bahrivreskala@gmail.comİstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir KulüplerBirliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmirŞube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim VakfıKurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, SualtıYüzme Federasyonları e. Üyesi.
1900’lu yılların başlarında ülkemizde futbol genellikle yabancı uyruklu sporseverler tarafından oynanıyordu. Diğer şehirlerde olduğu gibi İzmir’de de futbol kulüpleri Rum, Ermeni ve İngiliz azınlıklar tarafından kurulmuştu. Futbol karşılaşmaları da azınlıklar arasında yapılıyordu. 1908 yılında Karşıyakalı gençler; Kadızade Zühtü Işıl, Kadızade Raşit, Süreyya İplikçi, Refik Civelek, Osman Nuri ve Örnek Köylü Hüseyin, boş bir alanda futbol oynamaya başladılar. Daha sonra azınlıkların futbol alanındaki egemenliklerine karşı bir hareket olarak kendi kulüplerini kurmaya karar verdiler. 01.Kasım.1912 tarihinde Karşıyaka Türk Mümarese-i Bedeniyye Terakki Kulübü’nü yani bugünkü adıyla Karşıyaka Spor Kulübünü kurdular. Kuruluş aşamasında; Hüsnü Tonak, Tahir Bor, Fevzi Fikri Altay ve Sezai Çullu’da yer almıştır. Bu tarihten 1914’e, Altay’ın kuruluşuna kadar Karşıyaka, İzmir’deki tek Türk spor kulübü olarak faaliyetine devam etti. Karşıyaka Futbol Takımı, kuruluşundan Kurtuluş Savaşı’na kadar geçen sürede yabancı azınlıklarla birçok çekişmeli karşılaşmalar yapmış, hiçbirinde mağlup olmamıştır. İtalyan ve Yunan şampiyonlarını devamlı yenerek bu kulüplerin kapatılmasına sebep olmuştur. Karşıyaka Spor Kulübü’nün ilk kurucu Başkanı Kadızade Zühtü Işıl, 1. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele’de sekiz yıl bir çok cephede savaşmış, hatta Filistin cephesinde “Kanal Harekatı” sırasında İngilizler’e esir düşmüştür.
Görüleceği üzere Karşıyaka Spor Kulübü, İzmir’in 1912 yılında kurulan ilk spor kulübüdür. Mücadele ettiği futbol branşı yanında, atletizm, basketbol, hentbol, yelken, yüzme spor dallarında Türkiye Şampiyonluklarını kazanmıştır. Ayrıca bir ara 17 spor dalında faaliyetlerini sürdürmüş tek kulüptür. 1980 yılında İzmir Atatürk Stadyumu’nda oynanan Göztepe-Karşıyaka futbol karşılaşmasını 80.000 seyirci izlemiş, ülkemizde ve dünyada 2. Lig seyirci rekoru kırılmıştır. Basketbol Süper Ligi’nde mücadele eden Karşıyaka Pınar Takımı da 1986-1987 ve 2011-2015 sezonlarında şampiyon olmuştur. Ayrıca 2012-2013 sezonunda, Avrupa kupalarından FIBA Eurochallenge Kupası’nda final oynamıştır. Ancak ne acıdır ki; futbol, basketbol, voleybol ve birçok branşta büyük başarılar kazanan Karşıyaka Spor Kulübü, günümüzde futbolda 3. lig 1. Grup’ta mücadele etmektedir. Ve de bu yıl çok uzun yıllar tüm branşlarda, özellikle de futbol ve basketbol branşlarına sonsuz destek veren, sponsor olan Yaşar Holding de desteğini kesmiştir. Maalesef yanlış yönetim anlayışları başarılı Karşıyaka Spor Kulübünü zora sokmuş, maddi manevi çok ciddi kayıplara sebep olmuştur.
Kulübün bulunduğu bu zor ve üzücü durumdan kurtulması için Karşıyaka Spor Kulübü’ne destek veren önceki başkan ve yöneticilerden oluşan Karşıyaka Spor Kulübü Danışma Kurulu toplantı yapmış ve kurtuluş çarelerini değerlendirmiştir. Toplantıda kulübün şirketleşmesinin kulübe getireceği olumlu katkılar ele alınmıştır. Günümüzde İzmir İstanbul’dan sonra en fazla takımı olan ikinci şehirdir. İzmir’de Türkiye Profesyonel Futbol Liglerinde mücadele eden 10 kulüp yer almaktadır. Bu kulüplerden sekizi futbol branşlarında şirketleşme işlemlerini başarılı bir şekilde tamamlamıştır. Tamamlayamayan Karşıyaka (1912) ve Altay (1914)’dır. Bu anlamlı ve önemli toplantıyı yapan Karşıyakalı spor insanlarına İzmirli bir spor insanı olarak çok teşekkür ediyorum. Hatırlanacağı üzere gençliğinden itibaren bütün ömrü boyunca Karşıyaka Spor Kulübü’ne maddi manevi sınırsız destek olan rahmetli Selçuk Yaşar, 1998 yılında Yaşar Holding bünyesinde Karşıyaka A.Ş. şirketini kurmuş ve Kulübün Futbol Takımını şirketleştirmişti. Ben de İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü görevimden istifa etmiş, Karşıyaka A.Ş.’nin Genel Müdürü ve Karşıya Futbol Takımının Başkanı olarak bu göreve başlamıştım. Kulübün sporcu, vergi, SGK ve diğer resmi, özel tüm borçları ödenmişti ve o sezon da oldukça başarılı geçmişti. O kadar ki; önceki sezon, deplasman karşılaşmalarında hiç başarılı olamayan futbol takımımız deplasmanlarda da, çok başarılı sonuçlar almıştı. Bu başarıda teknik direktörlerimiz Zafer Bilgetay ve Hüseyin Hamamcı ile futbol sorumlumuz rahmetli Erol Baş’ın futbolcularla olan samimi, birleştirici diyalogları oldukça etkili oldu. Ancak daha sonra gelen baskılar nedeniyle Futbol Takımı tekrar Karşıyaka Spor Kulübü’ne verildi. Ben de Yaşar Holding’deki Troy Pilsner Basketbol Başkanı olarak görevime devam ettim. Ama rahmetli Selçuk Yaşar kulübe olan maddi manevi desteklerine hep devam etti. Peki ne oldu, nasıl oldu da, 1912 yılında kurulan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ziyaret ettiği, takdirlerini aldığı asırlık Karşıyaka Spor Kulübü bugünkü üzücü duruma geldi? Cevabı çok basit. Yanlış spor politikaları, yanlış transferler, “alt yapıya önem vermeme”, hemen şampiyonluk vaatleri ve benzer hatalı işlemler bugünkü duruma gelinmesine sebep oldu. Dileğim en kısa zamanda Karşıyaka Spor Kulübü’nün eski başarılı günlerine dönmesidir.