rcengiz1965@gmail.com01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı.Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.
Toplumun kendine tuttuğu aynayı kimi zaman siyaset gösterir, kimi zaman kültür… Ama en berrak yansıma çoğu zaman kadındır. Kadına bakış, bir toplumun hem karakterini hem de kaderini ele verir. Kadın, çoğu zaman erkekler için en dürüst özeleştiridir.
Toplumsal yaşamda kadın bir ortak değerse, önce hangisi gelir: karakter mi, kader mi? Duygu mu, akıl mı? Sevgi mi, saygı mı? Bilgi mi, fikir mi? Hayatın her alanında kadın, bu soruların cevabını sessizce verir.
Sporla Kadının Gücü
Simone Biles, jimnastikte olduğu kadar cesaret konusunda da tarih yazdı. “Ruh sağlığı da bir sporcunun parçasıdır” diyerek dünyaya meydan okudu; bu, karakterin zaferiydi. Serena Williams ise anne olduktan sonra geri dönüşüyle “Kadın bittiğinde değil, isterse yeniden başlar” mesajını verdi. Kadının gücü biyolojiyle sınırlı değildir.
Türkiye’de Filenin Sultanları, sadece madalya kazanmakla kalmadı; toplumun özgüvenini yükseltti. Ayşe Begüm Onbaşı, aerobik jimnastikteki şampiyonluklarıyla disiplin ve zarafeti estetikle birleştirdi. Teniste milli sporcu Çağla Büyükakçay ise WTA ve Grand Slam deneyimleriyle genç kadınlara hayallerinin sınırı olmadığını gösterdi.
Mücadele ve Azim
Milli okçu Sevgi Yorulmaz ve masa tenisinin güçlü isimlerinden Neslihan Kavas, sahada yalnızca rakipleriyle değil, toplumun önyargılarıyla da mücadele etti.
Paralimpik sporcularımız, başarı kavramına ayrı bir derinlik kattı; Para Tekvando’da dünya ve Avrupa şampiyonlukları kazanan Meryem Dağ, engelin bedenlerde değil, zihinlerde olduğunu kanıtladı.
Kadın güreşçiler Buse Tosun ve Yasemin Adar, mindere çıktıklarında toplumsal önyargıları da yıkarak genç sporculara “Başarı cinsiyete bağlı değildir” mesajı verdi.
Kadın boksunun güçlü isimleri Busenaz Sürmeneli ve Buse Naz Çakıroğlu, ringdeki kararlılıklarıyla klişeleri tarihe gömdü.
Yelken sporcusu Ecem Güzel ise rüzgâr ve dalgalarla mücadelesiyle genç kadınlara sınır tanımayan bir örnek sunuyor.
Bu sporcular, farklı branşlarda kazandıkları başarılarla sadece madalyalar kazanmadı; kadınların sporun her alanında var olabileceğini gösteren simgelere dönüştü.
Kadın Liderler ve Bilim İnsanları
Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Şafak Müderrisgil, altyapıdan uluslararası organizasyonlara kadar aldığı stratejik kararlar ve güçlü projelerle, Türk tenisinin çehresini değiştiriyor.
Uluslararası karate arenasında hakem Prof. Dr. Pınar Güzel Gürbüz, sahadaki mücadele kadar yönetimde de kadınların var olabileceğini gösteriyor.
Spor ve bilim dünyasında öne çıkan Prof. Dr. Şebnem Şarvan Cengiz, spor bilimlerindeki çalışmalarıyla genç sporcuların gelişimine ışık tutarken, güçlü bir eş ve anne olarak yaşamını dengelemeyi başarıyor.
Kadının Toplumsal Rolü
Sahadaki başarıların arkasında fedakâr aileler var. Yokluklar içinde mücadele etmelerine rağmen şampiyon sporcular yetiştiren anneler, sporcu eşlerine destek olurken kendi hayallerinden feragat eden kadınlar… Onlar, madalyaların arkasındaki gerçek gücü temsil ediyor.
Herakleitos’un dediği gibi: “Karakter, kaderdir.” Gerçek, her zaman kurgudan daha önemlidir. Kadın değişirse, toplum değişir. Kadın varlığı sadece bireysel bir güç değil; toplumsal değişimin, kültürel olgunlaşmanın sessiz ama vazgeçilmez motorudur.
Goethe’nin dediği gibi: “Erkekler yaşlanır, kadınlarsa değişir.” Onu anlamak ve desteklemek, sadece bir kadın meselesi değil, insanlığın ve geleceğin meselesidir.
01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı.
Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır.
Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır.
“O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı.
TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı.
Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.
Bütün yazılarını çok beğeniyorum ama bu son yazdığın yazı beni daha çok etkiledi belki de kadın kimliğimden dolayıdır. Özellikle bir erkek kaleminden bu değerli yorumları duymak biz kadınları daha da güçlendiriyor umarım sizin gibiler çoğalır ve dünya daha da güzelleşir
Bütün yazılarını çok beğeniyorum ama bu son yazdığın yazı beni daha çok etkiledi belki de kadın kimliğimden dolayıdır. Özellikle bir erkek kaleminden bu değerli yorumları duymak biz kadınları daha da güçlendiriyor umarım sizin gibiler çoğalır ve dünya daha da güzelleşir