bahrivreskala@gmail.comİstanbul-İzmir Gençlik ve Spor e. İl Müdürü, TMOK Konsey Üyesi, İzmir KulüplerBirliği Kurucu ve Danışma Kurulu Üyesi, Türkiye Futbol Adamları Derneği İzmirŞube Başkanı, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, Ege Tenis Eğitim VakfıKurucu Üye ve Başkanı, Atletizm, Futbol, Masa Tenisi, e. Hakemi, Atletizm, SualtıYüzme Federasyonları e. Üyesi.
Günümüzde FIFA tarafından düzenlenen 23. Futbol Dünya Kupası, 11 Haziran – 19 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilmektedir. Organizasyona Amerika Birleşik Devletleri’nde 11, Meksika’da 3 ve Kanada’da 2 olmak üzere toplam 16 şehir ev sahipliği yapmaktadır. 2002 yılında kazandığımız dünya üçüncülüğünden 24 yıl sonra tekrar Dünya Kupası’na gitmeye hak kazandık. Büyük ümitlerle gittiğimiz turnuvada grubumuzda iki mağlubiyet, bir galibiyet alarak kupaya veda ettik. Görsel ve yazılı basında futbolcularımız ve teknik heyet hakkında ağır eleştiriler yapıldı. Futbolda ve sporun diğer dallarında kazanmak da kaybetmek de vardır; bu normaldir. Ancak esas mesele, devamlılık arz eden başarılı sonuçlar almanın sistemini uygulamaktır. Ne yazık ki ülkemizde arzu edilen, olması gereken sistemin tam anlamıyla uygulanmadığını görüyoruz. Esas sorun, ülkemizde istenilen başarıların istisna olarak gelirken, başarısızlığın daha sık yaşanmasıdır. Önemli ve gerekli olan; ciddi şekilde yapılması gereken, ancak yapılmayan, kurulamayan ve uygulanmayan sistemdir.
1930 yılında Güney Amerika ülkesi Uruguay’da başlayan ilk Futbol Dünya Kupası, bir asra yaklaşan geçmişiyle dünya sporunun en büyük etkinliklerinden biridir. 26 Ekim 1923 tarihinde Romanya ile ilk resmî karşılaşmasını oynayan A Millî Futbol Takımımız, FIFA Dünya Kupası’na 1950, 1954, 2002 ve 2026 olmak üzere dört defa katılmaya hak kazanmıştır. Ancak 1950 FIFA Dünya Kupası’na finansal sorunlar nedeniyle katılamamıştır. 2002 Dünya Kupası’nda elde edilen dünya üçüncülüğü ve 2008 Avrupa Şampiyonası’ndaki yarı final başarısı, tarihimizin en başarılı sonuçlarıdır. Dünya Kupası tarihinin en başarılı ülkesi, beş şampiyonluk kazanan Brezilya’dır. Brezilya’yı dörder kupa ile Almanya ve İtalya takip etmektedir. Son şampiyon Arjantin ise toplam üç defa Dünya Kupası’nı kazanmıştır. Finallerde ise Almanya 8, Brezilya 7, İtalya 6, Arjantin 6 ve Hollanda 3 defa finale kalmıştır. Bu sonuçlar, bizlere adı geçen ülkelerin dünya futbolundaki başarılarını göstermektedir.
Günümüze kadar Dünya Kupası’nı Avrupa ve Güney Amerika ülkeleri kazanırken, diğer kıta ülkelerinden dünya şampiyonu çıkmamıştır. Bu durum, Dünya Kupası’nın 100 yıla yaklaşan tarihinde futbolun disiplinli, istikrarlı ve düzenli bir sistemin eseri olduğunu göstermektedir. Bana göre başarı için imkân sağlamak şarttır ve çok önemlidir. “Verirsen alırsın” anlayışının benimsenerek uygulanması gerekir. Kısa vadeli, günü kurtarmaya yönelik projelerle başarı sağlanamaz. Sporumuzun geleceği, gençlerimize güvenmemize bağlıdır. Yapılması gereken, bahaneler üretmek değil; sistemin benimsenmesi ve uygulanmasıdır. Başarı; kendi antrenörlerimize, gençlerimize güvenmek ve altyapımıza yatırım yapmakla gelir. Başarılı ve yetenekli gençleri bulmak her zaman mümkündür. Ancak önemli olan, bu yeteneklerin kalıcı, disiplinli ve uzun vadeli bir sistemle geliştirilmesi; gençlerde devamlılığın sağlanması ve üst yapının altyapıyla güçlendirilmesidir. Ülkemiz futbolunun sorunu ise altyapıyı üst yapıyla buluşturamamasıdır. Dünyada başarılı olan ülkelerdeki kulüpler, futbolcuları küçük yaşlardan itibaren kalıcı ve uzun vadeli takım disipliniyle yetiştirmektedir. Bu durum, başarıyla birlikte kulübe maddi yönden de önemli katkılar sağlamakta ve futbol endüstrisinin gelişmesine vesile olmaktadır. Bu anlayış ve uygulama, günümüzde dünyaya futbolcu yetiştiren bir model hâline gelmiştir. Ancak futbolun büyük bir ekonomik alan hâline gelmesi, kısa vadeli kazançları ön plana çıkarırken disiplinli gelişim sürecini de geri plana itmektedir. Kalıcı başarı için en gerekli ve önemli olan hususlar; sistem, disiplin ve uzun vadeli projelerdir.
Dünya Kupası günümüzde çok büyük bir ekonomik organizasyon hâline gelmiştir. FIFA’nın son raporlarına göre, 2026 Dünya Kupası’nı da kapsayan dönemde toplam gelir 13 milyar doları aşacaktır. Bu rakam, 2014 Brezilya Dünya Kupası dönemindeki 5,5 milyar dolarlık gelirin iki katından fazlasına işaret etmektedir. Gelir artışının en önemli nedenleri, turnuvanın ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenmesi ve takım sayısının 32’den 48’e çıkarılmasıdır. Bu değişiklikle maç sayısı 64’ten 104’e yükselmiştir. Turnuvada satılan bilet sayısının 6,5 milyonu aşması, bilet gelirlerinin ise 3,1 milyar dolara ulaşması beklenmektedir. Katar 2022’de bu rakam 900 milyon dolar seviyesindeydi. Sponsorluk gelirlerinin de 1,8 milyar dolardan 3,5 milyar dolara çıkacağı öngörülmektedir. FIFA, Dünya Kupası’na katılan ülkelere toplam 727 milyon dolar dağıtacaktır. Turnuvaya katılan her ülke en az 10,5 milyon dolar kazanırken, şampiyon takım 50 milyon dolarlık ödülün sahibi olacaktır. Günümüzde futbolda bacasız endüstri öyle bir hâle geldi ki; kulüpler ve hatta millî takımlar üzerinden dev sponsorluklarla büyük gelirler elde edilmekte, büyük reklamlar yapılmaktadır. Bunların yanında futbolcular da çok yüksek transfer ücretleri almaktadır. Öyle ki Real Madrid’de başarılı futboluyla ve A Millî Takım’daki üstün yeteneğiyle tüm dünyanın dikkatini üzerine çeken Arda Güler, değerine değer katmaya devam ediyor. Futbol dünyasının saygın veri ve istatistik kurumlarından Uluslararası Spor Araştırmaları Merkezi (CIES), mevkilerine göre futbolcuların güncel piyasa değerlerini açıkladı. CIES’in son raporuna göre birçok başarılı futbolcuyu geride bırakan 21 yaşındaki millî gururumuz Arda Güler, ofansif orta saha mevkiinde dünyanın en değerli futbolcusu unvanına layık görüldü. Avrupa futbolunun en büyük yıldız adayları olarak gösterilen Florian Wirtz ve takım arkadaşı İngiliz süperstar Jude Bellingham gibi isimleri geride bırakan Arda, zirvenin tek sahibi oldu.
Açıklanan verilere göre dünyanın en değerli ofansif orta saha oyuncularının güncel piyasa değerleri şu şekilde sıralandı:
Arda Güler: 124,8 milyon avro
Florian Wirtz: 124,1 milyon avro
Jude Bellingham: 120,3 milyon avro
Millî yıldızımızın henüz 21 yaşında bu astronomik rakamlara ulaşarak listenin en başında yer alması, uluslararası spor medyasında büyük ses getirdi. Futbol endüstrisi ile ilgili bu tablo, futbolun günümüzde ulaştığı noktayı gösteren önemli bir göstergedir.