nurselgulay@gmail.com
1945'te İzmir'de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu'nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından 'İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır' organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.
Sporla yeniden buluşmamı yazarken bazen karşıma çıkan bir haber, bazen eski bir fotoğraf, bazen de yıllardır görmediğim bir sporcu beni alıp geçmişe götürüyor. Sonra geçmişten bugüne uzanan o uzun yolun içinde ne kadar çok insan, ne kadar çok müsabaka ve ne kadar çok hatıra biriktirdiğimi görüyorum. İşte bu defa beni geçmişe götüren kişi, 66 yıllık arkadaşım Aynur Kıranyaz Korgun oldu.
Aynur’la dostluğumuz sadece atletizmle sınırlı değildir. Voleybol, basketbol, atletizm derken yıllar sonra master yarışlarında bile yine yan yana geldik. Demek ki biz bu sporu gerçekten çok sevmişiz. “Bıraktık” demişiz, evlenmişiz, çoluk çocuk sahibi olmuşuz ama gün gelmiş yine kendimizi pistlerde bulmuşuz.
Aynur’la eski günleri konuşurken arşivimden yıllar önce onunla yaptığım bir söyleşi çıktı karşıma.
Ben gazeteciliğe 15 yaşında, yerel basında amatör olarak başlamıştım. Önceleri kendi müsabaka sonuçlarımı yazıyordum. Bir gün idareden, “Sen istersen başka konularda da yazabilirsin” dediler.
Benim için yeni bir kapı açılmıştı.
Önce İzmir’de oynanan maçları yazmaya başladım. Sonra sonuçları vermekle yetinmeyip kendi görüşlerimi de ekledim. Bu ligde neler olabilir, hangi takım ne yapabilir, spor için başka neler yapılabilir diye düşünmeye ve düşündüklerimi yazmaya başladım.
O yıllarda hazırladığım çalışmaların birinin başlığı “Atletlerimizin Unutamadığı Müsabakalar” idi.
İzmirli atletlere spor hayatlarında unutamadıkları yarışları soruyor, onların kendi ağızlarından anılarını okuyuculara aktarıyordum. O sporculardan biri de Aynur’du.
Yıllar sonra o söyleşiyi yeniden okuyunca onun anlattığı müsabakayı ben de yeniden yaşamış gibi oldum.
Aynur bir dönem ciddi sağlık sorunları yaşamıştı. Elleri ve ayakları şişmiş, hastaneye yatmak zorunda kalmıştı. Hastaneden çıktıktan sonra doktorlar kesin bir dille spor yapmasına izin vermemişlerdi.
Öyle ki bir süre yarışmaları seyretmeye bile gitmemişti.
Ama sporcu yüreği işte…
Bir gün bütün arkadaşlarını yarışmaya hazırlanırken görünce dayanamıyor.
“Ben de gideceğim,” diyor.
Arkadaşlarının heyecanı, enerjisi onu öylesine etkiliyor ki kendisini yeniden yarışın içinde buluyor.
Ve o gün, bütün yaşadıklarına rağmen, hayatının en iyi derecesini yaparak İzmir rekorunu kırıyor.
Müsabaka bittiğinde durumunu bilen arkadaşları etrafını sarıp onu kutluyorlar.
Aynur o günü anlatırken şöyle demişti: “Spor hayatım boyunca pek çok tebrik aldım ama hiçbiri beni o günkü kadar duygulandırmamıştı.”
Şimdi aradan bunca yıl geçtikten sonra bu satırları tekrar okuyunca insan ister istemez düşünüyor.
Bir sporcuyu sporcu yapan yalnızca kazandığı yarışlar, kırdığı rekorlar değildir. Bazen bıraktığını sandığı halde yeniden piste dönmesidir. Bazen arkadaşlarının heyecanına dayanamayıp “Ben de varım” demesidir.
Biz de öyle yapmışız.
Yıllar geçmiş, hayatlarımız değişmiş, çocuklarımız olmuş. Ama atletizm bir yerlerde hep bizimle kalmış.
Sonra bir bakmışız ki yeniden pistteyiz.
Hatta Aynur, 65-69 yaş grubunda Türkiye rekoru kırmış.
Bugün 66 yıllık arkadaşımın bana gönderdiği eski fotoğraflara bakarken bütün bunları yeniden hatırladım.
İyi ki spor hayatımızdan hiç çıkmamış.
İyi ki yıllar sonra bile bizi yeniden bir araya getirecek kadar güçlü kalmış.
Ve iyi ki hâlâ, eski bir fotoğrafa baktığımızda veya yıllar önce yazılmış birkaç satırı okuduğumuzda, kendimizi bir anda o pistin kenarında bulabiliyoruz.
Çünkü bazı dostlukların da bazı spor sevdalarının da yaşı olmuyor.
1945’te İzmir’de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından ‘İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır’ organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.
Kendi yazdığı gibi biz gerçekten devamı çok az da olsa özellikle atletizm branşı tutkunu olanlardanız yarışmaya doyamadım ı zaman bir spor kulübü kuralım devam edelim dedik ve ülkemizde ilk kez kurulan İzmir Masterler atletizm kulübünü kurduk ne mi oluyor önce ülkemizde bazı illerde ayni amaçla kurulmuş kulüpler kuruldu yüzlere insan erken bıraktığımız atletizme geri döndü önce Türkiye şampiyonaları sonra Avrupa dünya şampiyonası Balkanlar derken geçtiğimiz günlerde Baltık ülkeleri arasında yarışmalar başladı bir arkadaşımız milli gururumuz Çiçek Solon ve Ercan baltık ülkeleri temsilcisi olarak görev yaptı yakın tarihte dünya Masterler şampiyonası için ekip hazır ne güzel şeyler yaptık biz ♀️♀️
Kendi yazdığı gibi biz gerçekten devamı çok az da olsa özellikle atletizm branşı tutkunu olanlardanız yarışmaya doyamadım ı zaman bir spor kulübü kuralım devam edelim dedik ve ülkemizde ilk kez kurulan İzmir Masterler atletizm kulübünü kurduk ne mi oluyor önce ülkemizde bazı illerde ayni amaçla kurulmuş kulüpler kuruldu yüzlere insan erken bıraktığımız atletizme geri döndü önce Türkiye şampiyonaları sonra Avrupa dünya şampiyonası Balkanlar derken geçtiğimiz günlerde Baltık ülkeleri arasında yarışmalar başladı bir arkadaşımız milli gururumuz Çiçek Solon ve Ercan baltık ülkeleri temsilcisi olarak görev yaptı yakın tarihte dünya Masterler şampiyonası için ekip hazır ne güzel şeyler yaptık biz ♀️♀️
Okudukça keyf alıyorum. Kalemine sağlık Nursel ablacım.
Aynı zamanda dergi sahibimsin tabi. Bunu da yazmalısın…
Sağlık ve şansla ol…