Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
45,5991
EURO
53,1848
ALTIN
6.656,59
BIST
14.012,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
20°C
İstanbul
20°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
21°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Pazar Hafif Yağmurlu
20°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
23°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. TMOK Fair Play Komisyonu üyesi. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

YAKLAŞTIKÇA UZAKLAŞIYORUZ

17.03.2023
699
A+
A-

Avrupa kupası maçlarında son temsilcilerimiz, Başakşehir, Fenerbahçe ve Sivasspor liglerinde zor günler geçiren rakipleri Gent, Fiorentina ve Sevilla’ya elendi.

İç saha önemli bir avantaj ama bu avantajı kullandıran oyun kalitesi, mücadele gücü, zekâ, motivasyon gibi faktörlerin rakipten daha iyi kullanılmasıdır. Başakşehir ve Sivasspor akıl ve zekâ yerine duygu ile hedefe ulaşmaya çalışırken iç saha avantajını kullanamadılar. Avrupalıların analiz yeteneği, reaksiyon becerisi ve sihirli taktiği ‘sabır’ tuzağına düştüler.

Başakşehir ve Sivasspor’un avantajlı çıktıkları maçta 4-1’lık farklı skorla, Fenerbahçe’nin rakibine üstün oynadığı maçta penaltı golü ile öne geçip elenmesi tıpkı ülkemizin, Avrupa Birliğine giriş sürecine benziyordu “yaklaştıkça uzaklaştık.”

Takım ayırmaksızın müsabaka atmosferlerinin büyük bölümünde (taraftarlık duygularında, oyunun zevk ve heyecanında) beraberdik. Yalnız, Fenerbahçe maçında oyunu yavaşlattığı için Sevilla kalecisi Dmitrovic’e yabancı madde atılıp, Fenerbahçe’nin oyun ritminin bozulmasına neden olunması ‘aptalca’ Sivas maçında oyunun sonlarına doğru iki taraftarın sahaya girip, Fiorentinalı oyuncu Bianco’ya yumruk atıp burnunu kırması ‘utanç verici’ydi.

Şiddet bu insanların neden vazgeçilmezi?

Bu maçlar, Türk futbolunda bir kez daha eksiklik ve çarpıklıklarımızı, olduğumuz ve olmak istediğimiz düzeyi gün yüzüne çıkardı.

Taktiklerimizin literatürde yeri vardı ama güçlü takımlara uygulama şansı yoktu. Avrupalı takımların oyun anlayışları futbolcularımızın yetenek ve becerilerini sergilemelerine müsaade etmedi. Futbolcularımızı oynaması gerekene değil,  aklına geleni oynamaya zorladı.

Sonuç olarak, çağdaş futbolun; bizim düşündüğümüz gibi değil, inanmak isteyeceğimizden çok daha fazla onların oynadığı gibi olduğuna hiç kuşkumuz kalmadı.

Çağdaş futbol daha hızlı ve teknik oynanıyor. Biz bu ikilinin dengesini bir türlü tutturamadık.  Ya hızlı oynuyoruz teknik yavaş, ya teknik oynuyoruz hız yavaş…

Bu sadece, üç takımımızın sorunu değil ülke futbolunun sorunudur.

Milli ve kulüp takımlarımız üst düzey takımlarla oynadıklarında, insanın anlamakta güçlük çektiği bir oyun ortaya çıkıyor. Rakipleri takım kurgusu, oyuncu ve oyun kalitesi, bizlere iyi yönetim, doğru oyuncu tercihi ve kötü futbol arasındaki sınırı öğretiyor.             

Futbol algı ve anlayışımız bunu gerektiriyor. Gördüğümüze değil, görmek istediğimize inanıyoruz. Oysa basit bir akıl yürütmeyle şu sonuca varabiliriz: Avrupa takımlarına karşı, Türk takımlarının gerçekçi olmayan biçimde yüceltilmesine dayalı duygu yüklü tutumlar futbolumuza katkı sağlamıyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.