sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
31,0907
EURO
33,7054
ALTIN
2.025,14
BIST
9.361,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
18°C
İstanbul
18°C
Açık
Cumartesi Az Bulutlu
18°C
Pazar Az Bulutlu
15°C
Pazartesi Az Bulutlu
14°C
Salı Az Bulutlu
16°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

İki Kutuplu Futbol

06.02.2024
0
A+
A-

Şampiyonluk yarışında amansız bir mücadele içinde olan Fenerbahçe ve Galatasaray kulüp başkanlarının sosyal medya üzerinden atışmaları bitmek bilmiyor. Ligimizde adeta iki kutuplu futbol oynanıyor.

Centilmen olmak için hiçbir neden görmüyorlar.

Normal olanla anormal olanı birbirinden ayırt etmiyorlar. Birbirinin damarına basmayı çok iyi biliyorlar.

Ezeli rakiplerini ‘oltaya takılmış balığı sever gibi sevme’ duygusundan vazgeçmiyorlar.

Futbolu, kendi doğallığında, hakem kararlarını oyun kuralları çerçevesinde tartışmıyor, yükledikleri anlam ve verdikleri önem çerçevesinde ‘olasılığı kesinmiş’ gibi tartışıyorlar.

Kendi önyargılarından bağımsız düşünemiyorlar.

Kendileri için iyi sonuçlanmayan bir maçı, Türk futbolunun kaybettiği bir maça dönüştürüyorlar.

İkna olmuyorlar. Bu süreçte “neyin doğru neyin yanlış” olduğu tam olarak tanımlanamadığı için yanlış ve doğru arasındaki çizgiyi gittikçe bulanıklaştırıyorlar.

Hak aramayı haksızlık yapmadan yapmıyorlar. Örneğin, hakem sorunu olduğunu herkes kabul ediyor. Ancak hakemler müsabakayı, onlar hakemleri yönetmek istiyor. Özellikle iç saha da düşündükleri gibi karar vermeyen hakemlerin “alnını karışlıyor”lar.

Maçın skoru, sahada oynana futbol ne olursa olsun sürekli şikâyet eden yöneticilerin odak noktasında hakemler var. Bu anlayış kötü sonuçlar doğuruyor. Kapsamı genişletilerek yapılan eleştiriler algı kirliliği yaratıyor. Hata doğru ile değil bir başka hata ile açıklandığında eleştiri yapıcı olmuyor. Yanlış bilinç oluşturmada hakem eleştirileri belirleyici olabiliyor. Hakemler tartışmaya açık hale geliyor.

Futbolu kavrayış biçimleri, Türk futbolunun özetini oluşturuyor. Galibiyetten çok “ipleri kendi ellerinde tutmaktan” daha çok mutlu oluyorlar.

Başkanların yanlış fikirleri hep yanılgılar oluşturuyor.

Eleştirileri ideallerden esinlenilmiş özel fikirler değil futbol anlayışlarına paralel düşünme ve kültürel bir değerlendirme biçimi olduğu göze çarpıyor. Örneğin, Futbol Federasyonunun çok kötü yönetilmesinin “futbolun marka değerini düşürdüğünü” söylüyorlar. Ancak, kulüplerin kötü yönetilmesinin, federasyonun iyi yönetilmesinin engellerinden olduğunu hiç düşünmüyorlar.

Sistem bozuk ve mekanizmanın içinde yanlış parçalar var. Futboldaki yönetim ve hakem sorunu birbirini yaratan koşulların sonucudur. Futbolu birinin kazandığı diğerinin kaybettiği bir oyun olmaktan çıkarmak gerekiyor. Çağdaş futbolun ihtiyacı değil.

Ne yapılması gerektiği hakkında düşünceleri hep tehdit olduğundan hiçbir şey değişmiyor.

Yanlış algı, doğru yaşanmıyor. Çözüm adına sorundan sorun türetiliyor. Bir soruna dikkat çekilirken bir başka sorun yaratılıyor. Yöneticiler söylüyor taraftarlar söyleniyor. Federasyon cevap veriyor. Sonuç elde var sıfır.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.