumsuz sonuçlara yol açabilecek gibi görünmüyor. Bu futbolcular istenmedik sonuçlarda başta teknik direktörü eleştirecek veya takım içerisinde oyuncu gurubu sert tartışmalar yaşayacak yapıda değiller. Ancak, kulübün uzun süredir (15 yıl) teknik ekibindeki önemli bir isim olan Hüseyin Eroğlu’nun ayrılmasından sonra sezon içinde Teknik direktör Ufuk Kahraman’ın değişimi kulüp yönetiminin geleneksel yöntemlere devam edilmemesini net bir mesajla özetlediler: “Böyle gidersek takım küme düşecek.”
Ama ‘neden?’
Küme düşme gerekçelerinden (borç, yetersiz kadro, takım için çekişme, menajer oyunları… vb) hiçbirisi Altınordu kulübünde yok.
O zaman sorun ne?
Bu saptama sistemin tıkandığı anlamına gelmektedir. Aynı anlayışla yıllardır kendi lig ve Avrupa Kupalarında standartlarını koruyan Ajax, Anderlecht, Barcelona, Benfica, Porto, Real Madrid ve Shakhtar Donetsk gibi kulüplerin uzun vadeli planlarını ‘nasıl’ gerçekleştirdiklerini iyi incelemek gerekiyor.
Altınordu’nun ligdeki konumu, Başkan Seyit Mehmet Özkan’ın geniş görüşü, kulübün kurumsal yapısı, sürekli gelişim ve sürdürülebilir çağdaş yönetim politikasıyla örtüşmüyor.
Takımın küme düşürülerek kulübün küçülmesi hedefleniyorsa bu (kontra atağa kalkmış bir takımın rakip ceza sahasından kaleciye geri pas oynaması gibi bir şey olur) sadece sportif değil sosyal sonuçlarda doğurur.
Üst ligde, genç futbolcuların hayali olan örnek bir kulüp yerine alt liglerde dar gelirleriyle yuvarlanıp giden bir kulübün insanlarda yarattığı hayal kırıklığı ve moral çöküntüsünü ayrıca anlatmaya gerek var mı?
Altınordu’yu küme düşme potasına getiren yetersizlik ve olumsuzlukların giderilmesi gerekir. Aksi durumda örnek proje başarısız olur. Altınordu ile birlikte gerçek futbol insanlarının değişim, eşit ve rasyonel bir düzen kurma umudu azalır.
Altınordu futbol okullarına çocuklarını gönderen yüzlerce ailenin kulübe olan inancı kaybolur. Futbol okulları sıradanlaşır. İşlevselliğini kaybeder.
Alt yaş gruplarındaki genç futbolcuların; potansiyellerini geliştirebileceği örnek bir kulüp algısı yok olur. Kariyer hedeflerini gerçekleştirmesi zorlaşır. Motivasyonları düşüp dirençleri kırılır.
Şu an için gündeme gelemeyen transferde bedel alınan 24 oyuncuya karşılık 121 futbolcunun bedelsiz gönderilmesi (hiç düşündük mü, belirli bir maliyeti olan futbolcular ‘neden’ bedelsiz gönderildi?) çok ciddi eleştiri konusu olur. Bu konuda söylenecek söz; sözleşme dışında kulübün özel bir kazanımı yoksa bu futbolcular için yapılan harcamalar kulüp gelirleri üzerinden yapılıyorsa ‘yanlış’, Başkan Özkan’nın parası ile yapılıyorsa ‘israf’tır.
Tecrübe, hafızaya alınmış metotlar silsilesidir ve size neyi nasıl yapacağınızı anlatır. Türkiye’de benzer projeleri gerçekleştirip kulüpteki değişimi gerçekleştirme safhasında kararlı liderlik tarzının sergilenmemesi, bedelini kariyerlerini kaybederek ödeyen başkanlar ve bir dönemin harika takımları Ankaraspor, Bursaspor, Diyarbakırspor, Gençlerbirliği, Karşıyaka, Kocaelispor, Manisaspor ve Şekerspor’la aynı kaderi paylaşmamak için ibretlik dersler almak gerekir.
“Gerek yok her sözü laf ile beyana. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana” Hz. Mevlana
01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.
Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.
Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.
“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.
TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. TMOK Fair Play Komisyonu üyesi.
Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.