Türk Spor Ajansı

MÜŞTERİ DEĞİL TARAFTAR

fatih.kuscu@h2der.org
A+
A-
15.01.2023
183
ABONE OL

Türkiye Futbol Federasyonu, “The Game Plan” adını uygun gördüğü, çalıştayın tanıtımını yaptı. Yerli ve yabancı çok sayıda futbol adamı davetliler arasındaydı. Başkan Mehmet Büyükekşi’nin, cumhuriyetimizin ve TFF’nin ortak kuruluş yılına atfen,  “100. yılda futbolun tüm paydaşlarını, futbolun geleceğini birlikte yazmaya davet ettik” sözleri, günün özünü anlatmaya yeterliydi. TFF’nin bakışını, 1. Başkan Vekili İbrahim Burkay anlattı. Burkay kalkınma ve gelişimi 3 temel dinamiğe bağlıyor:

  • 100 yıllık birikim.
  • 85 milyonluk potansiyel
  • Ortak hedeflere odaklanma ve birlikte hareket edebilme kültürü

Bir başka uluslararası yaklaşım, futbolun gelişimini yine üç başlığa bağlar;

  • Nüfus
  • Bütçe
  • Organizasyon

İkinci yaklaşımın ilk iki maddesi, nüfus ve bütçe açısından, gerçekçi olmak gerekirse hiçbir zaman sıkıntı yaşamadık. Ancak organizasyonu başaramadık. Kişilere bağlı yapı anlayışı, süreğen olmayı engelledi. Şimdi, farklı sözcüklerle de olsa bu yapıyı inşa edebileceğimiz fikriyle yola çıkıyoruz.

Burkay, stratejiye geçmeden önce saptamalarda bulundu. Futbolun aklı selim sesi karşımızdaydı; beş büyük ligin stratejik odak noktalarıyla nasıl geliştikleri anlatıldı.

İngiltere – markalaşma

İspanya – dijitalleşme ve iyi yönetişim

Almanya -altyapı ve sürdürülebilirlik

İtalya – sürdürülebilirlik

Fransa – finansal sürdürülebilirlik

TFF 1. Başkan Vekilinin açıkladığı Türkiye’nin 4 odak noktası ise,

Yönetişim / Sürdürülebilirlik / Dijitalleşme / Marka imajı

Yani, örnek gösterilen beş büyük ligin neredeyse teker teker odaklandığı başlıkları, biz bütün bir hedef olarak gerçekleştireceğiz. İşte burada, büyük bir kararlılık ve organizasyon gerekiyor. En önemlisi de, vizyon kararı gerekli. Tüm bunlar kim için gerçekleşecek?

Taraftar mı müşteri?

Stratejisi örnek gösterilen ülkelerden biri Portekiz. Tanıtımda yer alan Portekiz Futbol Federasyonu CEO Yardımcısı Mafalda Urbano, geride kalan 10 yılı özetleyip, 2030’a dek hedefleri anlattı. Son derece başarılı sunumda, “futbolun müşterisi olmaz, taraftarı olur” sözleri, hala kulağımda yankılanıyor. Özellikle son 25 yılda, taraftar = müşteri anlayışı öylesine çok körüklenmişken, bu sözler şaşırtıcı geldi.

Yayın geliri dışında gerçek gelir büyüklüklerine ulaşamayan futbolumuz için, örnek gösterilen Portekiz’in anlayışını kim savunacak? Müşteri odaklı futbol vizyonu, kulüpleri mevcut borçluluk durumundan kurtaramadı, futbolumuzu geliştirmeye de yetmedi. Tersi anlayışa geçmek nasıl mümkün olacak?

Taraftarlık hissinin varlığı, gücü, enerjisi futbolumuza nasıl uyarlanacak, nasıl yönlendirilecek?

Bu soruların yanıtları, FIFA’nı birincil göreviyle de buluşuyor: futbolun ve futbol sevgisinin yaygınlaşması! Çalıştay, stratejiyi oluştururken, bu vizyonu da göz önünde bulunduracaktır, bulundurmalıdır.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.