sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
31,1183
EURO
33,7818
ALTIN
2.030,81
BIST
9.334,13
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
14°C
İstanbul
14°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
16°C
Çarşamba Açık
15°C
Perşembe Çok Bulutlu
15°C
Cuma Az Bulutlu
12°C

Ekrem ÖZDAMAR

ozdamarekrem@gmail.com Milli Sporculuk: Atletizmde Türkiye Rekortmeni, ISF 2. Balkan Şampiyonu, Avrupa 2., Dünya Oyunları 1., İslam Oyunları 1. Uluslararası kürsüler… Öğretmen Lisesi, Spor Akademisi Mezunu. GSGM Uzman Antrenör, GSGM İl Spor Müdürü Yardımcısı, Gazetecilik: TV Yapımcı, Yönetmen (61 adet Türkü Filmi, Magazin Programları, Spor Programları, Haber, Drama Filmleri, Kurtuluşun İlk Kurşunları gibi belgeseller...

DICK FOSBURY ANISINA…

18.03.2023
0
A+
A-

ABD’li atlet  DICK Fosbury bir iki gün önce 76 yaşında vefat etti… Gençliğinde Dünya Yüksek Atlama Tarihi’ne yeni bir atlama tekniği kazandırıp, Dünyada tüm tekniklere son vererek, kendi atlayış tarzını kabul ettirip, genel geçer yaparak geçip gitti…
Atlama dallarının en çok ilgi çekenlerinden biri, şüphesiz yüksek atlama olmuştur hep atletizm tarihi boyunca.
Sehpa, üçgen, çıta ve kum ekolünden gelen biri olarak, STRADELL tekniği ile FOSBURY tekniği arasında seçim yapmam gereken yıllardı..
Edirne’de Öğretmen Okulu’nda okurken, okulun takım seçmesi ile başladı atlayış tercihim…
Okul seçmesinde 1. Olunca, “hazırlan, haftaya Marmara Okullar Şampiyonası var” dediler… Ve Edirne’de Marmara Şampiyonu oldum ama bana sorun…
Çünkü irtifa yükseldikçe kuma düşme ile birlikte ağrılar da artıyordu… Soldan gelip, sağ bacak ile sıçrayıp, sol bacağı dizden bükülü çekip doğal olarak çapraz geçiş denilen tarzda atlıyordum…
Aslında bu bir sevke tabi ya da branşa ilk andan itibaren yatkınlıktı… Teknik bilen, işi bilen zaten yoktu o günlerde… Hatta sürekli görüştüğüm yakın spor ilgilisi bana, “yanlış atlıyorsun, soldan gelip sol bacağın ile zıplayacaksın” diyordu…  Çok da ısrarcı idi…

Hareket bilimine ters, anatomiye ters… Olacak şey değildi bu söylediği. Tabi okul takımında basketbol, voleybol oynayan birinin, potaya koşup basket yapan birinin alt üst ekstremite uyumu ve alışkanlığını yüksek atlamada kullanması zor olmamıştı… Kim ne derse desindi…
Sonra okul tatilinde Balıkesir’de antrenman yaparken, İl Spor Bölge Müdürü Celal Olgaç ile tanıştım… “Sana nasıl yardımcı olabilirim” dedi… Anlattım olayı…
“Benim tekniğim FOSBURY’ninkine yakın ama kuma değil, mindere atlarsam aynısını yapabilirim” dedim… Hemen ertesi gün minderleri yığdı kumun üstüne… Hem şaşırdım, hem de çok sevindim…
Şans bu ya… O günlerde ABD’de savaş beden eğitimi kursundan dönen bir yüzbaşı da aynı sahada antrenman yapıyordu…
Bana “benim eğitim gördüğüm yerde DICK FOSBURY de antrenman yapıyordu… Orada izleme fırsatı buldum… Şöyle, şöyle atlayacaksın” diye önerilerde bulundu…
Ve sonraki günlerde her gün daha yüksek derece atlamaya başladım…
Marmara Şampiyonasında 1.70 metre atlamıştım… Ertesi Yıl Türkiye Şampiyonasında 2.06 mt atlayarak Türkiye rekoru kırdım… Bir yılda 36 cm’lik gelişme… Yıldızlar, Gençler, Büyükler tüm rekorları art arda kırdım…

Dick Fosbury-1968 Meksika Olimpiyatları Şampiyonu (2.24)

İşte DİCK FOSBURY’nin tekniği böylesine fark ettiriyordu… O günlerde çoğu atlet halen STRADELL (binme) tekniği atlarken, ben Fosbury ile arayı açıvermiştim… Ve süratle, kısa sürede Türkiye’de ilk FOSBURY uygulayıcılarından olmuştum…
Bu arada Spor Teşkilatı’nda, GSGM’den Orhan Kadıgil ile tanıştım. “Seni Ankara’ya alalım. Ortam daha uygun, daha başarılı olursun” dedi. Sağolsun Edirne’den Ankara Bahçelievler Öğretmen Okulu’na transfer oldum… Çalışma ortamı daha iyiydi… Ve yüksek atlamama büyük katkısı oldu…
Santim santim rekorlar kırıyordum… Rahmetli Nejat Kök “Almanya’da bu işin profesörüyle antrenmana göndereceğim seni” dedi…
Ben o günlerde birçokları gibi santim santim rekor kırmayı bir şey sanıyordum. Her kes de öyle… Farkındalığımı artıran Almanya antrenman kampında Alman Milli Takımı antrenörü ve Yüksek Atlama Profesörü Dragan Tantic oldu…

2.20 ile Balkan Şampiyonluğu getiren atlayışım-1978 Selanik

“2.10’lar değil, senin 2.20’lere kendini daha yakın görmen gerek” dedi… “Şu eksiklerin var. Şöyle şöyle düzelteceksin” diye de ekledi… Bazı sürat, kuvvet, elastikiyet, farklı teknik atlayış ara hedefleri verdi… Şunları şunları yaptığında, 2.25 atlayacaksın demişti…
Ertesi yıl 2.20 atladım. 2.30 denemeye başlamıştım… Çünkü her yüksekliğin take off’a giriş hızı, yerde kalış zamanı, uçuş zamanı, çıta üzeri zamanlaması vs gibi, uçuş parabolu üzerinde şartlı refleks oluşturma çalışmaları vardır…
Derken hiç ummadığım bir şekilde sakatlandım… Hem de Akademide atletizm dersinde… Kendisi jimnastikçi olan öğretim görevlisinin derste kapalı kaplan geçişi ısrarı oldu… Hocam az önce sırtımda 18 ton halter taşıdım, çok yorgunum. Bir tane daha geçeyim, dinleneyim dedim, “hayır sana ayrıcalık yapamam” dedi… (Aslında benim jimnastik puanım da 100 idi…)
Ayrıcalık yapamam dediği sporcu Okullar Dünya ikincisi, Balkan Şampiyonu ve uluslararası yarışlarda hep kürsüye çıkan biriydi… Ve nihayet birkaç atlayış sonrası kasanın ucuna elimin üstüne düştüm…
Çat diye bir ses… Elim kırılmıştı…  Neyse ki o günlerde ilk yardım dersimiz çok öğreticiydi… Sol elimi yumruk yapıp sağ elimin içine bastırdım. Meta karpas biri yerine oturttum… Halbu ki, kemik avucumun içinde uç vermişti… Doktor filme aldı “kırık yok çatlamış” dedi… Olayı anlattım “Sen kemiği yerine oturtmuşsun” hayret dedi… Sonra o sezon geçti…. Ertesi sezon da… Niye? Çünkü ne koşabiliyor, ne de halter yapabiliyordum…
1972’de 1.70 mt. 1978’de 2.20… yani 6. yılda ulaştığım derece… En iyi derecem olamazdı…  Halbuki normal performans yaşına göre 8. Yılda çok daha büyük derecelere ulaşmam mümkündü… Performansın genel geçer yılı, zirve yılı 8-9-10 yıldır. 6. yılda bir inat yüzünden sakatlandım.. Bir daha toparlanamadım… Ve hedeflerim kırıldı, sadece elim değil…
O nedenle sporcu öncelikle branşında Dick Fosbury gibi doğru rol model seçecek. Sonra çalışmalarında doğru metodoloji uygulayacak… Kendisine, branşına yönelik araç, gereç ve Spor Tıbbı ortamı sağlanacak… En önemlisi doğru kişiler tarafından destek görecek, Kösteklere fırsat verilmeyecek…
Özetle bilinen bilinmeyen; Yüksek Atlama Profesörü gibi… Savaş Beden Eğitimi Öğretmeni gibi Celal Olgaç, Orhan Kadıgil, Nejat Kök gibi bu işe gönül verenler çok sayıda sporcunun performansına çok önemli katkılar sağlamıştır atletizm tarihinde…
Atletizm sevdalılarından ölenlere rahmet, kalanlara sağlık afiyet diliyorum…
Son olarak diyorum ki, Atletizm ferdi branşta takım olma yarışıdır… Tüm yarışlardan önce bu yarışı kazanmalıyız…
Ve devlet temsilcileri, devletin şefkatli, koruyucu kollarını esirgememeli… Sarıp sarmalı…
Son yıllarda olduğu gibi…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.