nurselgulay@gmail.com
1945'te İzmir'de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu'nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından 'İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır' organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.
Yarım Kalan Bir Düşün Peşinde: Naili Moran’ın Mirası ve Çocuklarımız
AnasayfaKöşe YazılarıYarım Kalan Bir Düşün Peşinde: Naili Moran’ın Mirası ve Çocuklarımız
1990 yılının o ilk günleriydi… Tülya Hanım’ın İzmir’e yerleşmesi, sadece eski dostların bir araya gelmesine değil; yıllar öncesinde yarım kalmış, tozlu raflarda unutulmaya yüz tutmuş bir düşün yeniden filizlenmesine vesile oldu. Mahir Araz, Hikmet Kandeydi, Melek Özyol ve ben… Atletizme ömrünü adamış bir avuç insan, aynı masa etrafında buluşuverdik.
Sohbet derinleştikçe Tülya Hanım, gözlerimizi parlatan o hikâyeyi anlatmaya başladı. 1960’ların başında, İskoç atletizm antrenörü Tom McNab’ın İngiltere’de çocuklara sporu sevdirmek için kurguladığı o harika sistemden bahsetti: “5 Yıldız” ve “10 Adım” projeleri… Meğer Tülya Hanım’ın rahmetli eşi, Türk sporunun unutulmaz isimlerinden Naili Moran, bu projeyi memlekete kazandırmak için ne çok çaba harcamış. Fakat kader işte; 1968 yılındaki o beklenmedik, ani vefatı bu güzel düşün hayata geçmesine izin vermemiş.
Masanın etrafında birbirimize baktık. Bu bir vasiyetti aslında; Türk atletizminin geleceği için kaçırılmayacak bir fırsattı. Masadaki heyecanımız kısa sürede resmi bir adıma dönüştü. Spor Şube Müdürümüz Soner Coşan ve İl Temsilcimiz Sedat Türkmen’in de aramıza katılmasıyla hemen bir çalışma grubu kurduk.
İzmir’den yakacaktık bu meşaleyi.
Sistem kusursuz işliyordu: “10 Adım” yarışmalarıyla çocukların süratini, çabukluğunu, sıçrama ve atma yeteneklerini test ediyor; hemen ardından gelen “5 Yıldız” etabında ise 9-17 yaş arasındaki evlatlarımızı kendi yaşlarına uygun koşu, atlama ve atma branşlarında çoklu yarışmalara sokuyorduk. Böylece hangi çocuğun hangi dala yatkın olduğunu gözlerimizle görüyor, adeta birer cevher gibi onları keşfediyorduk. Salonda, açık sahada, okullar arası derken ilgi öylesine büyüdü ki, kabımıza sığamaz olduk. Bize kurumsal, güçlü bir çatı lazımdı.
Nitekim 1995 yılında bu inançla Naili Moran Atletizm Eğitimi Vakfı’nı kurduk. Vakfımızın desteğiyle işi daha da ileri taşıdık; üstün başarı gösteren miniklere eğitim bursları, onları yetiştiren fedakâr antrenör ve beden eğitimi öğretmenlerine Cumhuriyet altınları vermeye başladık.
Fakat hayat ve spor pedagojisi bize çok önemli bir ders verdi. Birkaç yıl içinde fark ettik ki, o yaşlardaki çocuklara verilen maddi ödüller ve altınlar, bazen iyi niyetin önüne geçebiliyormuş. Bazı antrenörler ve öğretmenler çocukların uzun vadeli gelişimini unutup, erken yaşta sadece madalyaya ve ödüle odaklanmaya başladılar. Çocukların geleceğini korumak adına çok bilinçli ve zor bir karar alarak bu burs ve altın ödülü uygulamasını noktaladık. Çünkü bizim derdimiz bugünün vitrini değil, yarının sağlıklı ve başarılı sporcularını yetiştirmekti.
Zaman bizi haklı çıkardı; proje öylesine kök saldı ki, Türkiye Atletizm Federasyonu yarışmaları resmi faaliyet programına aldı. O günlerde İzmir’de başlattığımız “Naili Moran 5 Yıldız Yarışmaları”, bugün Türkiye’nin dört bir yanında “Yaş Grupları Şampiyonası” adıyla binlerce çocuğumuza koşma, atlama ve atma sevgisi aşılamaya devam ediyor.
Hatta bu sevda burada da bitmedi; 2001 yılında yine İzmir’de, vakfımız çatısı altında “Bebestat” adıyla çocuk atletizminin ilk adımlarını attık…
Fakat Bebestat’ın o cıvıl cıvıl, sıcacık hikâyesini izninizle bir sonraki yazıya saklayayım. Çünkü o da en az bu başlangıç kadar uzun ve güzel bir yolculuk.
1945’te İzmir’de doğdu. Okul spor yurtlarında başladığı atletizme; milli sporcu, uluslararası hakem, hakem hocası, il temsilcisi, kulüp yöneticisi, federasyon üyesi olarak hizmet etti.
Spor muhabirliği ile başlayan meslek yaşantısında hep sporla iç içe görevlerde bulundu. İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’nda memur olarak, İzmir AAK, Yu-Pi ve Çimentaş Kulüplerinde ise yönetici olarak çalıştı. İzmir Masters Derneği, Naili Moran Atletizm Vakfı, Bornova Kültür Sanat Spor Vakfı, İstanbul Atletizm Vakfı gibi kurumlarda çeşitli görevler alan Gülay, Türkiye Futbol Adamları Derneği tarafından ‘İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır’ organizasyonunda “Spora Hizmet Ödülü” ile taltif edildi. Gülay, Halen, TMOK ve Türkiye Atletizm Vakfi üyesi olarak Türk Sporuna katkısını sürdürmeye çabalıyor.