Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
45,0697
EURO
52,9176
ALTIN
6.640,13
BIST
14.329,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
16°C
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
14°C

Ömer GÜRSOY

Doğum Yeri ve Tarihi: Ankara, 23 Aralık 1964 Ankara Üniversitesi Basın Yayın YO mezunu. Başta Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere Bakanlık ve Başbakanlık Müşavirlikleri, Bakan Danışmanlığı, Başbakan Özel Kalem Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Başak Sigorta, Ankaragücü Spor Kulübü, Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği, 12 Dev Adam’ın tarihi başarısında yaptığı çalışmalarla dönemin en başarılı Basketbol yöneticisi ödülünü aldı. TBF SUG Komitesi Başkanı/ Başdanışmanlık, Akşam ve Habertürk Spor Yazarlığı görevlerinde bulundu. 2006- 2024 yılları arasında Türkiye Futbol Federasyonu Engelliler Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak görev yaptı, engelliler futbolunun dünya markası olması konusunda öncü bir rol oynadı. Engelliler Futbolunun yatay gelişimi konusunda ve özellikle de dünya çapında başarılarda imzası oldu. TMOK Kongre Üyesi, TMOK Anma ve Onurlandırma Komisyonu Üyesi, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Divan Kurulu Üyesi

Bilirken Susmadım

10.03.2026
165
A+
A-
Bazen spor yazarlığı sadece analiz yapmak değildir… Bazen de spora dair bir sorumluluğun, bir dertleşmenin kaleme dökülmesidir.
Bazen düşünüyorum… Bildiği hâlde susan insanların çoğaldığı bir ortamda, konuşmak gerçekten kolay mı? Ben hep şu sözü kendime rehber edinmişimdir: “Bilirken susmak, bilmezken konuşmaktan daha kötüdür.” İşte spor üzerine yazarken de çıkış noktam tam olarak burasıdır.
Eleştirmek Değil, Yol Göstermek
Yıllardır sporun içinde olan biri olarak gördüğüm eksikleri, yanlışları ya da kaçırılan fırsatları dile getirmeyi bir sorumluluk olarak görüyorum. Ama bunu yaparken tercih ettiğim dil, yıkıcı bir eleştiri dili değildir. Daha çok nasihat eden, yol gösteren, dertleşen bir üslup kullanmayı tercih ederim. Çünkü inanırım ki spor gibi ortak bir değeri konuşurken amaç kimseyi yermek değil, daha iyisini birlikte aramak olmalıdır.
Bu yüzden yazılarımda bir hatayı ya da eksikliği dile getiriyorsam, onu yalnızca göstermekle yetinmem. Mutlaka bir çözüm önerisi de sunarım. Zira çözüm üretmeyen eleştirinin çoğu zaman fayda sağlamadığına inanırım. Benim derdim hata bulmak değil; sporun gelişmesine katkı sağlayacak bir fikir ortaya koyabilmektir.
Yönetici Olgunluğu
Elbette bütün bu yaklaşımıma rağmen, söylediklerimi eleştiri olarak yorumlayanlar da olacaktır. Bu da hayatın bir gerçeği. Açıkçası bunu çoğu zaman yöneticilik olgunluğu eksikliği ile açıklıyorum. Çünkü gerçek anlamda yönetici olgunluğuna sahip olanların, yapıcı fikirlerden rahatsız olmak yerine onlardan istifade etmeyi bildiklerini de gördüm.
Bunun en somut örneklerinden birini yıllar önce yaşadım.
2010–2011 yılları arasında Başbakan Müşaviri kadrosunda görev yaparken, aynı zamanda dönemin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak’ın danışmanı olarak çalışıyordum. O dönemde Türkiye’nin en güçlü gazetelerinden Habertürk’te zaman zaman yazılar kaleme alıyordum. Yazılarımda, Türk sporunda yapılan birçok başarılı işe değinirken, reformların bazı alanlarda eksik kaldığını düşündüğümü de açıkça ifade ediyordum.
Üstelik bunu bir bakan danışmanı olarak yazıyordum.
Peki sonra ne oluyordu dersiniz?
Sayın Özak beni arar ve çoğu zaman şu cümleyi kurardı: “Beni yine eleştirmişsin… ama haklısın. Teşekkür ederim.”
İşte bana göre yönetici olgunluğu tam da budur. Yapıcı bir görüşten rahatsız olmak yerine onu dinlemek, değerlendirmek ve hatta teşekkür edebilmek…
Sporun İçinden Yazmak
Köşe yazılarımda sporun farklı alanlarına değinmeye çalışıyorum. Basketboldan futbola, tenisten padele; olimpiyat komitelerinden spor bakanlığı ile federasyon ilişkilerine; Türk sporunun kurumsal yapısından engelli sporuna ; tesis inşa etmekle çiftçilik yani sporcu yetiştirme konularına kadar geniş bir yelpazede yazmaya gayret ediyorum.
Bunun bir nedeni de şu: Yazdığım alanların birçoğunda yıllar içinde görevler yaptım, bazı alanlarda hâlâ görevlerim devam ediyor. Yani sporun bazı meselelerine sadece dışarıdan bakan biri değilim; çoğu zaman hem içinde hem de biraz dışından bakabilen bir konumdayım.
Bir yandan da spor benim için yalnızca bir yazı konusu değil, hayatın içinde yaşayan bir gerçeklik. Oğlum aktif olarak tenis oynuyor ve aynı zamanda milli padel sporcusu. Dolayısıyla spor, bizim evde konuşulan, yaşanan ve emek verilen bir alan.
Belki de bu yüzden yazarken sadece bir spor yazarı olarak değil; sporun içinde bulunmuş, farklı sorumluluklar üstlenmiş ve hâlâ sporun içinde yaşayan biri olarak kalem oynatıyorum.
Bu Bir Dertleşme Yazısıdır
Yaklaşık yirmi yıla yaklaşan spor yazarlığımda belki de ilk kez bu kadar açık bir dertleşme yazısı kaleme alıyorum.
Evet… Bu bir dertleşme yazısıdır.
Çünkü bazen susmanın kolay, konuşmanın ise zor olduğu dönemler olur. Ama ben hâlâ şuna inanıyorum: Eğer bir konuda bilgi ve tecrübeye sahipseniz, susmak bir tercih değil; konuşmak bir sorumluluktur.
Ve sporun gelişmesi için bazen birilerinin konuşması gerekir.
Çünkü spor bazen sahada değil, susmayan kalemlerde kazanır.
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.