Betpasgiris.vip restbetgiris.co betpastakip.com restbet.com betpas.com restbettakip.com güvenilir casino siteleri casino siteleri canlı casino siteleri deneme bonusu veren siteler

sporgüncel spor haberlerifenerbahçegalatasaraybeşiktaştrabzonspor
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Çok Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
17°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
Çarşamba Yağmurlu
13°C

Doç. Dr. Recep CENGİZ

rcengiz1965@gmail.com 01.06.1965 Diyarbakır doğumlu. Lisans, Yüksek lisans ve Doktora eğitimini: Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor A.B.D.’da tamamladı. Ulusal ve uluslararası bilimsel Kongre ve Sempozyumlarda 84 bildirisi bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası spor bilimleri dergilerinde 45 yayınlanmış makalesi yer almıştır. “O Küçe Senin Bu Küçe Benim”, “Kulübümüz Köklü, Camiamız Büyük Allah Kerim”, “Köşeli Yazılar”, “Top Patladı Şimdi Onarma Zamanı”, “İletişim”, “Sporda İletişim”, “Futbolda Yıldırma” ve “Her Sorun Futbola Gol Oluyor” kitaplarını yazdı. TBMM ve bazı bakanlıklarda çeşitli komisyonlarda görev aldı. Birçok ödül sahibi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan yazar evli ve iki çocuk babası.

Çocuklar Değişmedi, Biz Değiştirdik

18.04.2026
15
A+
A-

Bir millet düşünün ki, dünyada çocuklara bayram armağan eden ilk liderin mirasına sahip olsun; ama aynı millet, çocuklarını koruyamasın. 23 Nisan, sadece takvimde bir gün değil; bir vicdan yoklamasıdır.
Ne yazık ki bugün o yoklamada sınıfta kalıyoruz.
Çocuklarımız bir günde değişmedi. Onları biz değiştirdik. Eğitim; ailede başlar, okulda şekillenir ve hayat boyunca devam eder. Ama biz bu sürecin en temel halkasını zayıflattık.

Bebeklik döneminde duyguları bastırılan çocuklar, büyüdüklerinde ne kendilerini ifade edebiliyor ne de başkalarının duygularını anlayabiliyor. Çünkü ihmal edilen, incitilen ve sürekli kırıcı sözlere maruz kalan bir çocuk zamanla duygusal olarak köreliyor.
Uyuması gereken bebekleri susturduk. Oynaması gereken çocukları ekranlara yönlendirdik. Öğrenmesi gereken gençleri bilgi yerine görüntülerle oyaladık. Sevgiyle büyütmemiz gereken bir nesli değersizlik duygusuyla tanıştırdık.
Aile içindeki huzursuzluk, dengesizlik ve şiddet; çocukların ruhunu derinden yaralar. Bu zemin oluştuğunda sonuç da gecikmez. İçsel kontrol zayıflar, sağlıksız davranışlar ortaya çıkar.
Bugün geldiğimiz noktada çocuklar; suça bulaşıyor, akranına zorbalık yapıyor, öğretmenine saldırabiliyor. Siverek’te, Maraş’ta yaşananlar birer “vaka” değil; bir toplumun aynasıdır.

O aynaya baktığımızda gördüğümüz şey, çocukların değil; yetişkinlerin ihmali ve sistemin çürümesidir. Çünkü biz çocukları hayattan kopardık. Aile bağlarını zayıflattık, mahalle kültürünü yok ettik, oyun alanlarını betonla doldurduk. Sonra da “Bu çocuklar neden öfkeli?” diye sorduk.
Oysa çocuk; koşarak büyür, düşerek öğrenir, oynayarak insan olur.
Spor, bir çocuğun karakterini inşa eden en güçlü alanlardan biridir. Disiplini öğretir, sınır koymayı öğretir, kaybetmeyi kabullenmeyi öğretir. Ama biz spor alanlarını azalttık, sporu bir eğitim alanı olmaktan çıkarıp ticari bir faaliyete dönüştürdük. Çocuk yetiştirmek yerine müşteri memnuniyeti öncelendi. Yetenek geliştirmek yerine hazır paketler sunuldu.
Sonuç ne oldu?
Çocuk spordan uzaklaştı. Yerini ekran aldı.
Artık çocuk topun peşinde değil, ekranın peşinde koşuyor. Gerçek arkadaşlıklar yerini sanal ilişkilere bırakıyor. Empati kurmak yerine tepki vermeyi öğreniyor.
Biz hâlâ soruyoruz: “Bu çocuklar neden böyle?”
Hayır.
Bu çocuklar böyle olmadı.
Biz onları böyle yaptık.
Sevgi yerine korku, kural yerine yasak, eğitim yerine nutuk koyduk.
Çocuklara; “Koşma” dedik, hareket etmeyi unuttular. “Sus” dedik, duygularını içine gömdüler. “Başar” dedik, ama nasıl başaracağını öğret(e)medik.

Bugün çocuk; ne doğayla temas ediyor, ne sağlıklı bir sosyal çevrede büyüyor, ne de kendini gerçekten tanıyor. Doğadan kopan çocuk, kendinden de kopuyor.
Şiddeti normalleştiren içeriklerle büyüyen bir nesil yetişiyor. Merhamet geri planda kalıyor, güç öne çıkıyor.
Bu tablo kader değil; tercihlerin sonucudur. Eğer gerçekten bir şeyleri değiştirmek istiyorsak, çocukları yeniden hayata katmalıyız. Sokağa çıkarmalı, toprakla buluşturmalı, sporu yeniden bir eğitim alanı haline getirmeliyiz. Aileler başarıyı değil karakteri öncelemeli, okullar rekabeti değil dayanışmayı öğretmelidir.
En önemlisi… Çocuklara yeniden sahici, karşılıksız sevgi vermeliyiz. Çünkü bir çocuk sevildiğinde insan olur, değer gördüğünde değer verir ve anlaşıldığında şiddete ihtiyaç duymaz.
23 Nisan’da kürsülerde konuşmak kolaydır. Zor olan, o sözlerin gereğini yerine getirmektir.
Bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:
Biz çocuklara gerçekten bir bayram mı bırakıyoruz, yoksa baş etmeleri gereken bir enkaz mı?
En büyük çelişkiyi, en çok değer verdiğimizi söylediğimiz yerde yaşıyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk, “Küçük hanımlar, küçük beyler… Sizler geleceğin bir gülü, yıldızı, bahtının aydınlığısınız.” diyerek çocuklara bir değer vermişti. Biz o değeri koruyamadık.
Çünkü çocuklar, kendilerine anlatılanı değil; yaşatılanı büyütür. Bir toplum çocuklarını koruyamıyorsa, o toplum geleceğini çoktan kaybetmiş ve sadece henüz farkına varmamıştır.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.